Government ownership türkçesi Government ownership nedir

  • Devlet mülkiyeti.
  • Devlet veya kamu mülkiyeti.
  • İktisat alanında kullanılır.
  • Ulusal, bölgesel veya yerel düzeyde bir şirketin, sanayinin veya herhangi bir iktisadi varlığın sahipliğinin kamuya ait olması durumu. krş. devlet malları.
  • Kamu mülkiyeti.

Government ownership ingilizcede ne demek, Government ownership nerede nasıl kullanılır?

Government : Hüküm. Devlet işlerini yürütmekle görevli kuruluşlar ve kişiler. İdare etme. Hükümet. Siyasal bilgiler. Yönetim. Siyaset bilimi. Devlet. İdare. Yönetim biçimi.

Ownership : Sahiplik. Zilyetlik. El. Aidiyet. Bilgisayar, iktisat, sosyoloji alanlarında kullanılır. Özdeksel zenginlikleri karşılayan, insan çıkar ve dileklerine uygun düşen,, genellikle topluma, bir sınıfa ya da başka bir toplumsal kümeye, bir kişiye yararlar sağlayan özdeksel ya da tinsel bir olayın niteliği. Sahip olma. Mülkiyet. Kendisinin olan bir şeyi yasa çerçevesinde istediği gibi kullanabilme hakkı. Bir taşınmazın iyesi olmayı, onu kullanmayı, tutuya koymayı ve satabilmeyi sağlayan bireysel hak.

Government bond : Hükümet tahvili. Devlet tahvili. Devletin ödünç fon sağlamak amacıyla değişken veya sabit faizli, kupon ödemeli ya da iskontolu olarak çıkardığı bir yıldan uzun vadeli borç senedi. krş. devlet iç borçlanma senetleri, hazine bonosu. Merkezi hükümet tarafından ihraç edilen tahvil.

 

Government bonds : Devlet bonoları. Hükümet tahvilleri. Devlet tahvilleri.

Government debt securities : Devlet iç borçlanma senetleri. Devletin cari yıl bütçe kanununa dayanarak, bütçe açıklarını kapatmak amacıyla çıkarmış olduğu borçlanma senetleri. krş. hazine bonosu, devlet tahvili. Devlet iç borçlanma senetleri-dibs.

Government debt securities indices : Devlet iç borçlanma senetlerinin fiyat ve getirilerindeki değişimleri gösteren dizin. Devlet iç borçlanma senetleri dizini. Devlet iç borçlanma senetleri endeksleri.

İngilizce Government ownership Türkçe anlamı, Government ownership eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Government ownership ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abnormal budget : Olağanüstü bütçe. Olağan bütçeden ayrı bir belge olarak hazırlanan ve kabul edilen, her yıl tekrarlanmayan ve olağanüstü nitelik taşıyan harcama ve gelirleri gösteren özel bir bütçe.

A shift in individual demand : Bireysel istem kayması. Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

A shift in supply : Sunum kayması. Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması.

 

Ability to pay approach : Bireylerin, devlet harcamalarının finansmanına, elde ettikleri gelir düzeyiyle orantılı olarak vergilendirilmeleri yoluyla katılmalarını ifade eden ve adam smith tarafından geliştirilen vergileme yaklaşımı. krş. yararlanma yaklaşımı. Güç yaklaşımı.

A change in individual demand : Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. Bireysel istem kayması.

Abnormal budget expenditures : Olağanüstü bütçe gideri. Olağanüstü bütçenin giderleri.

A change in demand : Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. İstem kayması.

Public ownership : Amme mülkiyeti.

Abolition of forced labour convention : Zorla çalıştırmanın yasaklanması sözleşmesi. Zorla ya da zorunlu çalıştırmanın herhangi bir biçiminin siyasal zorlama ve eğitme, siyasal ya da ideolojik görüşlerin açıklanması nedeniyle cezalandırma, işgücünü harekete geçirme, çalışma disiplinini sağlama, ayrımcılık ve işbırakımını, katılanları cezalandırma aracı olarak kullanılmasını yasaklayan, 1957 yılında kabul edilen temel uluslararası çalışma sözleşmelerinden birisi.

A group shares : Şirkete sonradan ortak olanlardan farklı olarak, şirketin ilk kurucularına genellikle kara iştirak ve oy kullanmayla ilgili haklar veren ayrıcalıklı hisse senedi türü. A grubu hisse senedi.

Government ownership synonyms : a type mutual funds, ability to pay principle, state ownership, ability rent, a pass through certificate, state property, public property, a shift in demand, a change in supply, abnormal budget receipts.