Gravity türkçesi Gravity nedir
- Ciddilik.
- Temkin.
- Çekim.
- Peslik.
- Tehlike.
- Büyüklük.
- Ehemmiyet.
- Yer'in çekme kuvveti.
- Fizik, uzay alanlarında kullanılır.
- Önem.
- Yerçekim.
- Yerçekimi.
- Ağırlık.
- Bir nesne ile bir gökcismi arasındaki ağınımsal çekim kuvveti ile özekkaç itim kuvvetinin, gökcisminin yakınında tartı ile ölçülen birleşik etkisi.
- Ciddiyet.
- Ağırbaşlılık.
Gravity ile ilgili cümleler
English: Ali wasn't aware of the gravity of the situation.
Turkish: Ali durumun ciddiyetinin farkında değildi.
English: A pillow at six o'clock in the morning has got the biggest gravity in the world.
Turkish: Sabah altıda, bir yastık dünyadaki en büyük cazibeye sahiptir.
English: Mars's gravity is 38% of Earth's gravity.
Turkish: Mars'ın yer çekimi Dünya'nın yer çekiminin %38'idir.
English: It's probably just a myth that Isaac Newton discovered the laws of gravity when an apple fell on his head while he was sitting under a tree.
Turkish: Isaac Newton'un bir ağacın altında otururken kafasına bir elma düştüğünde yerçekimi kanunlarını keşfetmesi muhtemelen tamamen bir efsanedir.
English: It's the Sun's gravity that keeps the Earth in its orbit.
Turkish: Dünya'yı yörüngesinde tutan Güneşin çekimidir.
Gravity ingilizcede ne demek, Gravity nerede nasıl kullanılır?
Gravity circulation : Doğal dolaşımı. Suyun özgül ağırlık ayrımından doğan bir kuvvetle oluşan dolaşım. Kendiliğinden dolaşım. Tabii sirkülasyon. Kendi ağırlığı ile devir.
Gravity conveyor : Desansör. Yerçekimli taşıyıcı.
Gravity feed : Çekim ile besleme. Yakıtın ağırlığı nedeniyle kendiliğinden yanma yerine akması (ya da kayması). Kendi ağırlığı ile besleme. Ağırlıkla yükleme. Doğal akışlı besleme.
Gravity meter : Yerçekimölçer. Gravimetre. Ağırlık ölçer.
Gravity model : Çekim örneği. İki etkinlik alanı arasındaki çekim gücünün, bunlardan birinin sahip olduğu nüfus, iş olanağı, toprak vb. değişkenlerin büyüklüğü ya da gücünün bir işlevi olduğunu ve etkileşim yoğunluğunun uzaklıkla ters orantılı bulunduğunu varsayan, insansal, ekonomik ve işlevsel bir öykünüm aracı. Gravite modeli.
Gravity shaft : Yığma kuyusu.
Acceleration due to gravity : Serbest düşen bir cismin kazandığı ivme. Yerçekimi ivmesi. Yerçekiminin etkileri nedeniyle yolun artışı.
Egg specific gravity : Yumurtanın değişik oranlardaki tuzlu suda yüzdürülmesiyle hesaplanan, yumurta kabuk kalitesinin ölçülmesinde kullanılan değer. Bir yumurta kabuk kalite ölçüsü olup yumurtanın havadaki ağırlığının havadaki ağırlık ile sudaki ağırlık farkına oranı. Yumurta yoğunluğu. Yumurtanın özgül ağırlığı.
Attraction of gravity : Yerçekimi.
Apparent specific gravity : Birim ağırlık. Zahiri özgül ağırlık. Birim oylum ağırlığı. Birim hacim ağırlığı.
İngilizce Gravity Türkçe anlamı, Gravity eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Gravity ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Dignities : Şeref. Kıymet. Onur. Rütbe. Haysiyet. Yücelik. Asalet. Vakar.
Accounts : Yarar. Banka hesabı. Hesap verme. Göz önünde tutma. Hesaplar. Söylenti. Hesap. Açıklama. Sebep.
Sincerity : Samimilik. Samimiyet. İçtenlik. Dürüstlük. Candanlık. Hulus. Doğruluk. Safvet-i kalb.
Enormousness : Kocaman olma. Kocamanlık. Muazzamlık. Dev gibi olma. İrilik.
Severeness : Zorluk. Katılık. Basitlik. Keskinlik. Sertlik. Kabalık. Sadelik. Şiddet.
Brunts : Çarpma. Darbe. Hamle. En şiddetli kısım (saldırı veya azarlama veya baskı vb'nin). Asıl yük. En ağır kısım (saldırı veya azarlama veya baskı vb'nin).
Capaciousness : Havadarlık. Ferahlık. Genişlik.
Stabilities : Dengelilik. Durağanlık. Denge. Karar. Sarsılmazlık. Ayrışmazlık. İstikrar. Muvazene. Sabitlik.
Stability : Süreklilik. Sağlamlaştırma. Özdeğin ayrışma, kimyasal değişme eğiliminde olmayışı. Alıcının çalıştırılırken sağlam bir desteğe oturtulmasından dolayı görüntülerdeki düzgünlük. sallanmanın karşıtı. Değişmezlik. Bir oluşum sürecinin aldığı geçici ya da sürekli denge durumu. Bir nesnenin ya da bir dizgenin bir dış kuvvet etkisiyle ayrıldığı denge durumuna geri dönme eğilimi. İstikrar. Muvazene.
Gravity synonyms : solar gravity, gravitational attraction, stodginess, gravities, austerities, pull of gravity, capacious, draftings, consequences, emphasis, considerations, stuffiness, sobrieties, distress, accidence, ballast, ampleness, accent, geomagnetism, flagrance, bulkiness, dignity, bit, enormities, emergency, appeal, devoutness, dangers, delusion of grandeur, burdensomeness, soberness, generosity, consequence.
Gravity zıt anlamlı kelimeler, Gravity kelime anlamı
Repulsion : Bir öğeciğin bir parçacık ya da erke nicemi ışıdığı anda toplam devinirliğinin korunabilmesi için ters yönde bir itim edinmesi. İğrenme. Tiksinti ve korku. İtici güç. Geritepki. Tiksinti. Nefret. İtim. Repulsiyon. Tiksinme.
Frivolity : Delişmenlik. Anlamsızlık. Eğlence. Sululuk. Hafiflik. Ciddiyetsizlik. Hoppalık. Saçmalık. Manasızlık. Havailik.
Gravity ingilizce tanımı, definition of Gravity
Gravity kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The state of having weight. As, the gravity of lead. Beaviness.

Bu kısımda Gravity kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Gravity ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Gravity anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Gravity ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.