Gregarine türkçesi Gregarine nedir
- Bir parazit türü.
- Biyoloji alanında kullanılır.
- Gregarin.
- Bir hücrelilerin (protozoa), sporlular (sporozoa) sınıfından, vücutları üç bölmeli, eklem bacaklı hayvanlarda asalak olarak yaşayan, birinci bölmede konağa yapışmaya yarayan çengeler taşıyan bir cins.
Gregarine ingilizcede ne demek, Gregarine nerede nasıl kullanılır?
Gregarious : Grup halinde yaşama eğilimi gösteren. Sürü halinde yaşamayı seven. Başka bireylerle bir arada olmaktan hoşlanan. Salkım halinde yetişen. Sürü halinde yaşayan. Girgin. Gregar. Gregarlık. Sürü halinde.
Gregarious parasitism : Bir konukçu üzerinde çok sayıda parazit bireyin yaşaması. Gregar parazitlik.
Gregariously : Cana yakın bir şekilde. Toplu olarak. Sürüler veya gruplar içinde (hayvanlar hakkında). Toplu halde. Sosyal bir şekilde.
Gregariousness : Toplu halde yaşama. Toplu halde bulunma. Girginlik. Toplu halde bulunma veya yaşama. Sürü halinde yaşama.
Nongregarious : Sosyal olmayan. Gruplar halinde olmayan. Toplumcu olmayan. Sokulgan olmayan.
Aggregate corporation : Ortaklık. Birden çok kişilerce kurulan ortaklık. Şirketler birliği. Konsorsiyum. Çok ortaklı şirket.
Aggregate fluctuation : Toplu dalgalanma.
Aggregate estimator : Toplu tahminci.
Aggregate demand : Yapılan sayışımlar sonunda bir mala karşı isteğin tümü. Toplam istek. Toplam talep. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Bir ekonomide belirli bir dönemde iktisadi karar birimleri ve dış ticaret kesimleri tarafından her bir fiyatlar genel düzeyinde satınalınmak istenen çıktı düzeyi. Mallar ve hizmetler için toplam piyasa talebi. Toplam istem.
Aggregate income : Toplam gelir.
İngilizce Gregarine Türkçe anlamı, Gregarine eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Gregarine ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
A cells : Alfa hücreleri. A hücresi. Pankreasın langerhans adacıklarında glukagon salgılayan, içlerinde özel boyalarla boyanan, fevkalade parlak, alkolde çözünmeyen, kırmızı renkli granüller bulunan, az sayıdaki hücre. a hücreleri. hipofiz bezinin ön lobunda (pars distalis) yer alan, içlerinde asidofil granüller taşıyan, boyayı emen, büyüme hormonunu salgılayan bez hücreleri. asidofil hücreler. 3.mayalarda eşeyli üreme sırasında a hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre.
A cell : A hücresi. Mayalarda eşeyli üreme sırasında alfa hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre.
Abramis zone : Akarsuların durgun akan bölgeleri. Akarsuların durgun akan ve abramis türlerinin baskın olduğu bölgesi. Abramis zonu.
Aardvarks : Memeliler (mammalia) sınıfının, damarlı dişliler (tubulidentata) takımından, vücutları aralıklı olarak kıllarla örtülü, parmakları ve kulakları büyük, kanca tırnaklı türleri içine alan bir familya. Damarlı dişliler. Memeliler (mammalia) sınıfının, etenliler (placentalia) alt sınıfından, az sayıda ve sütun biçiminde sıralanmış ve her birinin bir kanalı olan minesiz ve köksüz dişleri olan, ağızları boru biçiminde uzamış, kulakları büyük, seyrek kıllı, parmaklarında büyük kanca şeklinde tırnakları olan türlere sahip bir takım. Yerdomuzu. Yer domuzugiller.
A protein : Tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. A proteini. Triptofan sentetaz enziminin bir protein alt birimi. laktoz sentetaz enziminin bir parçası. tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. olgunlaşma proteini. tütün mozaik virüsünün deneysel olarak meydana getirilen protein kılıfının bir oligomeri.
A site : A yeri. Ribozomun üzerinde amino asit taşıyan taşıyıcı rna ların bağlandığı yer. aminoasil yeri, aminoaçil yeri.
Aardwolf : Bir sırtlanın özelliklerine sahip ve esas olarak böceklerle özellikle termitlerle beslenen güney ve doğu afrika yerlisi çizgili memeli. Etçiller (carnivora) takımının, sırtlangiller (hyaenidae) familyasından, 80 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, bütün sırtı boyunca uzanan bir yelesi olan, kuzey afrika'da yaşayan bir tür. Yeleli sırtlan.
Aardvark : Borudişli. Yerdomuzu. Damarlı dişliler (tubulidentata) takımının, yer domuzugiller (orycteropodidae) familyasından, 100 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, afrika'da kazdığı inlerde yaşayan bir tür. Yer domuzu. Karınca yiyen.
Sporozoan : Yaşam döngüsünün eşeysiz aşaması boyunca sporlar üreten asalak mikroorganizma (zooloji).
Abiotic environment : Cansız çevre. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim, inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Abiyotik ortam. Abiyotik çevre. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim ve inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi.
Gregarine synonyms : order gregarinida, gregarinida, abductor muscle, abacus bodies, abiotic factor, a chromosome, acacia, abambulacral area, abo blood groups system.
Gregarine ingilizce tanımı, definition of Gregarine
Gregarine kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Of or pertaining to the Gregarinæ.

Bu kısımda Gregarine kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Gregarine ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Gregarine anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Gregarine ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.