Groupies türkçesi Groupies nedir

  • Grubun peşine takılan kız.
  • Bir şarkıcının vb. genç hayranları.

Groupies ingilizcede ne demek, Groupies nerede nasıl kullanılır?

Groupie : Pop müzik topluluğu üyelerinin peşinde koşan kız. Bir şarkıcının vb. genç hayranı. Grupiye. Grubun peşine takılan kız.

Grouping : Toplanma. Kümeleme. Toplama. Gruplara ayırma. Öbekleme. Gruplama. Gruplaşma. Kümelendirme. Türkümleme.

Grouping symbol : Gruplandırma simgesi.

Groupings : Toplama. Kümeleme. Kümelendirme. Gruplara ayırma. Toplanma. Gruplaşma. Öbekleme. Gruplama.

Blood grouping : Kan grubunu bulma. Kan gruplama.

Sorting and grouping : Sıralama ve gruplama.

Group accent : Öbek vurgusu.

Sortingandgrouping : Sıralamavegruplama.

Selectional grouping : Güzide grup. Seçilmiş grup.

Date grouping : Tarih gruplama.

İngilizce Groupies Türkçe anlamı, Groupies eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Groupies ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

People : Eller. Akrabalar. İnsan yerleştirmek. Kişi. Kalabalık. Kimse. Aile. Kodak üyeleri. Halk. İnsanlar.

Community : Cemiyet. Ortak yön. Halk. Topluluk. Komünite. İyi bir şekilde birbirinden ayrılmış bitki veya hayvan toplulukları. topluluk. Ümmet. Yerel toplum. Toplum. Ortaklaşalık.

Kingdom : Bitb. Kraliyet. Canlıların sınıflandırılmasında sınıflandırmanın ilk basamağı için kullanılan terim. canlılar alemi, regnum. Hükümdarlık. Biyolojik sınıflandırmanın en üst sınırı. Krallık. Kral veya kraliçe tarafından yönetilen ülke. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Alem. Saltanat.

 

Social group : Türlü etkileşmelerle sürekli olarak bir arada tutulan birden çok sayıda bireyden kurulu toplumsal birim. Sosyal grup. Birlikte dışarı çıkan ve sosyal işlev kapsamında bir araya gelen insanlar grubu. Toplumsal küme.

Aggregation : Toplanma, bir araya gelme, kümeleşme. saldırı, canlılar arasında beslenma, çiftleşme, yuva alanının korunması gibi savunma, korku veya rekabetle ilgili davranışlar. Yığın. Bir araya gelme. Birleştirme. Yığışma. Kümelenme. Birikim. Sosyete teşkil etmeyen bir türün bireylerinin bir yerde toplanması. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Toplama.

Gambler : Kumarcı. Borsa oyuncusu. Oyuncu. Riske giren kimse. Kumarbaz.

Accumulation : Mal ve sermayenin toplanıp çoğalma süreci. tasarrufların yeni yatırımlar şeklinde sermaye stokuna eklenmesi. işletme karının kar payı olarak dağıtılmayıp özkaynağa eklenmesi. İktisat, ekonomi, sosyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Teraküm. Biriktirme. Birikme. Toplumların ekinsel varlıklarının gelişip genişlemesi ve uygarlık düzeyinin yükselmesi süreci. Herhangi bir ilaç veya zehirli maddenin değişik nedenlere bağlı olarak bazı organ veya dokularda birikmesi, akümülasyon. Toplama. Toplanma. Yığın.

Human beings : İnsangiller. İnsanoğlu. İnsanlar. Memeliler (mammalia) sınıfının, insansılar (anthropoidea) alt takımından, az tüylü olup iki ayakları üzerinde yürüyen, pek çok ırkları olan, mevcut canlıların içinde en akıllı olan türe sahip bir familya.

 

Cloud : Bulut. Korku ya da üzüntü kaynağı olan şey. Bulanmak. Küme. Karıştırmak. Şüphe altında bırakmak. Kapatmak. Gölgelemek. Lekelemek. Bulutla kaplamak.

Humanity : Beşeriyet. İnsan. Beşerperestlik. Beşer. İnsanlar. İnsanlık. Yardımseverlik. İnsanoğlu. İnsaniyet. İnsanperestlik.

Groupies synonyms : biotic community, rare earth element, abstract entity, ethnos, biological group, lanthanon, lanthanoid, edition, masses, assemblage, group, system, the great unwashed, straggle, subgroup, ethnic group, world, actinon, circuit, human race, abstraction, association, halogen, arrangement, actinoid, swarm, varna, man, rare earth, multitude, mass, series, mankind.

Groupies zıt anlamlı kelimeler, Groupies kelime anlamı

Inactivity : Hareketsizlik. Etkisizlik. Avarelik. Üşengeçlik. Durgunluk. Tembellik. Tesirsizlik.

Unclassified : Sınıflandırılmamış. Karışık. Gizli olmayan. Sınıflandırmaya girmemiş. Tasnif dışı. Sınıflandırmaya girmeyen.