Cloud türkçesi Cloud nedir
- Şüphe altında bırakmak.
- Örtmek.
- Korku ya da üzüntü kaynağı olan şey.
- Havayuvarında asılı durumdaki su damlacıkları ve buz taneciklerinin görülebilir yoğunluk kazanmasıyla oluşan; biçimleri, yükseklikleri ve yol açtıkları hava olaylarıyla birbirinden ayrımlı yığınlar.
- Bulutla kaplamak.
- Karaltı.
- Küme.
- Gölgelemek.
- Berbat etmek.
- Karartmak.
- Bulut.
- Lekelemek.
- Coğrafya alanında kullanılır.
- Bulutlanmak.
- Kapatmak.
- Bulanmak.
- Bozmak.
- Gölge.
- Bulandırmak.
- Karıştırmak.
- Bulanıklaşmak.
Cloud ile ilgili cümleler
English: A white cloud is floating in the blue summer sky.
Turkish: Beyaz bir bulut mavi yaz gökyüzünde yüzüyordu.
English: A cloud of hornets set at the children.
Turkish: Bir eşekarısı bulutu çocuklara doğru yöneldi.
English: Every cloud has a silver lining.
Turkish: Her gecenin bir sabahı vardır.
English: Each passing car threw up a cloud of dust.
Turkish: Her geçen araba bir toz bulutu kaldırdı.
English: A cloud is a mass of vapor.
Turkish: Bulut bir buhar kitlesidir.
Cloud ingilizcede ne demek, Cloud nerede nasıl kullanılır?
Cloud altitude : Bulut yüksekliği.
Cloud base : Bulut tabanı. Bulut alt sınırı.
Cloud base recorder : Bulut yüksekliği ölçme aygıtı. Bulut irtifa ölçücü ve kaydedici.
Cloud capped : Bulutlarla kaplı (dağ tepesi). Bulutlara erişen. Bulutla kaplanmış. Üstü bulutlarla çevrilmiş.
Cloud ceiling : Bulut tavanı. Bulut yüksekliği.
Cloud chamber : Bulut odacığı. Wilson hücresi. Sis odası.
Cloud effect : Sahnede bir bulutun ya da bulutların görünümünü sağlayan etmen. Bulut etmeni.
Cloud gap : Bulut boşluğu. Bulut aralığı.
Cloud cuckooland : Hayaller ülkesi. İdealdeki yer. Hayali yer.
Cloud cover : Bulut örtüsü.
İngilizce Cloud Türkçe anlamı, Cloud eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Cloud ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Blurs : Bulanıklık. Bulaştırmak. Bulanıklaştırmak. Flu yapmak. Lekelenmek.
Stratus : Düz alt kısmı ve gri renkli bulut türü. Stratüs. Alçak. Katmanbulut.
Drabble : Su veya çamura bulamak. Yerlere sürüyerek kirletmek. Yerlere sürümek. Yere sürüyerek kirletmek.
Bollixed : Eline yüzüne bulaştırmak. Yok etmek. Batırmak. İçine etmek. Altüst etmek.
Banks : Banka. Yığın. Silindir arası (motor). Yokuş. Uçağın bir yana yatması. Set. Sahil. Kıyı. Alabama eyaletinde şehir.
Blooped : Elektronik bir aletle kısa pes bir ses çıkarmak. İçine etmek. Mahvetmek. Batırmak. Eline yüzüne bulaştırmak. Topu yükseğe ve düşük kavisle atarak sahanın biraz ötesine düşürmek (beyzbol).
Contrail : Uçağın arkasında bıraktığı iz. Kontreyl. Yoğunlaşma izi. Jet duman izi. Yüksek irtifada uçan uçakların arkalarında bıraktıkları beyaz izler. Duman izi (uçaktan çıkan).
Bespread : Yaymak. Bulamak. Kaplamak. Bulaştırmak. Saçmak.
Browse : Göz gezdirmek. Gözle taramak. Atlamak. Gözden geçirmek (kitap). Otlamak. Gözden geçirmek. Göz atmak. Öylesine bakmak. Kitap karıştırmak.
Storm cloud : Fırtına bulutu. Yağmur bulutu. Tehlike. Tehlike işareti. Kara bulut.
Cloud synonyms : mother of pearl cloud, cirrocumulus cloud, physical phenomenon, cloud bank, mushroom shaped cloud, cirrostratus cloud, stratus cloud, condensation trail, nacreous cloud, beclouding, cap, capping, nebule, thundercloud, close down, blot out, embowering, water vapor, carpet, muddiest, bitch, cast a cloud on something, attainting, muddies, ghost image, overshadow, bolt out, cirrocumulus, darkens, blur, bedaubing, black spot, clamps.
Cloud zıt anlamlı kelimeler, Cloud kelime anlamı
Reality : Asıl. Gerçekçilik. Realite. Hakikat. Gerçekte var olan şeyler. Somut ve nesnel olarak varoluş. Gerçek olan, var olan şeylerin tümü. Gerçek. Gerçeklik.
Show : Şov. Görünmek. Konu bakımından sıkı bir bütünlüğü olmayan, birbirlerine gevşekçe bağlanmış, tablo ya da skeçlerden kurulu kimi eğlendirici, kimi de alaycı, taşlayıcı özellikte bir gösteri. revü, bir fransız türüdür. İzleyicileri eğlendirmek amacını güden, hafif müzik, dans, kısa oyun, yarışma gibi çeşitli gösterilerden oluşan izlence. Bir filmi gösterici yardımıyla görüntülük üzerine yansıtarak izlenmesini sağlamak; gösterimi gerçekleştirmek. Görünüş. Görünç. Gösterim. Açıklamak delalet etmek. Meydana çıkarmak.
Cloud ingilizce tanımı, definition of Cloud
Cloud kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A collection of visible vapor, or watery particles, suspended in the upper atmosphere. Often used with up. To become obscure with clouds. To overspread or hide with a cloud or clouds. To grow cloudy. As, the sky is clouded.

Bu kısımda Cloud kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Cloud ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Cloud anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Cloud ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.