Reality türkçesi Reality nedir
- Gerçeklik.
- Gerçekte var olan şeyler.
- Somut ve nesnel olarak varoluş.
- Hakikat.
- Gerçek olan, var olan şeylerin tümü.
- Görgül bilgi ve kavramsal kuruluşların konulu olan olgusal durum.
- Realite.
- Gerçek.
- Asıl.
- Sosyoloji alanında kullanılır.
- Gerçekçilik.
Reality ile ilgili cümleler
English: Ali doesn't know the difference between reality and imagination.
Turkish: Ali gerçeklik ve hayal arasındaki farkı bilmiyor.
English: Ali is now the star of a reality show.
Turkish: Ali şuan reality show yıldızı.
English: Ali cannot distinguish between reality and imagination.
Turkish: Ali gerçeklik ve hayal arasındaki farkı ayırt edemez.
English: Ali doesn't know the difference between reality and fantasy.
Turkish: Ali gerçeklik ve fantazi arasındaki farkı bilmiyor.
English: Ali does not know the difference between reality and fantasy.
Turkish: Ali gerçeklik ve fantezi arasındaki farkı bilmiyor.
Reality ingilizcede ne demek, Reality nerede nasıl kullanılır?
Reality adaptation : Gerçekliğe uyum.
Reality principle : Gerçeklik ilkesi.
Reality television : Vb.). Gerçeklik televizyonu. Olayların önceden planlanabilir olduğu veya olmadığı gerçek durumlar içeren televizyon programcılığı tarzı (örneğin survivor (hayatta kalan). Gerçek kanal. The bachelor (bekar). The family (aile). Ünlü yada ünlü olmayan kişilerle gerçekleştirilen ve belirli bir senaryoya dayanmayan.
Reality testing : Gerçeklik testi. Gerçeği değerlendirme yetisi.
Virtual reality markup language : Sanal gerçeklik dili. Sanal gerçeklik işaretleme dili. Sanal gerçeklik zenginleştirme dili.
Virtual reality modeling language : Sanal gerçeklik modelleme dili. İnternet'te görüntülenen üç boyutlu modellerin tasarımında kullanılan dil. Sanal gerçek modelleme dili. Vrml.
Denied reality : Gerçeği reddetti. Gerçeği kabul etmedi. Gerçeği görmezden geldi.
Being far from reality : Gerçeklikten ırak olma. Gerçeklik tabanı olmama. Soyut olma. Gerekte olduğundan uzakta olma. Gerçekten uzak olmak. Saçma olma. Anlamsız olma.
Artificial reality : Sanal gerçeklik.
Day to day reality : Günlük rutin şeyler. Her günkü hayat. Her günkü gerçek. Hayat tarzı.
İngilizce Reality Türkçe anlamı, Reality eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Reality ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Realism : Bilgi konusunun bilme işleminden ayrı bağımsız olarak var olduğunu, nitelik ya da özelliklerinin bilinmekle değişmeyeceğini ileri süren çağdaş bir felsefe öğretisi. rönesanstan sonra okullarda sözlü etkinliklere ağırlık vermeyen bir eğitim akımı. öğrencilere çevreleri üzerine gerçekliği kabul edilmiş bilgiler kazandırılmasını, onlara çevrelerine uymalarında yardımcı olmayı amaç olarak benimseyen ve öğrenmede ders konuları yanında etkinliğin ve kişisel özgürlüğün de önemi üzerinde duran eğitim felsefesi. Realizm. Eğitim, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Dışımızdaki dünyayı, nesnel bir tutumla yansıtmayı amaçlayan sinema ve televizyon akımı. gerçekçilik bir yandan dış dünyayı bütün çapraşıklığı, derinliği, zenginliğiyle anlayabilecek, kavrayabilecek bilgiyi, bilinci gerektirir; bir yandan dış dünyanın gerçeğini çarpıtmayacak, bozmayacak, değiştirmeyecek bir dürüstlük, soğukkanlılığı zorunlu kılar; ayrıca bu gerçeği izleyiciye en inandırıcı, en benimsetici yolda aktaracak, sunacak büyük bir sanat yeteneği ister.
Real life : Gerçek hayat.
Dyed in the wool : Tutucu. Önyargılı. Dokunmadan önce boyanmış. Hammadde halinde boyanmış. Koyu. Rengi çıkmaz. Sabit fikirli. Şaşmaz. Hakiki.
World : Yeryüzü. Yer. Evren. Toplum. Cihan. Dünya. Alem. Sömürgeci devletlere, genel olarak günümüz dünyasındaki büyük güçlere karşı uluslararası düzeyde aralarında bir ölçüde dayanışma gerçekleştirmiş bulunan asya, afrika, güney amerika'nın geri kalmış devletlerinin tümü. Hayat.
Actuals : Eylemsel. Hakiki. Fiili. Mevcut. Mal borsalarında en fazla iki iş günü içerisinde teslim koşuluyla yapılan alım satım işlemleri. Gerçekten. Anında alım satım. Eylemli.
Authentic : Sahih. Doğru. Orijinal. Esas. Sıhhat. Özgün. Samimi. İçten.
Really : Sahiden. Gayet. Cidden. Kesinlikle. Aslında. Sahi. Gerçekten. Hakikaten. Kesin olarak.
Cardinal : Papayı seçen, ona danışmanlık eden ya da onun bakanları görevini yapan yetmiş başpapazdan her biri. Önemli. Baş. Katolik başpapazı. Biyoloji, tarih alanlarında kullanılır. Parlak kırmızı. Esaslı. Kardinal kuşu. Ana.
Actuality : Aktüalite. Güncellik. Eylemsellik. Gerçek durum. Hakiki vaziyet.
Reality synonyms : realness, existent, literality, agnation, affection, bona fide, fact, elementary, faits, aesthetic, essential, as large as life, the true, facts, essence, actually, deadset, abilities, real world, centrals, all round development of individual, basilary, effective, real, actualities, basilar, merits, age group, literalism, dinkum, experience, realisms, the real.
Reality zıt anlamlı kelimeler, Reality kelime anlamı
Real : Hakiki. Asıl. Sahiden. Nesnel olan ve olanağın gerçekleşmesi sonucunda ortaya çıkan (nesne, koşul, durum). Real (finlandiya terimi). Sahici. Harbi. Maddi. Cidden. Bilgisayar, sosyoloji alanlarında kullanılır.
Unreality : Gerçeksizlik. Gerçekdışılık. Gerçek olmama. Hakikatsizlik. Gerçekte olmayan şey.
Unreal : Gerçek olmayan. Hayali. Sanal. Düşsel. Gerçekdışı. Asılsız. Sahte. Gerçek dışı.
Reality antonyms : incorporeality, immateriality.
Reality ingilizce tanımı, definition of Reality
Reality kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Fact. Actual being or existence of anything, in distinction from mere appearance. The state or quality of being real.

Bu kısımda Reality kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Reality ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Reality anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Reality ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.