Grown up türkçesi Grown up nedir

Grown up ile ilgili cümleler

English: Ali has grown up and can stand on his own feet now.
Turkish: Ali büyüdü ve artık kendi ayakları üzerinde durabilir.

English: Ali got used to living in Boston even though he'd grown up in a small town.
Turkish: Ali küçük bir kasabada yetişmesine rağmen Boston'da yaşamaya çalıştı.

English: Ali is grown up now.
Turkish: Ali şimdi büyümüş.

English: Ali and Mary's kids have all now grown up and have families of their own.
Turkish: Ali ve Mary'nin çocuklarının hepsi şimdi büyüdü ve kendi aileleri var.

English: Ali can see the many weeds that had grown up around the house.
Turkish: Ali evin etrafında büyümüş olan pek çok yabani otları görebiliyor.

Grown up ingilizcede ne demek, Grown up nerede nasıl kullanılır?

Grown : Olgun. Olmuş. Yetişkin. Yetişmiş. Büyümüş.

Grown up man : Yetişkin insan.

Grownup : Olgun. Yetişkin. Ergin. Yetişkin kimse.

Grownups : Olgunluğa ulaşmış kimse. Erişkin. Yetişkin.

A bite and a sup : İki lokma yemek. İki yudum bir şey.

İngilizce Grown up Türkçe anlamı, Grown up eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Grown up ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Bloomer : Pot. Gaf. Büyük yanılgı. Kabakütük haddesi. Büyük hata. Hata. Aptalca hata. Blok haddesi. Jimnastik pantolonu.

Mellower : Yumuşamak. Yumuşaklık. Tatlı. Tatlı (ses veya renk). Cana yakın. Yıllanmış. Yumuşatmak. Olgunlaşmak. Yumuşak.

Swelled : Şişmiş. Kabarmış.

Burnings : Yanan. Yanma. Kızgın. Şiddetli. Yakma. Yakış. Mühim. Yakıcı. Fırınlama.

Bigger : Daha büyük. Çok. Yüce. Önemli. Kapı gibi (argo terim). Kocaman. İri yarı. İri kıyım. İri.

Ripe : Olmuş. Tam kıvamında. Olgun (meyve). Sulu. Dinlendirilmiş. Bekletilmiş. Yetişmiş. Hazır.

Grownups : Erişkin. Olgunluğa ulaşmış kimse.

Grown : Yetişmiş. Olmuş.

In season : Vaktinde. Tam mevsimi. Zamanlı. Zamanında. Çiftleşme döneminde. Mevsiminde. Uygun zamanda. Tam zamanında. En iyi zamanı. Hazır.

Mellow : Yumuşamak. Yumuşatmak. Hoş. Tatlı. Yıllanmış. Hoşgörülü. Olgunlaşmak. Yıllanmış (şarap). Olgunlaştırmak.

Grown up synonyms : majors, skilled, capacious, bulkiest, ampler, big, fully grown, ripest, full grown, almighty, colossal, ample, experienced, maturest, adult, burning, major, capital, marriageable, matured, grownup, fruity, matures, riper, mature, of full age, adults, fledged, biggest, ambitious, bulkier, brought up, amplest.