Guanin nedir, Guanin ne demek

Guanin; Biyoloji, Veteriner alanlarında kullanılan bir kelimedir.

Biyoloji'deki anlamı:

DNA ve RNA'nın yapısına giren bir pürin bazı, guanozin nükleotit.

Veterinerlikte sözlük anlamı:

DNA ve RNA’nın yapısına giren bir pürin bazı, guanozin nükleotit.

Teknik terim anlamı:

DNA ve RNA’nın yapısına katılan bir pürin bazı.

Balıklarda dermis tabakasında bulunan, gümüş-beyaz veya yanar döner mavi-yeşil renk tonlarını veren bir renk pigmenti.

Guanin hakkında bilgiler

Guanin veya (2-amino-6-hidroksipürin) DNA ve RNA nükleik asitlerinde bulunan , diğerleri sitozin, timin, adenin ve urasil olmak üzere beş asıl azotlu bazdan biridir. C5H5N5O formullü bir pürin türevi olan guanin, Watson-Crick baz eşleşmesinde sitozin ile 3'lü hidrojen bağı kurar. Çift bağlarla eşlenmiş bir pirimidin-imidiazol çember sistemi içerir ve doymamış bi-siklik hali düzlemseldir. Guanin nükleotitine guanozin denir. Timin genellikle DNA'da, Urasil ise yalnızca RNA'da görülmesine karşın guanin, adenin ve sitozin ile beraber hem RNA hem de DNA'da bulunur. Guaninin esas keto ve ender endo form olmak üzere iki formu bulunmaktadır. Sitozin'e 3 hidrojen bağı ile bağlanır. Bu bağlanmada sitozinde amino grubu hidrojen vericisi, C-2 karbonil ve N-3 amin hidrojen-bağ alıcısıdır. Guaninde ise c-6 grubu hidrojen alıcısı, N-1 grubu ve C-2'de bulunan amino grubu hidrojen vericisidir. Guanin ilk kez 1844 yılında, İspanyolcada guano olarak isimlendirilen deniz kuşlarının dışkılarından izole edilmiş ve gübre olarak kullanılmıştır. Bundan yaklaşık elli yıl sonra Fischer guaninin yapısını belirlemiş ve ürik asitin guanine çevrilebileceğini göstermiştir. Guanin kuvvetli asit ile glisin, amonyak, karbondioksit ve karbonmonoksite hidrolize edilebilir ve ilk kez ksantine deamine edilmiştir. Guanin, DNA'daki diğer pürin türevi olan adeninden daha kolay okside olabilir. Erime noktası 350 °C gibi yüksek bir değerdir ki bu, okso ve amino grupları arasındaki molekül içi hidrojen bağlarının kristalize bir şekilde düzenli olduğunu gösterir. Bu molekül için bağlar dolayısı ile guanin suda tam olarak çözünmez ancak seyreltik asit ve bazlar ile çözünebilir. Guanin ayrıca bazı balıkların pullarında, memelilerin karaciğer ve pankreasında ve kuş pisliğinde bulunan beyaz, şekilsiz bir maddenin de ismi olarak bilinir.

 

Guanin kısaca anlamı, tanımı

Guanin deoksiribonükleotit : DNA sentezi için gerekli olan dört nükleotitten biri. DNA üretimi için gerekli olan dört nükleotitten biri

Guanin sitozin oranı : G+C oranı.

Hipoksantin guanin fosforibozil transferaz : Pürinleri kurtarma yolunda görev alan, hipoksantinden inozin monofosfat, guaninden guanozin monofosfat oluşturan ve eksikliği ürik asidin aşırı üretimine neden olan transferaz sınıfından bir enzim, HGPRT.

Hidrojen bağları : Genellikle oksijen ve azot gibi negatif elektrik yüklü atomlarla diğer bir negatif yüklü atomlara kovalent olarak bağlanmış hidrojen atomları arasında oluşan bağlar.

 

Nükleik asitler : Nükleotit denen ve pürin ya da pirimidin bazlarının biri, riboz ya da deoksiriboz şekerinden biri ve bir fosforik asitten oluşan birimlerin tekrarlanması ile meydana gelen ve çekirdekte ve sitoplâzmada bulunan asitler. DNA, RNA. Bütün canlı hücrelerde, özellikle hücre çekirdeğinin proteininde bulunan DNA ve RNA gibi asitler.

Karbonmonoksit : 0,97 yoğunluğunda, renksiz, kokusuz, zehirleyici bir gaz. Bol miktarda ısı açığa çıkararak mavi bir alevle yanar ve hava ile birleşerek birçok uygulama alanı olan patlayıcı bir karışım oluşturur (CO).

Kuvvetli asit : Protonlarına ilgisi az, tamamen iyonlaşan veya protonlarını suya tamamen veren asit.

Erime noktası : Bir katının sıvılaştığı sıcaklık derecesi. Belli basınçta, özdeğin katı ve sıvı evrelerinin devingen dengede bulundukları ve donma noktasıyla özdeş olan sıcaklık. Sabit dış basınç altında saf bir katı maddenin sıvı hali ile dengede bulunduğu sıcaklık. Normal erime noktası tanımında dış basınç 1 atm olarak kabul edilir. Saf maddelerin erime noktaları ile donma noktaları aynı sıcaklıktır. Bir atmosfer basınç altında, bir metalin, katısı ile sıvısının denge durumunda bulunduğu değişmez sıcaklık. Katı bir maddenin sıvı duruma geçtiği sıcaklık derecesi. Katı bir maddenin sıvı duruma geçtiği sıcaklık derecesi olup yağların sertlik derecelerini belirlemede kullanılan bir terim.

Hidrojen bağı : Herhangi bir atomun, hidrojen atomu ile elektron ortaklaşması yaparak oluşturdukları görece güçsüz bağ. F, O, N gibi elektronegatifliği yüksek atomları içeren polar bileşiklerde (HF, H2O, NH3, vs.), pozitifleşmiş H atomunun, diğer molekülün ortaklanmamış elektron çifti ile köprü oluşturması esasına dayanan bir çekim kuvveti. Hidrojen bağı, kovalent bağın %10'u kadar etkili olduğu halde, bileşiklerin erime noktası, kaynama noktası, kristal yapısı, çözünürlük gibi özelliklerini belirler; selüloz ile bileşiklerin bağlanmasında, kağıt endüstrisinde, DNA'daki adenin-urasil bağlanması gibi birçok biyokimyasal kompleks yapılarda önemli rol oynar. Oksijen veya azot gibi bir elektronegatif atom ve bir hidrojen atomu arasındaki zayıf bir elektrostatik çekimle oluşan bağ. Genellikle oksijen ve azot gibi negatif elektrik yüklü atomlarla diğer bir negatif yüklü atomlara kovalent olarak bağlanmış hidrojen atomları arasında oluşan ve koparılması için 4-5 kcal/mol enerji gereken kimyasal bağ.

Karbondioksit : Renksiz, kokusuz, yoğunluğu 152,0 °C'de ve 36 atmosfer basıncında kolayca sıvılaşan ekşimsi tatta bir gaz (CO2).

Nükleik asit : Bütün canlı hücrelerde özellikle hücre çekirdeğinin proteininde bulunan kompleks asit gruplarından her biri.

Kullanılmış : Az veya çok bir zaman için başkasının malı olmuş, yeni olmayan, müstamel.

Amino grubu : -NH2 şeklinde gösterilen bir kimyasal grup; bir proton eklenmesiyle bazik olan -NH+3 teşekkül eder. NH2 biçiminde gösterilen ve bir proton eklenmesiyle bazik olan, NH3 biçimine dönüşen kimyasal bir grup. Kimyasal olarak NH2 biçiminde gösterilen, bir protein eklenmesiyle bazik –NH+3 oluşan kimyasal grup.

İspanyolca : Hint-Avrupa dillerinden, İspanya'da, Brezilya dışındaki Latin Amerika'da ve İspanyol uygarlığını benimsemiş ülkelerde kullanılan dil. Bu dille yazılmış olan.

Seyreltik : Seyreltilmiş olan, derişik karşıtı.

Memeliler : Doğurarak üreyen, memeleri olan, sıcakkanlı, iki akciğerli, kalbinde dört boşluğu olan, vücutları genel olarak tüylerle örtülü omurgalı hayvanlar sınıfı.

Düzlemsel : Düzlem niteliğinde olan.

Karaciğer : Karın boşluğunun sağ üst bölgesinde bulunan, öd salgılayan, şeker depolayan, iri, açık kahverengi organ.

Pirimidin : Nükleik asitlerin nükleotitlerinin yapısına giren ve pürinlerle çiftler oluşturan, bazıları fosfat verici ve enerjice zengin bileşikler olarak da metabolizmaya giren, canlı hücrelerde sitozin, urasil ve timin gibi çeşitleri bulunan azotlu bazlar. Nükleotit ve nükleik asitlerde bulunan azotlu ve altıgen pirimidin halkasına sahip sitozin, timin, urasil bazından biri.

Nükleotit : DNA ya da RNA'nın tekrarlanan birimleri; riboz ya da deoksiriboz şekerine bağlı bir pürin ya da pirimidin bazından (adenin, guanin, sitozin, timin ya da urasil) oluşan nükleositin fosfat esteri. Pürin nükleotitler adenin ve guanin bazları, pirimidin nükleotitler sitozin, timin ya da urasil bazları içerir. Aynca adenozin trifosfat (ATP), guanozin trifosfat (GTP) gibi enerji taşıyıcısı ya da nikotinamit adenin dinükleotit (NAD), flavin adenin dinükleotit (FAD) gibi koenzimlerin yapısında bulunurlar. Nükleotid. İki şeker, bir pürin ve bir pürimidin bazından oluşan tek bir DNA sırası. Bir pürin veya pirimidin bazının bir riboz veya deoksiriboz şekerine bağlanmasıyla oluşan nükleositin bir fosfat esteri.

Diğer dillerde Guanin anlamı nedir?

İngilizce'de Guanin ne demek ? : guanine, guanin