Gulose türkçesi Gulose nedir

  • Veterinerlik alanında kullanılır.
  • Altı karbonlu aldoz yapısındaki monosakkaritlerden biri.
  • Yapay şeker.
  • Guloz.
  • Suni şeker.
  • Güloz.

Gulose ingilizcede ne demek, Gulose nerede nasıl kullanılır?

Gulosity : Doymama. Aşırı derecede olan yeme içme eğilimi. Aşırı iştah. Oburluk. Doyumsuz iştah (iş, para, vs. hakkında). Açgözlülük.

Gulonolactone oxidase : Glikoz-1-fosfattan askorbik asit sentez yolunda gulonolaktonu askorbik aside çeviren enzim. bu enzim insan, kobay, maymun, kimi kuş ve balıklarda bulunmadığı için bu türler askorbik asidi diyetle almak zorundadırlar. Gulonolakton oksidaz.

Coagulocyte : Koagülosit. Böceklerde bulunan bir tip granüllü kan hücresi.

Coagulometer : Koagülometre.

Coagulopathic hemorrhagic diathesis : Koagülopatilere bağlı hemorajik diyatezis. Pıhtılaşma faktörlerinin bozukluğuna bağlı olarak oluşan kanama eğilimi, hipokoagulemi.

Orgulous : Şerefli. Gururlu. Kibirli (eski kullanım).

Consumption coagulopathy : Pıhtılaşma faktörlerindeki azalma. Yaygın damar içi pıhtılaşma. Kullanım koagulopatisi. Tüketim koagülopatisi.

Coagulopathie : Kanın pıhtılaşma mekanizmasında bozuklukla belirgin herhangi bir durum. Koagülopati.

Gula : Gırtlağın veya boğazın üst bölümü (zooloji). Boyunun ön kısmı (zooloji). Liberya'da yaşayan bir etnik grup. Derin oyuğu olan korniş (mimarlık). S-şeklindeki kıvrımı olan korniş (mimarlık).

 

Gulden : Florin. Hollanda, surinam ve hollanda antilleri'nin resmi para birimi olup, 2002 yılında hollanda’da dolaşımdan kaldırılmış, surinam ve hollanda antilleri’nde dolaşımdaki para. Hollanda para birimi. Holanda parası. Hollanda parası. Gulden.

İngilizce Gulose Türkçe anlamı, Gulose eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Gulose ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Immediate : Şimdiki. Derhal olan. Hemen ardından gelen. Yakın. Hemen. Çabuk. Mübrem. En yakın olan. Acele. Acil.

A band : Çizgili kas teli ışık mikroskobunda incelendiğinde görülen, kalın flamentlerle aralarına giren ince flamentlerin uçlarını içeren ve ışığı iki kez kıran koyu renkli bantlar, anizotrop bant, anizotropik bant. A bandı.

Abdominal ovariectomy : Laparotomi yoluyla gerçekleştirilen kısırlaştırma. Abdominal ovaryektomi.

Enveloping : Çevreleyen. Örten. Kaplayan. Kaplama. Kuşatan. Zarflama.

A c deformity : Arnold-chiari yapılış bozukluğu. A-c kusuru.

A dna : A dna. Dna çift sarmalının sağ el sarmal yapısı gösterdiği ve çift zincirin bir tam dönüşünde yapıya 11 bazın girdiği dna biçimi.

Ambient : Çevre. Çevreleyen. Çevresel. Çevredeki. Ortam. Yerel (ısı veya basınç). Ambiyant. Yakın civar. Ortama ait. Kuşatan.

Sleep off : Uyuyarak gidermek. Uyuyarak kurtulmak. Uyuyarak atlatmak.

Close hauled : Orsa giden.

Scalelike : Pullu gibi. Bazı hayvanların vücut örtüsünü oluşturan ince plakalara benzeyen. Balık puluna benzeyen.

Gulose synonyms : circumferent, close together, appressed, adpressed, walk to, next, hand to hand, a c syndrom, surrounding, abdominal distention, contiguous, snuggled, close at hand, impendent, nestled, a clay, encompassing, adjacent, whiteout, abdominal pain, approximate, a amplitude mod, abamectin, side by side, white out, at hand, abdominal palpation, distance, close set, imminent, walking, proximate, abaxial.

 

Gulose zıt anlamlı kelimeler, Gulose kelime anlamı

Keep : Geçim. Yönelmek. Kale. Kayıt tutmak. İç kale. Konumunda tutmak. İşletmek (otel vb). Bakım. Tutmak. Bakmak.

Distant : İlgisiz. Samimiyetsiz. Irak. Ağır. Uzak. Soğuk. Uzakta. Uzaktan. Hafif. Irak (yer).