Gulping türkçesi Gulping nedir

  • İçine atmak.
  • Bastırmak.
  • [#yutma Yutmak].
  • Boğazı düğümlenmek.
  • Soluğu kesilmek.
  • Yutma.
  • Yutkunmak.
  • Küçük dilini yutmak.

Gulping ingilizcede ne demek, Gulping nerede nasıl kullanılır?

Gulp down : Yutmak. Götürmek. Örtbas etmek. Tıkıştırmak. Lüp diye yutmak. Yutkunmak. Bastırmak. Küçük dilini yutmak. Lüpletmek. Gövdeye indirmek.

Gulp : Yutuvermek. Boğazı düğümlenmek. Bastırmak. Yutuverme. Acısını içine atmak. Yutmak. Yutkunmak. İçine atmak. Küçük dilini yutmak. Aceleyle yutmak.

Gulped : İçine atmak. Soluğu kesilmek. Yutuvermek. Yutkunmak. Bastırmak. Yutuverme. Küçük dilini yutmak. Acısını içine atmak. Yudum. Boğazı düğümlenmek.

Gulper : Hızlı yiyen kimse. Büyük miktarlarda ve hızlı yiyen veya içen kimse. Yutuveren kimse.

Gulpers : Büyük miktarlarda ve hızlı yiyen veya içen kimse. Yutuveren kimse. Hızlı yiyen kimse.

Gulches : Sel çukuru. Derin ve dar derecik.

Gulden : Gulden. Holanda parası. Hollanda, surinam ve hollanda antilleri'nin resmi para birimi olup, 2002 yılında hollanda’da dolaşımdan kaldırılmış, surinam ve hollanda antilleri’nde dolaşımdaki para. Florin. Hollanda para birimi. Hollanda parası.

Gular : Gula içinde bulunan (zooloji). Üst boğaz ile ilgili. Boğazın veya gırtlağı üst kısmına ait veya ilgili. Gırtlağa özgü. Gırtlakla ilgili.

 

Gules : Kırmızı. Kırmızı renk.

Gula : Liberya'da yaşayan bir etnik grup. S-şeklindeki kıvrımı olan korniş (mimarlık). Boyunun ön kısmı (zooloji). Derin oyuğu olan korniş (mimarlık). Gırtlağın veya boğazın üst bölümü (zooloji).

İngilizce Gulping Türkçe anlamı, Gulping eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Gulping ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Physiological reaction : Bir uyaran karşısında bir bütün olarak bedende ya da bir örgende oluşan değişme. Fizyolojik tepki.

Outbreathe : Soluğunu kesmek.

Choke down : Kontrol etmek. Tutmak. Dizginlemek. Mideye indirmek. Lüplemek. Baskı altında tutmak. Durdurmak.

Be out of breath : Nefesi kesilmek. Katılmak. Nefes nefese kalmak. Nefessiz kalmak. Nefes nefese olmak. Soluk soluğa olmak. Soluk soluğa kalmak. Soluk alamamak.

Elides : Yuvarlamak. Çıkarmak. Atlamak.

Repressed : Önlenmiş. Baskı altında tutmak. Bastırılmış. Önlemek. Baskılamak.

Be struck all of a heap : (şaşkınlıktan) küçük dilini yutmak.

Ingestion : Besin maddesinin hücreye alınması ya da yutak ve yemek borusu yolu ile ağızdan mideye geçmesi. ingesyon. Mideye indirme. Alınım. İngesyon. Besin maddesinin hücreye alınması veya yutak ve yemek borusu yoluyla ağızdan mideye geçmesi, ingesyon. Emme. Bir nesnenin ağızdan alınması. Yeme. Midesine indirmek.

Guzzling : Yiyip bitirmek. Tıkınmak. Oburca içmek. Höpür höpür içme. Hızlı içme.

Deglutition : Çiğnenen besin maddesinin yemek borusuna aktarılması için, istemle başlayıp istem dışı refleksle sonuçlanan karmaşık bir sindirim olayı. Yutma fonksiyonu.

Gulping synonyms : instinctive reflex, reflex response, innate reflex, inborn reflex, gasps, allays, reflex, buy, absorptions, appeasing, buys, interject, absorption, be dumbfounded, swallowing, swallowed, alleviates, swallow, interjecting, assuage, engulfing, drank, absorb, gasp, engorges, englutting, be unable to breath, imbibing, absorbs, engorge, drink, drinking, interjects.