Gunge türkçesi Gunge nedir

  • Yapış yapış şey.
  • Yapışkan madde.

Gunge ingilizcede ne demek, Gunge nerede nasıl kullanılır?

Gung ho : Fazlasıyla istekli. Hevesli. (çince) birlikte çalışmak. Dünden hazır.

Gung : Gung ho ifadesinin bir parçası(çok meraklı, hevesli).

Gun barrel : Top namlusu. Namlu. Tüfek namlusu.

Gun carriage : Top kundağı. Top arabası.

Gun dog : Av köpeği.

At gun point : Vurulma mesafesinde. Vurulma tehdidi ile karşı karşıya. Silah tehdidi altında.

Gun type oil burner : Tabanca tipi yağ yakıcı. Yakıtı yüksek basınç altında (7 kg/cm2) bir memeden püskürterek taneciklere ayıran ve yanmasını sağlayan aygıt.

Gun flint : Tüfek çakmaktaşı. Flinta çakmağı.

Gun powder : Barut. Tutuşturulduğunda hızla yürüyen tepkimelerle oluşan gaz ürünlerinin yaptıkları basınçla patlayan, potasyum nitrat, toz odun kömürü ve kükürt karışımı.

Gun fire : Top ateşi.

İngilizce Gunge Türkçe anlamı, Gunge eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Gunge ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Thrust : Tıkmak. İtmek. Sıkıştırmak. Dayamak. Süngülemek. Zorla (bir duruma) sokmak. Saplamak. Sokmak. Dürtmek. Hücum etmek.

Move : Taşınmak. Hareket etmek. Kımıldamak. Taşımak. Kıpırdanmak. Veriyi ana bellekte bir yerden başka bir yere aktarma. Kıpırdatmak. Devinmek. Hamle. Tahrik etmek.

 

Gunks : Vıcık vıcık madde.

Lurch : Zor durum. Silkinmek. Sallanmak. Yalpalama. Sallana sallana yürümek. Sendelemek. Yalpalayarak yürümek. Yalpa. Gidip gelmek (sarkaç gibi iki nokta arasında). Yalpalamak.

Goos : Tutkal gibi yapışkan olan. Dünya çapındaki okyanusların durumunu ve geleceğini anlamak için aralarında bilgi ve plan değişimi yapan uluslararası oşinografik gözlemci ve araştırmacılar ortaklığı. Küresel okyanus gözlem sistemi.

Motion : Toplumdaki nesne ve olayların temel özelliğini, varlık biçimini belirleyen toplumsal süreçlerin tümü. İşaret etmek. Devinim. Önerge. Yer değiştirme. Hareket ettirmek. El ile işaret etmek. Hareket. Çalışma. Kımıltı.

Hurtle : Son sürat gitmek. Hızla atılmak. Savurmak. Fırlatmak. Fırlamak. Hızla atmak. Hızla fırlatmak. Hızla uçurmak. Çarpmak. Hızla hareket etmek.

Glair : Çiriş. Yapıştırıcı sürmek. Yumurta akı. Yumurta beyazı.

Goops : [#kaba Kaba saba]. Bayağı. Kaba. Ateşleme maddesi. Görgüsüz. Yapışkan (kişi). Hödük.

Agglutinant : Yapıştıran. Yapıştırıcı. Yapışkan. Aglutinin. Aglutinant. Birbirine yapışan. Tutkal.

Gunge synonyms : riposte, viscose, gluten, dart, gunk, hurl, viscoses, movement, goop, goo.

Gunge zıt anlamlı kelimeler, Gunge kelime anlamı

Stand still : Hareket etmemek. Hareketsiz kalmak. Hareketsiz durmak. Kımıldamamak. Kıpırdamamak. Kımıldamadan durmak.

Cleanness : Temizlik. Masumiyet. Kirsiz olma durumu. Arılık. Saflık. Paklanma durumu.