Guran nedir, Guran ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Çatı arasındaki boşlukları dolduran döşeme kirişleri.

Tavanarası.

Kuran.

Kur’an-ı Kerim.

Kur'an.

Guran anlamı, tanımı

Gura : Hindi. Toprak çorba çanağı. Arapça kökenli kur'a: kura. Hileci

Guranpa : Tasarı, düşünce.

Guranta : Değerini yitirmiş, değersiz (mal, nesne için).

Gurante : Dağlarda yetişen yabani soğan.

Tavanarası : Dolapların üst bölümü.

Çatı arası : Tavan arası.

Döşeme : Döşemek işi. Bir yapının döşenmesine yarayan her türlü eşya, mefruşat. Halk edebiyatında ve türkülerden önce söylenen, bazen tekerleme biçiminde olan uyaklı giriş bölümü. Taşıtların koltuk, taban, tavan vb. yerleri. Yapılarda taban üzerine döşenen tahta vb. kaplama. Koltuk, kanepe, divan vb.nin kumaş, yay, pamuk vb. bölümleri.

Boşluk : Oyuk, çukur, kapanmamış yer. Boş olma durumu. Boş olan yer. Eksiklik, yoksunluk duygusu. Kesinti, kopukluk. Boş geçen süre.

Tavana : Mutfak.

Kuran : 30 bölümden oluşan dini kitap. Allah tarafından, Hz. Muhammed'e indirilen ve Müslümanlara yol gösterecek olan tek rehber.

Tavan : Bir yapının, kapalı bir yerin üst bölümünü oluşturan düz ve yatay yüzey, taban karşıtı. Bir şeyi değerlendirmede kabul edilen en yüksek seviye veya fiyat. Çatı kiremidi.

Kerim : Soylu. Allah'ın adlarından biri. Eli açık, cömert.

 

Döşem : Tesisat.

Kiriş : Bazı telli müzik araçlarında kullanılan, hayvan bağırsaklarından yapılmış olan tel. Kasların uçlarında bulunan, kasları kemiklere ve başka organlara bağlayan beyazımsı kordon, tendon. Bir eğrinin iki noktasını birleştiren doğru parçası. Ok atılan yayın iki ucu arasındaki esnek bağ. Yapılarda dört köşe kalın keresteden, demirden veya betonarmeden yapılmış yatay destek parçası.

Kiri : Eşek yavrusu, sıpa. Sonra : Senden kiri ben geleceğim. Sesini kes, sus : Kişi oğluysan kiri dur yerinde. İnat. Sus. Geri. Ücret, karşılık, mükâfat, ecir. Kira.

Keri : Eşek, sıpa. Sonra, geri. ötürü, dolayı. [Bakınız: ker]. Koyun sürüsü. Saman taşımak için kağnıya gerilen kilim, harar. Karı, eş. Yaşlı kadın. Sonra. Kere, defa.

Kura : İki veya daha çok aday arasında bir sıralama, bir ayırma yapılacağı zaman her birinde bir tek ad yazılı kâğıtları bir araya getirip karıştırdıktan sonra birini çekerek veya özel bir bilgisayar yazılımıyla adları belirleme, ad çekme. Kime veya neye isabet edeceği önceden belli olmayan bir çekimle sonucu belirleme.

Çatı : Bir yapının, bir evin damını kuran parçaların bütünü. Bir yapıyı örten ve eğik yüzeyleri olan damın tahtadan iç yapısı. Belli bir maksada yönelik kimselerin oluşturduğu birlik. Özne, nesne durumlarına göre, belirli çatı eklerinin fiil kök veya gövdelerine getirilen türev, bina: Sevinmek (sev-in-), sevdirmek (sev-dir-), sevindirmek (sev-in-dir-) gibi. İnsan ve hayvanda iskeletin kuruluşu. Yapının tavanı ile damı arasındaki kullanılan yer. Birbirine çatılmış, çakılmış şeylerin bütünü. Barınılan, sığınılan yer. Hikâye, roman, piyes vb. edebî türlerde olay kuruluşu, kurgu.

 

Tava : Yağ kızdırma, yiyecek kızartma vb. işlere yarayan, uzun saplı yayvan kap. Fide yetiştirmek için ayrılmış toprak bölümü. Maden eritilen saplı pota. Deniz veya göllerde suların geri çekilmesiyle kuruyan bölüm. Gemilerde borda iskelesinin alt başındaki sahanlık. Bu kapta pişmiş yemek. Kireç karıştırılan tekne.

Döşe : Döşeme, döşem.

Diğer dillerde Gurami anlamı nedir?

İngilizce'de Gurami ne demek ? : gourami