Gyrate türkçesi Gyrate nedir

Gyrate ingilizcede ne demek, Gyrate nerede nasıl kullanılır?

Gyrated : Devretmek. Kendi ekseni çevresinde dönmek. Dönmek. Topaç gibi dönmek. Döne döne gitmek. Yuvarlak. Dönerek sallanmak. Sarmal.

Gyrates : Kendi ekseni çevresinde dönmek. Topaç gibi dönmek. Dönerek sallanmak. Sarmal. Yuvarlak. Devretmek. Döne döne gitmek. Dönmek.

Circumgyrate : Deveran etmek. Dönmek.

Dextrogyrate : Sağa yönelimli. Saat yönünde. Saat yönüne dönmeyle ilgili. Sağa doğra dönen. Saat yönüne. Sağa çeviren. Sağa yönelen.

Levogyrate : Polarizasyon düzlemini sola doğru değiştiren (fizik, kimya). Sola doğru dönen. Saat aksi yönünde dönüş. Levüloz gibi. Sola doğru dönüş.

Gyrating : Döne döne gitmek. Kıvrıla kıvrıla dönen. Dönmek. Topaç gibi dönmek.

Gyrators : Dönen kimse veya şey. Döne döne giden kimse veya şey. Düz döneç. Jiratör.

Gyration : Firdolanım. Fırdolanım. Deveran. Dönme. Dönerek sallanma. Düz dönme. Devir. Dönüş. Jirasyon. Çembersel dönme.

Radius of gyration : Düz dönme yarıçapı. Bir cismin verilen bir eksene göre dönme eylemsizliği katsayısının, kütlesine oranının kökikisi (karekökü). Fırdolanım yarıçapı. Dönme yarıçapı. Atalet yarıçapı. Jirasyon yarıçapı.

 

Gyratory : Döner. Dönücü. Spiral bir yörünge üzerinde hareket eden. Sarmal olarak dönen.

İngilizce Gyrate Türkçe anlamı, Gyrate eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Gyrate ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Alienates : Uzaklaştırmak. Devir ve ferağ etmek. Soğutmak. Aralarını açmak. Yabancılaşmak. Yabancılaştırmak. Ferağ ve temlik etmek. Temlik etmek.

Canting : Yan yatırmak. Eğmek. İki yüzlü. İkiyüzlülük etmek. Yapmacık konuşmak. Meyletmek. Argolu konuşmak. Dilenmek. Dindarlık taslayan sahte sofu.

Globing : Dünya. Yuvar. Yer yuvarı. Küresel cisim. Yerküreyi simgeleyen model. Dünya küresi. Gezegen. Küre biçimine getirmek. Küre.

Circular : Tamim. Daire biçiminde. Çeşitli kişilere aynı konuda gönderilen yazılım, genelge. tecimcilerin belirli özellikleri tanıtmak, bildirmek amacıyla gönderdikleri genelgeler. Sirküler. Dolambaçlı. Dairesel. El ilanları. Döngüsel.

Coil spring : Dairesel yay. Helişiklik yay. Helezonik yay. Helisel yay. Helezon yay. Spiral yay. Boru anahtarının iyi tutmasını sağlayan ve çerçeveyle anahtar kolu arasına konan helisel yay. Helezoni yay. Bir yuvgu çevresine tel sarılarak yapılmış ve eksenel yönde yük taşıyabilen yay.

Attorn : Kiracı olmaya razı olmak. Elden çıkarmak. Mülkün yeni malikini tanımak. Yeni sahiplerin sahiplik haklarını tanımak. Aktarmak. Transfer etmek. Kiranın devrine muvafakat etmek. Yeni sahiplerin haklarını kabul etmek.

Annulary : Daire şeklinde. Dairesel. Dairesel olarak. Halka biçimli.

Break a promise : Sözünü tutmamak. Verdiği sözü yerine getirmemek. Sözünde durmamak. Sözünden dönmek. Verdiği sözü bozmak.

 

Back down : Vazgeçmek. Sözünden dönmek. Savunulan iddadan vazgeçmek. Hatalı olduğunu kabul etmek. Kabullenmek. Bir iddiadan vazgeçmek. Caymak. Talepten vazgeçmek. Boyun eğmek.

Gyrate synonyms : gyrates, swirls, cants, spin around, circled, cede, swirled, convoluted, cant, convoluting, ceded, ceding, reel, came home, aspheric, assign to, revolve, cedes, whirligig, chop round, turn, cycloid, globular, bears, helicoids, chop about, coccoid, helical, call back, gyrating, abalienate, annular, alienate.

Gyrate ingilizce tanımı, definition of Gyrate

Gyrate kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Taking a circular course. To move spirally about an axis, as a tornado. To revolve. To revolve round a central point. Curved into a circle. Winding or coiled round.