Hücre yapışma molekülleri nedir, Hücre yapışma molekülleri ne demek

Hücre yapışma molekülleri; Biyoloji alanında kullanılan bir sözcüktür.

Biyoloji'deki anlamı:

Hücreleri hücrelere ve hücreleri matrikse bağlayan, hücre içine doğru zarı geçerek hücre iskeletine bağlanan ve hücre hareketini sağlayan, bir ya da birden fazla ligand bağlayan, zar üzerinde genellikle gruplar oluşturan ve tutunmayı artıran zara bağlı, N-CAM, CD antijenleri gibi immünoglobülin grubu, E, P, N kaderin gibi kaderin grubu, LFA-1, Mac-1, PS antijenleri, VLA antijenleri gibi integrin grubu moleküller. Hücre adezyon molekülleri.

Hücre yapışma molekülleri anlamı, tanımı

Mole : Ben. Muğla ili

Hücre : İnce bir zar içindeki protoplazma ve çekirdekten oluşmuş, bir organizmanın yapı ve görev bakımlarından en küçük birimi, göze. Tutukluların veya hükümlülerin yalnız olarak kapatıldıkları küçük oda. Küçük oda. Siyasi bir inançla gizli olarak çalışan bir örgütün genellikle aynı yerde çalışanlarının oluşturduğu topluluk.

Molekül : Element veya bileşikleri oluşturan ve onların özgül niteliklerini gösteren en küçük birim, madde. Bir bütünün en küçük parçası. Fiziksel kimyada bir veya birkaç atomun birleşmesinden oluşan, birkaç çekirdek veya elektronlu yapı.

Yapı : Barınmak veya başka amaçlarla kullanılmak için yapılmış her türlü mimarlık eseri, bina. Yapma, oluşturma, ortaya konulma, meydana getirme. Bütünün bir araya getirilişinde uyulan dizge, strüktür. Ögeleriyle somut bağımlılığı olan bütün. Parçaları ve ögeleri arasında yasaya uygunluk, durağan bağlar ve karşılıklı ilişkiler bulunan dizge veya bütün, strüktür. Yapılmakta olan konut, yol, köprü vb. inşaat, konstrüksiyon. Canlı bir varlığın ruh veya beden özelliklerinin tümü, bünye, strüktür. Bir hücrede, bir dokuda, karmaşık oluşumlu bir organizmada elemanların düzeni.

 

Yapış : Yapma işi.

Yapışma : Yapışmak işi. Boyanın uygulandığı yüzeye tamamen kuruduktan sonraki tutunma derecesi.

İmmünoglobülin g : Serumda en fazla bulunan, toksinleri nötralize eden, plasentadan fötüse geçerek fötüs ve yeni doğanları koruyan, ayrıca hücre dışı sıvılarda da dağılım gösteren antikor sınıfı, IgG.

Hücre iskeleti : Hücre sitoplâzması içinde submikroskobik ipliklerden oluşan ve hücrenin dayanıklılığını artıran yapılar. Sitoiskelet.

Hücre içi : Hücrenin içinde olan. İntrasellüler. [Bakınız: göze-içi].

Üzerinde : Üstünde. ile ilgili, üzerine.

Sağlayan : Tekeffül eden, mütekeffil.

Bağlayan : Temelde döviz kurları olmak üzere, altın, faiz, narh gibi fiyatların belirli bir düzeyde sabitleştiren.

Bağlanan : Akarsuların seviyesini yükseltmek, suları toplamak veya başka yöne çevirmek için yapılan bent.

İntegrin : Hücre dışı matrikste bulunan fibronektin, kollajen ve fibrinojen gibi yapışma proteinlerindeki arjinin, glisin, aspartik asitten oluşan tripeptitlere bağlanan, hücrelerle hücreler ve hücrelerle hücre dışı matriks arasındaki bağlantıya aracılık eden hücre zarındaki yapışma proteinlerinden ve almaç gruplarından biri.

 

Hareket : Bir cismin durumunun ve yerinin değişmesi, devinim, aksiyon. Vücudu oynatma, kıpırdatma ya da kımıldanma. Deprem. Kas ve eklemlerin, belli doğal şartlar içerisinde işlemeleri sonucu vücut bölümlerinde düzenli ve olumlu etkilerle oluşturdukları yer değişimi. Yola çıkma. Belirli bir amaca varmak için birbiri ardınca yapılmış olan ilerlemeler, akım. Davranış, tutum. Demir yollarında katarların düzenlenmesi ve hangi saatlerde yola çıkıp hangi duraklarda karşılaşacaklarını düzenleme işleri. Devinim. Bir parçanın yavaşlık, çabukluk derecesi.

İskelet : İnsan ve hayvan bedeninin kemik çatısı, teşrih. Kuru, çıplak. Bir şeyi oluşturan temel çatı. Yumuşak bölümleri dökülmüş, ölü bir vücudun kemiklerinin bütünü. Bir eserin genel planı. Çok zayıf.

Matriks : İçinde birçok biyolojik olayın meydana geldiği, akıcılığı az, cansız bir sıvı ortam.

Adezyon : Farklı molekülleri birarada tutan çekim veya kuvvet. Normalde birbirinden ayrı iki organ veya zarın iltihap gibi nedenlerle birbirine yapışması. Moleküller arasında birbirilerine tutunmalarını sağlayan çekim kuvveti. Birbirinden ayrı iki organ veya zarın yangı ve benzeri nedenlerle yapışması. Yangı sürecinde nötrofil lökositlerin, venül ve kılcal damar endoteline yapışması. Birleşme, yapışma, tutunma.

Tutunma : Tutunmak işi.

Diğer dillerde Hücre yapışma molekülleri anlamı nedir?

İngilizce'de Hücre yapışma molekülleri ne demek ? : cell adhesion molecules