Habitan türkçesi Habitan nedir
Habitan ile ilgili cümleler
English: Belgrade has about 2 million inhabitants.
Turkish: Belgrad'ın yaklaşık bir milyon nüfusu vardır.
English: In fact, the inhabitants have been exposed to radioactive rays.
Turkish: Aslında, yerleşik halk radyoaktif ışınlara maruz kalmaktadır.
English: How many inhabitants are there?
Turkish: Kaç tane oturan kişi var?
English: He was elected an official by the inhabitants of this town.
Turkish: O, bu kasabanın sakinleri tarafından bir yetkili seçildi.
English: In this country, most of the inhabitants are Sunni Muslims.
Turkish: Bu ülkede yaşayanların çoğu Sünni Müslümandır.
Habitan ingilizcede ne demek, Habitan nerede nasıl kullanılır?
Habitancies : Belirli bir meskende ikamet etme eylemi. Nüfus. İkametgah. Bir bölgede yaşayan insanların toplam sayısı.
Habitancy : Nüfus. Bir bölgede yaşayan insanların toplam sayısı. İkametgah. Belirli bir meskende ikamet etme eylemi.
Habitant : Oturan. İkamet eden kimse. Yerli. Bir yerde oturan kimse. İkamet eden. Sakin.
Habitants : Yerli. Oturanlar. İkamet eden kimse. Sakin. İkamet edenler. Sakinler.
Cohabitant : (genelde nikahsız) aynı evi paylaşan kimse. Aynı yerde oturan kimse. Birlikte yaşanılan kimse. Aynı evde yaşayan kimse.
Habitableness : Yaşanabilirlik. Oturabilirlik. Yaşamak için uygun nitelikte olma.
Inhabitancies : Mesken. İkamet süresi. İkamet. Ev.
Inhabitancy : İkamet süresi. Ev. Mesken. İkamet.
Inhabitance : Oturulan yer. Yaşama. Oturma. Konut. Mekan. İkamet etme. Yaşanılan yer.
Habitability : Oturulabilirlik. Bir konutun ya da bir kentin niteliklerinin insanların yaşamını sürdürebilmelerine elverişli oluşu. Yerleşilebilirlik. Yaşamak için uygun nitelikte olma. Barınabilirlik. Bir konutun ya da bir yerleşim yerinin insanların yerleşmesine ve yaşamlarını sürdürmesine elverişli nitelikler taşıması. Yaşanılabilirlik. Yaşanabilirlik.
İngilizce Habitan Türkçe anlamı, Habitan eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Habitan ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Autochthons : Bir yerin yerlisi. Bir yerin (ilk) yerlisi.
Amerind : Eskimo. Amerikan kızılderilisi. Kızılderili.
Autochthon : Bir yerin (ilk) yerlisi. Bir yerin yerlisi.
Aborigine : Bir bölgenin orijinal yerleşikleri olduğu değerlendirilen insanlardan olan kimse. Yerli kimse. Bir yerin yerlisi. Asıl yerli. Avustralya yerlisi. Aborijin. Avustralya kıtası yerlileri. Yerli halk.
Amerindian : Eskimo. Kızılderili.
Autochthonic : Kadim.
Aborigin : İlkel diye nitelenen halkların ve toplulukların üyeleri.
Autochthones : Bir yerin yerlisi.
Wont : Alışkanlık haline getirmiş. İtiyat. Alışmış. Alışkanlık. Adet. Alışmak.
Second nature : İkinci doğa. Alışkanlık. Kökleşmiş huy. Alışkı. Huy. Tabiat. Görenek. Adet. Gelenek.
Habitan synonyms : usance, autochthonal, amerinds, american indian, aboriginal, use, cleanliness, tradition, american indians, custom, domestic, autochthonous, amerindians, usage, ritual.
Habitan zıt anlamlı kelimeler, Habitan kelime anlamı
Undress : Sargısını açmak. Elbiselerini çıkarmak. Dökülüp saçılmak. Soymak. Ev elbisesi. Soyunmak. Üniforma. Giysilerini çıkarmak. Gündelik elbise.
Unusual : Alışılmadık. Tip. Acayip. Ender. Fevkalade. Sıradışı. Olağan olmayan. Alışılmamış. Görülmemiş. Görülmedik.
Habitan ingilizce tanımı, definition of Habitan
Habitan kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Same as Habitant.

Bu kısımda Habitan kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Habitan ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Habitan anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Habitan ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.