Had a bad time türkçesi Had a bad time nedir

  • Eğlenmedi.
  • Kötü vakit geçirdi.
  • Sıkıcı zaman geçirdi.

Had a bad time ingilizcede ne demek, Had a bad time nerede nasıl kullanılır?

Had : Olmak. Dolandırmak. Göz yummak. Kabul etmek. Almak. Yapmak. Etmek. Have fiilinin ikinci hali. Elde etmek. Aldatmak.

A : İngiliz alfabesinin birinci harfi. Belirli bir tür veya nitelikteki. En yüksek not. Pek iyi. En iyi kaliteyi simgeleyen harf. Herhangi bir. Bir. Argonun simgesi. Miktar belirtir. (herhangi) bir.

Bad : Aynasız. Şanssızlık. Rahatsız. Yıkım. Bozuk. Sert. Çürük. Yetersiz çelgi. Bir dürtüş ya da vuruşa karşı korunmak için yapılan, yerinde ve yeterli olmayan çelgi.

Time : Zamanlamak. Saat tutmak. Kere. Müddet. Kurmak. Önel. Belirli bir zamana göre ayarlamak. Yerbilim zamanı. Süre tutmak. Zamanlama yapmak.

Had a bad experience : Tatsız hatıra bırakan bir olay geçirdi. Kötü deneyim geçirdi.

Had a bad reputation : Kötü itibara sahipti. Kötü biri olarak düşünüldü. Tehlikeli biri olarak görüldü.

Had a chat : Kısa bir zaman için birlikte muhabbet ettiler. Biriyle kısaca sohbet etti. Lafladı.

Have a bad time : Kötü zaman geçirmek. Çok sıkıntı çekmek. Sıkıcı zaman geçirdi. Kötü vakit geçirdi. Eğlenmedi.

Had a child : Hayata çocuk getirdi. Çocuk doğurdu. Çocuk sahibi oldu.

İngilizce Had a bad time Türkçe anlamı, Had a bad time eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Had a bad time ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Have a bad time : Kötü zaman geçirmek. Çok sıkıntı çekmek.