Had an easy time türkçesi Had an easy time nedir

  • Sıkıntı ve sorunlarla karşılaşmadı.
  • İstediğini elde etmek için çok sıkı çalışması gerekmedi.
  • Kolay bir hayat geçirdi.

Had an easy time ingilizcede ne demek, Had an easy time nerede nasıl kullanılır?

Had : Göz yummak. Have fiilinin ikinci hali. Aldatmak. Etmek. Almak. Zorunda olmak. Elde etmek. Bulunmak. Kabul etmek. Yapmak.

An : Anabatik rüzgar. Bir (ünlülerden önce). Sesli harf ile başlayan kelimelerin başında kullanılan belirsiz tanımlık. Bir. (herhangi) bir.

Easy : Serbest. Kolay. Bir oyun çalışması olurken yapılan ihtar. Basit. Rahat. Doğal. Zevkli. Huzurlu. Uysal. Yavaş.

Time : Bir çağkuşağındaki katmanlı kayaçların oluş süresi. Defa. Kez. Kurmak. Ayarlamak. Temposunu belirlemek. Önel. Bilgisayar, hukuk, uzay, jeoloji alanlarında kullanılır. Tempo tutmak. Zamanlamak.

Have an easy time : Sıkıntı ve sorunlarla karşılaşmadı. İstediğini elde etmek için çok sıkı çalışması gerekmedi. Kolay bir hayat geçirdi.

Had an affair : Aşk ilişkisi yaşadı. İlişkisi oldu.

Had an argument : Münakaşaya girdi. Münazara yaptı. Tartıştı.

Had an eye on him : Göz kulak oldu. Çok yakından izledi.

Had an affair with : Biriyle ilişkisi oldu. Biriyle takıldı. Biriyle aşk ilişkisi yaşadı.