Hadith türkçesi Hadith nedir

  • Muhammed peygamberin sözleri ve davranışlarını belgeleyen yazılar derlemesi.
  • Hadis.
  • İslam kanununun ana kaynaklarından biri (kuran'dan sonra yetkisi olan ikinci kitap).
  • Hadis-i şerif.

Hadith ingilizcede ne demek, Hadith nerede nasıl kullanılır?

Hading : Dikey durumdan eğik duruma geçmek. Have fiilinin ikinci hali.

Background shading : Artalan gölgeleme.

Borders and shading : Kenarlıklar ve gölgeleme.

Category shading : Kategori gölgelendirme.

Category shading options : Kategori gölgelendirme seçenekleri.

Jihadist : Cihat destekçisi. Cihatçı. Cihat yanlısı. Cihat ile ilgisi olan ve cihadı savunan müslüman.

Dark shading : Koyu gölgeleme.

Cell shading : Hücre gölgelendirme. Hücre gölgeleme.

Field shading : Alan gölgeleme.

Chadic : Çad gölünün batı sı ve güneyinde ve kuzey orta afrika'da konuşulan diller grubu (afro-asyatik diller grubunun bir dalı).

İngilizce Hadith Türkçe anlamı, Hadith eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Hadith ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Way : İş alanı. Gelenek. Usul. Uzak mesafede. Gidişat. Yapılış şekli. Civar. İnsanların, bir yerden başka bir yere gitmek üzere üzerinden ya da içinden geçtikleri, yerleşim yerlerinin gelişme doğrultusunu yakından etkileyen ve düzentasarlarda önemli bir öge oluşturan yerler. Yöntem. Başarmak.

 

Sunna : Temelini peygamber hz. muhammet'in sözleri ve davranışlarının oluşturduğu islami din kurallarının büyük kısmı (ayrıca sünnet). Farz. Sünnet.

Custom : Töre. Örf. Ismarlama. Huy. Alışveriş. Gümrüğünü ödemek. Özel. Bir toplumda yürürlükte olan ve insanların tutumlarına yön veren görenek, inanç ve alışkıların tümü. Görenek. Bilgisayar, eğitim, gitar alanlarında kullanılır.

Traditions : Sünnet (dini terim). Adet. Töre. Gelenek. Gelenek görenek.

Tradition : Adetler. Bir toplumda kuşaktan kuşağa iletilen toplum üyeleri arasında manevi bağları güçlendiren her türlü kültürel kalıntılar, alışkanlıklar, bilgi, töre ve davranışlar. Sünnet (dini terim). Bir kuşaktan diğerine tarihsel ve toplumsal bazı değişikliklere uğradıktan sonra ve yalnız konuşma yoluyla geçerek çağımıza ulaşan, kültürel kalıntılar, alışkanlıklar, bilgi, töre ve davranışlar, bk. geleneksel yasa, gelenek özdeği, gelenekçilik, geleneksel zincir, geleneksel uygarlık. krş. görenek, boş inanç. Sözlü ve yazılı olmak üzere iki bölüme ayrılan ve bir toplumda kuşaktan kuşağa geçen kültür kalıtları, alışkanlıklar, bilgiler, töreler, davranışlar. Anane. Bir toplumda, bir toplulukta, eskiden kalmış olmaları dolayısıyla saygın tutulup kuşaktan kuşağa iletilen tinsel ekin öğelerinin her biri. Gelenek. Adet.

Path : Yaşam biçimi. Keçi yolu. İzlek. Pist. İz. Yörünge. Bilgisayar, fizik alanlarında kullanılır. Devinen bir nesnenin izlediği yol ya da çizgi. Yol. Hayat biçimi.

Sunnah : Temelini peygamber hz. muhammet'in sözleri ve davranışlarının oluşturduğu islami din kurallarının büyük kısmı (ayrıca sunna). Sünnet.

Hadith synonyms : way of life.