Haemocoel türkçesi Haemocoel nedir

  • Eklem bacaklıların vücut boşluğu.
  • Bazı omurgasızlarda, gerçek sölom boşluğu yerine bulunan ve içinde solunum sıvısı dolaşan vücut boşluğu.
  • Biyoloji alanında kullanılır.
  • Eklem bacaklılarda gerçek sölomun yerine geçen ve içinde kanın dolaştığı geniş boşluk.
  • Hemosöl.

Haemocoel ingilizcede ne demek, Haemocoel nerede nasıl kullanılır?

Haemocoele : Kan boşluğu.

Haemoconsantration : Kanda hemoglobin miktarı ve alyuvar sayısının nispi artışı. dehidrasyon nedeniyle kanın sıvı kısmının azalması sonucu hematokrit değerin artması. Hemokonsentrasyon.

Haemocyanin : Kan boyası. Bazı örümceklerin, yumuşakçaların ve kabukluların kanında bulunan, demir yerine bakır içeren, mavi-yeşil renkli solunum pigmenti. Hemokyanin. Hemosiyanin. Demir yerine bakır kapsayan ve yumuşakçaların, kabukluların ve bazı örümceklerin kanlarında bulunan solunum pigmenti.

Haemocyte : Granülosit, plasmosit gibi çeşitli tipleri olan, böceklerin ve diğer omurgasızların kan hücrelerinin genel adı. Kan hücresi. granülosit, plasmosit gibi çeşitli tipleri olan, böceklerin ve diğer omurgasızların kan hücrelerinin genel adı. Hemosit. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır.

Haemocytoblast : Miyeloyit ana hücresi. kemik iliğinde bulunan ve her tip beyaz kan hücresi (monosit, granülosit, lenfosit) ile megakaryosit ve eritrositleri veren çok yönlü hücre. Hemositoblast.

 

Haemonchiases : Hemonkozis. Dünyanın birçok bölgesinde geviş getiren hayvanlarda oldukça yaygın olarak görülen ciddi abomazum hastalığı. haemonchus contortus koyun ve keçilerde, h. placei ise sığırlarda enfeksiyona neden olmaktadır. hastalığın seyri, bu parazitlerin kan emmelerinden dolayı oluşan hipoproteinemi, sindirim sistemi bozuklukları ve anemiyle ilgilidir.

Haemobartonellosis : Hemobartonellozis. Kedilerin enfeksiyöz anemisi.

Haemolymph : Bazı omurgasızların hemosölünde bulunan sıvı; böcek kanı. Hemolenf. Bazı omurgasızlarda, hemosöl adı verilen vücut boşluğu içerisinde bulunan sıvı.

Haemoerythrin : Hemoeritrin. Çeşitli yumuşakçaların ve kabukluların kanında bulunan, demir kapsayan kırmızı bir protein. Çeşitli yumuşakçaların kanında bulunan, demir kapsayan kırmızı bir protein.

Haemolytic anemia : Genetik ya da immünolojik olarak kırmızı kan hücrelerinin erimesi ya da hasar görmesi sonucu azalması. Hemolitik anemi.

İngilizce Haemocoel Türkçe anlamı, Haemocoel eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Haemocoel ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Hemocoel : Eklem bacaklılarda bulunan, embriyonik gelişimi gerçek vücut boşluğundan farklı, ancak gerçek vücut boşluğunun izlerini taşıyan ana vücut boşluğu. eklem bacaklılarda gerçek sölomun yerine geçen ve içerisinde kanın dolaştığı geniş boşluk.

Abductor muscle : Bir bacak ya da herhangi bir bölgeyi dışa doğru çeken kas. abdüktör kas. Uzaklaştırıcı kas. Abdüktör kas.

 

A cells : A hücresi. Alfa hücreleri. Pankreasın langerhans adacıklarında glukagon salgılayan, içlerinde özel boyalarla boyanan, fevkalade parlak, alkolde çözünmeyen, kırmızı renkli granüller bulunan, az sayıdaki hücre. a hücreleri. hipofiz bezinin ön lobunda (pars distalis) yer alan, içlerinde asidofil granüller taşıyan, boyayı emen, büyüme hormonunu salgılayan bez hücreleri. asidofil hücreler. 3.mayalarda eşeyli üreme sırasında a hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre.

Aardvark : Damarlı dişliler (tubulidentata) takımının, yer domuzugiller (orycteropodidae) familyasından, 100 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, afrika'da kazdığı inlerde yaşayan bir tür. Karınca yiyen. Yer domuzu. Yerdomuzu. Borudişli.

Abo blood groups system : Abo kan grupları sistemi. Dokuz numaralı insan kromozomunda bulunan ve kırmızı kan hücresinde belli antijenleri gösteren bir alel sistemi.

Aardwolf : Bir sırtlanın özelliklerine sahip ve esas olarak böceklerle özellikle termitlerle beslenen güney ve doğu afrika yerlisi çizgili memeli. Etçiller (carnivora) takımının, sırtlangiller (hyaenidae) familyasından, 80 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, bütün sırtı boyunca uzanan bir yelesi olan, kuzey afrika'da yaşayan bir tür. Yeleli sırtlan.

A protein : Triptofan sentetaz enziminin bir protein alt birimi. laktoz sentetaz enziminin bir parçası. tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. olgunlaşma proteini. tütün mozaik virüsünün deneysel olarak meydana getirilen protein kılıfının bir oligomeri. A proteini. Tek iplikli rna fajlarındaki bir protein.

A cell : A hücresi. Mayalarda eşeyli üreme sırasında alfa hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre.

Acacia : Arap zamkı. Akasya sakızı. Salkım ağacı. Küstüm otugiller (mimosaceae) familyasından, parçalı yapraklı, sarı çiçekli, çanak ve taç yaprakları 4-5 parçalı, park ve bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen, ülkemizde doğal olarak yayılış gösteren çalı ya da ağaç formundaki bitkiler. Mimoza. Akasya.

Abramis zone : Abramis zonu. Akarsuların durgun akan bölgeleri. Akarsuların durgun akan ve abramis türlerinin baskın olduğu bölgesi.

Haemocoel synonyms : abambulacral area, a site, abiotic environment, abiotic factor, aardvarks, abacus bodies, a chromosome.