Hakla nedir, Hakla ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Tahıl ölçeği.

Halka.

Teknik terim anlamı:

Basık silindir biçimli 12 kiloluk buğday ölçeği. (Güllüce Gümüşhacıköy Amasya).

Hakla ile ilgili Cümleler

  • Çocukların da hakları var.
  • Polis Tom'a haklarını okudu.
  • Haklarımı biliyorum.
  • Onların hakları yoktu.
  • O, hükümetin kendi haklarına nasıl zarar verdiği hakkında nutuk atmaya başladı.
  • Bush insan haklarına saygı duyar.
  • Haklarımı kullanıyorum.
  • Haklarını biliyorsun.
  • İnsan hakları evrenseldir.
  • Ali tüm yasal haklarımı satın alacak.
  • İnsan hakları beyannamesi ABD Anayasasını değiştirdi.
  • Haklarım var.
  • Ali kendi haklarını biliyor.

Hakla kısaca anlamı, tanımı

Avrupa insan hakları divanı : [Bakınız: Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi]

Bankacılık hakları : Bankaların kuruluşlarını, kişilerle olan ilişkilerini, çalışmalarını, işlemleri üzerinde devletçe yapılacak denetimleri bankalar yasa ve tüzükleri gereğince açıklayan kuralların tümü.

Bm ekonomik toplumsal ve kültürel haklar uluslararası sözleşmesi : (1976).

Bulgu belgesi hakları : Bulgu belgesinin ortaya çıkardığı, yasa ve yönetmeliklerde belirtilen haklar.

Bulgu belgesi üzerindeki haklar : Alınan belge üzerinde, o belgeyi elinde bulunduranın işletme, başkasına bırakma, satma, özel izin verme gibi hakları.

Bulgu belgesinden doğan haklar : Bulgu belgesiyle elde edilen koruma ve tekel hakları.

 

Bulgu belgesiyle bağışlanan hakları aktarma : Belge kapsamı içinde bulunan ve korunan hakların tümünü bir başkasına, karşılıksız ya da karşılıkla verilmesi.

Bulgucunun özel hakları : Akçalı haklar dışında, bulguya yasalarla tanınan haklar.

Deniz hakları : Deniz taşımacılığı ile ilgili bütün ilişkileri düzenleyen kurallar.

Dünya düşünü hakları örgütü : Bütün dünyadaki düşünü haklarını korumak amacıyla kurulmuş örgüt.

Dünya fikri mülkiyet hakları örgütü : Dünyada fikri mülkiyet haklarının korunması amacıyla 1967 yılında Stockholm'da imzalanan bir sözleşme ile kurulup 1974 yılında Birleşmiş Milletler'in bir uzmanlık kuruluşu haline gelen örgüt.

Düşünü hakları : Bütün yazın ve bilim yapıtları üzerindeki her türlü haklar, yapıt hakları.

Düşünü haklarına saldırı : Bir yapıttan izinsiz olarak çeşitli biçimlerde yararlanma.

Düşünü haklarının bölgesel geçerliği : Düşünü haklarının ya ulusal sınırlar ya da Bern birliğine katılmış ulusların ülkelerinde geçerli ve var olması, geçerli ve var kabulü.

Düşünü haklarının uluslararası korunması : Yazın, sanat ve bilim yapıtlarının bütün uluslarca korunması.

En kişisel haklar : Münhasıran şahsa bağlı haklar.

Fikri mülkiyet hakları : Telif haklarına konu olan ve yasalarla korunan düşünce ve sanat ürünlerinin ancak izinle kullanılmasına, alınıp satılmasına olanak veren özel mülkiyet hakları.

Haklaa : Tahıl ölçeği.

Haklağa : Tahıl ölçeği.

Haklağı : Tahıl ölçeği.

Haklar : Hukuk (karş. töre).

Haklaştırmak : Birinin hakkını ötekinin üstünde bırakmamak.

 

Haklayabilme : Haklayabilmek işi.

Haklayabilmek : Haklama imkânı veya olasılığı bulunmak.

İnsan hakları evrensel bildirgesi : 1689 tarihli Bill of Rights'a dayanan ve Kuzey Amerika'daki İngiliz sömürgenlerinde geliştirilerek kimilerinin anayasalarına girmiş olan, insan haklarının, Fransız ulusal meclisince 26 Ağustos 1789'da ilan edilen ve insanın doğal ve vazgeçilmez haklarını (özgürlük, mülkiyet, keyfi baskıya karşı direnme hakkı) saptayan belge.

Komşu haklar : Düşünü ve sanat yapıtlarını sahnede oynayanların (ses sanatçısı, balepin, aktör gibi) hakları.

Kütüğe yazımdan doğan haklar : Bulgu ve markaların kütüğe yazımı ile ortaya çıkan ve yasalarda belirtilen haklar.

Mal hakları : Nesnel varlıklar üzerindeki kesin iyelik yetkileri.

Medeni haklardan istifade ehliyyeti : Hak yeteneği (Rechtsfaehigkeit).

Medeni hakları kullanma ehliyyeti : Eylem yeteneği (Handlungsfaehigkeit).

Münhasıran şahsa bağlı haklar : En (salt) kişisel haklar (höchstpersönliche Rechte, droits strictement personnels).

Özel çekme hakları : Uluslararası Para Fonu tarafından 1970 yılında kâğıt üzerinde sepet para olarak yaratılan bir uluslararası ödeme, rezerv aracı ve hesap birimi.

Özel çekme hakları faiz oranı : Özel çekme hakları sepetini oluşturan dört büyük uluslararası para biriminin geçerli olduğu ülkelerdeki kısa vadeli faiz oranları esas alınarak hesaplanan faiz oranı. Bu oran, ABD Doları için 3 ay vadeli ABD Hazine bonoları getirisi, avro için 3 ay vadeli bankalararası avro faiz oranı, Japon Yeni için 13 haftalık devlet iç borçlanma senedi faiz oranı ve İngiliz Sterlini için 3 ay vadeli İngiliz Hazine bonolarının getirisi ile bu paraların sepetteki ağırlıkları ve özel çekme hakları cinsinden kur değerlerinin çarpılması sonucu yıllık olarak hesaplanmaktadır.

Özel çekme hakları sepeti : Özel çekme hakkının değerini belirlemekte kullanılan, uluslararası rezervler ve dünya ticareti içindeki payları göreli olarak en yüksek olan Uluslararası Para Fonuna üye ülke paralarının ağırlıklandırılmasıyla oluşturulan para sepeti. 2001 yılı itibariyle bu sepetin % 44’ü ABD Doları, % 34’ü avro, % 11’i Japon Yeni ve % 11’i İngiliz Sterlininden oluşmaktadır.

Özel haklar : Olağan koruma dışında sağlanan kimi haklar (Bugün sözkonusu değildir).

Saklı haklar : Ulusal bayram, hafta tatili, ücretli izin ve yüzde yöntemi ile çalışılan konularda yasasıyla toplu iş sözleşmesinin saptadığı geleneklerden doğan kazanılmış haklar.

Sınai haklar : Buluş, ticari marka, ticaret ve hizmet markaları, ticaret unvanı ve işletme adı, köken imi, endüstriyel tasarım gibi fikir ürünlerine ulusal ve uluslararası yasalara dayanarak verilen koruma hakkı.

Sınırlı haklar : Film dağıtımında, filmle ilgili haklardan yalnız bir bölümünün verilmesi durumu.

Tecim hakları : Tecimevi, tecim adı ve benzeri haklar.

Teknik hakların korunması : Yasalarda, teknik haklar için kabul edilen koruma.

Tüm haklar : Film dağıtımında, bir filmin bütün haklarıyla birlikte verilmesi durumu.

Tüm hakları korunmuştur : Genellikle içkapağın "b" yüzünde yer alan ve kitabın izin alınmadan başka bir dile çevrilmesi, tümünün ya da bir bölümünün yeniden basılması ve benzerleri gibi davranışların yasaca suç sayılacağını ve bu gibi davranışlarda bulunanlar için kovuşturma açılabileceğini belirleyen anlatım.

Ulusal kütüğe yazımla kullanılan haklar : Kütüğe yazımla kazanılan ve yasalarda belli edilen haklar.

Yapım hakları : Türetme belgeleri, yapım yerleri ve tecimsel bellek (marka) ları, tecimsel adlanımlar (unvan), yapımsal işlere ilişkin buluş ve özellik yükseltişleri hakları, yapım iyeliği.

Yapım iyeliği hakları : Yapım iyeliği ile ilgili haklar.

Yapıt iyesinin hakları : Yasalarda belli edilen akçalı öznel haklar.

Yarışan haklar : Mütelâhik haklar.

Yazar hakları : Yapıtı ortaya koyana tanınan yasalarda sınırları ve koşulları gösterilmiş olan akçalı ve öznel haklar.

Haklama : Haklamak işi.

Haklamak : Bozmak, perişan etmek, yenmek. Yiyip bitirmek. Kırmak, bozmak.

Haklaşma : Haklaşmak biçimi veya durumu.

Haklaşmak : İki taraf birbirine hakkını verip alacak verecekleri kalmamak, ödeşmek.

Hasta hakları : Sağlık hizmeti verilirken temel insan haklarının güvenceye alınmasını, insan onuru ve bütünlüğünün korunmasını amaçlayan haklar.

Temel haklar : Kişiye bağlı dokunulmaz, devredilmez hak ve özgürlükler.

Diğer dillerde Hakkın yokluğu anlamı nedir?

İngilizce'de Hakkın yokluğu ne demek ? : non-existence of right