Halides türkçesi Halides nedir

  • Halojenürler.
  • Kimya alanında kullanılır.
  • Halojen tuzu.
  • Flor, klor, brom ve iyot öğelerinin bileşikleri.

Halides ingilizcede ne demek, Halides nerede nasıl kullanılır?

Silver halides : Gümüş halojenürleri. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Jelatin içine kırılca biçiminde dağılarak duyarkatı oluşturan gümüş ile halojenlerin bileşimi (gümüş bromür, gümüş klorür, gümüş iyodür).

Amblycephalides : Sürüngenler (reptilia) sınıfının, pullu sürüngenler (squamata) takımının, yılanlar (ophidia) alt takımının, geniş başlılar (amblycephalidiformia) bölümüne giren, ağaçlar üzerinde yaşayan, zehirsiz olan bir familya. Geniş başlıgiller.

Antimony halide : Antimon halojenür.

Arsenic halide : Arsenik halojenür.

Halide : Halojenür. Halojenlerden birinin bir başka element veya kök ile yaptığı bileşik. Halojen tuzu.

By my halidom : Kutsallığım hakkı için.

Halidoms : Kutsal şey.

Halidom : Kutsallık. Kutsal şey.

Thalidomide : Talidomit. Uyuşturucu bir ilaç. Talidomid. 1956-61 yılları arasında kullanılan ve 10.000 çocukta doğuştan şekil bozukluğuna sebep olan bir ilaç.

Thalidomide child : Hamilelikteki uyuşturucudan çarpık doğmuş çocuk.

İngilizce Halides Türkçe anlamı, Halides eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Halides ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Active passive metal : Etkin-edilgin metal. Özgürce yenime uğrarken potansiyeli, edilginleşme potansiyelinin üzerine yükseltildiği zaman, etkin durumdan edilgin duruma geçen metal ya da alaşım.

Alabaster : Alçı taşı. Akmermer. Kaymaktaşından yapılan. Su mermeri. Caso4. 2 h2o; 120°c'a dek ısıtılınca suyunun 3/4'ünü yitirerek alçıya dönüşen ak renkli yumuşak mineral. Albatr. Sumermeri kaymaktaşından. Su mermerinden yapılan. Sumermeri.

Activated coal : Aktif kömür. Etkin kömür. Çözeltilerden renk giderme ya da gaz karışımlarından kimi gazlan ayırma amacıyla yüze yutma özelliği geliştirilmiş kömür. Etkinleştirilmiş kömür.

Acid salt : Asit tuz. Sodyum klorit. Aynı zamanda asit olan tuz. Asit tuzu. Bileşimindeki asit hidrojenlerinin bir bölümü metallerle yer değiştirmemiş olan tuz. örn. sodyum bikarbonat (nahco3).

Halide : Halojenlerden birinin bir başka element veya kök ile yaptığı bileşik. Halojenür.

Acier inoxydable : Paslanmaz çelik. Krom, nikel gibi uygun metallerin katkısıyla havanın, nemin ve pek çok kimyasal özdeğin etkisine karşı dayancı artırılmış olan çelik türü.

Additive properties : Bir dizgede birim ya da kesimlerdekilerin toplanmasıyla belirlenen kütle, erke gibi özellikler. Eklenik özellikler.

Alcohols : İspirto. Bir ya da daha çok hidroksil kökü içeren ve (r) bir aril ya da alkil kökü olmak üzere, r—oh genel formülü ile gösterilen alifatik bileşikler. örn. etil alkol (c2h5oh). İçki. Alkol. Alkoller.

Acidimetry : Bir asidin etkisinin ölçüldüğü süreç. Asidimetre. Asitölçüm. Asit ölçümü. Bir asitli çözeltiyi, ölçün baz çözeltisiyle tepkimeye sokarak asitlik derecesini belirleme yöntemi. Asitimetre. Asit ölçme. Asidimetri.

 

Alcoholometry : Alkol ölçüm. Alkolometri. Alkollü bir çözelti içinde yoğunluk ölçülmesi yoluyla alkol niceliğini belirleme yöntemi. Alkolölçüm. Bir içkide saf alkol seviyesini ölçme ve doğrulama yöntemi.

Halides synonyms : family colubridae, colubridae, reptile genus, genus haldea, aidoneus, additive, active metals, aliphatic saturated compounds, acid radical, alicyclic compounds, aldehydes, aides, aliphatic compounds, pluto.