Hard feelings türkçesi Hard feelings nedir

  • Acı duygular.
  • Kin.
  • Kötü duygular.
  • Garez.

Hard feelings ile ilgili cümleler

English: No hard feelings!
Turkish: Küsmece darılmaca yok!

Hard feelings ingilizcede ne demek, Hard feelings nerede nasıl kullanılır?

Hard : Çetin. Acı (su). Sert. Kalpsiz. Dayanıklı. Kireçli. Anlaşılmaz. Zahmetli. Nasırlı. Güç.

Feelings : Gönül. Duygular. İç alemi. His dünyası. Hissiyat.

Have hard feelings : Kızgın olmak. Sinir olmak. Kırgın olmak. Düşmanlık beslemek.

Have no hard feelings : Bağışlamak ve unutmak. Birisine darılmamak. Kin beslemek. Düşmanlık beslememek. Hınç duymamak. Birisine kızgın olmamak. Birine kızgın olmamak. Birine dargın olmamak.

Hard acid : Sert asit.

Hard alloy : Sert alaşım.

İngilizce Hard feelings Türkçe anlamı, Hard feelings eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Hard feelings ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Rancour : Hınç.

Feuded : Kin beslemek. Kan gütmek. Anlaşmazlık içinde olmak. Kan davası. Düşmanlık. İhtilaflı olmak. Kavga. Kavga etmek. Kan davasını sürdürmek.

Grudged : İsteksiz olmak. Hınç. Esirgemek. Haset etmek. Çok görmek. Çok görmek (bir şeyi birine). Kıskanmak. Vermek istememek.

Rancours : Garaz. Hınç. Hıkd. Kuyruk acısı.

Bile : Huysuzluk. Karaciğer hücreleri tarafindan salgılanarak safra kesesinde toplanan ve safra kanalı ile onikiparmak bağırsağına geçerek yağların sindirimine katılan, safra tuzları, hemoglobinin parçalanmasından oluşan safra pigmentleri, kolesterol, lesitin ve diğer maddeleri kapsayan salgı. öd. Garaz. Öd. Sinirlilik. Karaciğer hücreleri tarafından salgılanan, safra kesesinde toplanan ve safra kanalıyla ön bağırsağa verilen, yağların sindirimine katılan safra tuzları, pigmentleri, kolesterol, lesitin ve diğer maddeleri içeren salgı, öd. Terslik. Safra.

 

Feud : Kan gütmek. Düşmanlık. Kavga. Kavga etmek. Kan davasını sürdürmek. Kan davası. İhtilaflı olmak. Anlaşmazlık içinde olmak. Kin beslemek.

Grudge : Esirgemek. İsteksiz olmak. Çok görmek (bir şeyi birine). Garaz. Vermek istememek. İsteksizce vermek. Kıyamamak. Çok görmek.

Enmity : Karşıtlık. Hasımlık. Nefret. Düşmanlık. Adavet. Husumet. Yağılık.

Antagonism : Bireylerin tutum ve davranışları arasında bağdaşmaz görüş ve çıkarlardan kaynaklanan uzlaşmaz karşıtlık. Rekabet. Antagonizm. Münaferet. Karşıtlık. Düşmanlık. Zıddiyet. Sosyal gerginlik.

Animosity : Adavet. Nefret. Husumet. Garaz. Düşmanlık. Karşıtlık. Hasımlık.

Hard feelings synonyms : despite, evil intent, rancor, enmities, despites, feuds, malices, animosities, malice, biles, antagonisms, ill will, rancors, gall, spite, animus.