Hınç nedir, Hınç ne demek

  • Öç alma duygusu ile dolu öfke, kin, gayz

"Hınç" ile ilgili cümleler

  • "Kendisini bırakıp gittiğimden dolayı uğradığı ihanetin hıncı ile pek kolay affetmeyecekti." - R. H. Karay

Yerel Türkçe anlamı:

Ağaçlardan sızan yapışkan sıvı: Biraz hınç toplada zamk yapalım.

Hız.

Tüy.

Vurma nedeniyle deride kan toplanması durumu.

Hınç anlamı, tanımı:

Hınç almak : Öç (veya öcünü) almak.

Hıncını çıkarmak : Öcünü almak.

Hınçlı : Hıncı olan, öfkeli.

Hınçsız : Hıncı olmayan, öfkesiz.

Duygu : Belirli nesne, olay veya bireylerin insanın iç dünyasında uyandırdığı izlenim. Duyularla algılama, his. Nesneleri veya olayları ahlaki ve estetik yönden değerlendirme yeteneği. Kendine özgü bir ruhsal hareket ve hareketlilik. Önsezi.

Dolu : İçki doldurulmuş bardak. Bir yerde sayıca çok. Boş vakti olmayan, meşgul. İçinde atılacak mermisi bulunan (top, tüfek vb. ateşli silahlar). Çok olan (iş, uğraş, olay vb.). Tornacılıkta delik açılmamış (gereç). Havada su buğusunun birden yoğunlaşıp katılaşmasından oluşan, türlü irilikte, yuvarlak veya düzensiz biçimli buz parçaları durumunda yere hızla düşen bir yağış türü. Boş yeri olmayan, her yeri tutulmuş olan. Bir duygunun güçlü etkisinde olan. İçi boş olmayan, dolmuş, meşbu, pür, boş karşıtı.

 

Öfke : Engelleme, incinme veya gözdağı karşısında gösterilen saldırganlık tepkisi, kızgınlık, hışım, hiddet, gazap.

Gayz : Öfke, hınç.

Hınç hınç : Ağız ağıza dolu, dopdolu.

Hınç olmak : Yorulmak, ezilmek

Hınça : Bir avuç dolusu şey

Hınçalamak : bk. hırdalamah. Kuvvetle sarsmak. Parçalamak, hırpalamak.

Hınçar : Çok derin dere. Toprak altında bulunan taşla karışık sert kısım. Hançer

Hınçarmak : Söz tutmamak, karşı gelmek.

Hınçetmek : Bir şeyi döve döve ezmek. Burun silmek.

Hınçık : Yollardaki girinti çıkıntı, engebe.

Hınçıklatmak : Çukura düşürmek: Hasan kağnıyı hınçıklatmış.

Hınçırık : Hıçkırık.

Diğer dillerde Hınç anlamı nedir?

İngilizce'de Hınç ne demek? : n. revenge, grudge, vindication, rancor, rancour [Brit.], resentment, revengefulness, spleen

Fransızca'da Hınç : ressentiment [le], animosité [la], rancune [la], rancìur [la]

Almanca'da Hınç : Groll

Rusça'da Hınç : n. ненависть (F), злоба (F)