Hardware store türkçesi Hardware store nedir

Hardware store ile ilgili cümleler

English: Ali went to the hardware store to buy another hammer and some nails.
Turkish: Ali bir çekiç daha ve bir miktar çivi almak için nalbura gitti.

English: Go to the hardware store and get screws.
Turkish: Hırdavatçıya git ve vidaları al.

English: I am buying a ladder in the hardware store.
Turkish: Hırdavatçıda bir merdiven satın alıyorum.

English: There is a hardware store not far from here.
Turkish: Buraya çok uzak olmayan bir hırdavatçı var.

English: There are many useful appliances in the hardware store.
Turkish: Hırdavatçıda birçok kullanışlı alet vardır.

Hardware store ingilizcede ne demek, Hardware store nerede nasıl kullanılır?

Hardware : Aksam. Nalbur. Donanım. Hırdavatçı dükkanı. Teçhizat. Hırdavat. İletişimi sağlamakta kullanılan araçların tümü. Madeni eşya. Gitar, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Bilgisayar sistemindeki elektronik ve mekanik araçlar.

Store : Ambar. Stok. Dükkan. Biriktirmek. Depo. İçermek. Yüklemek. Ambara koymak. Koruncak. Depo etmek.

Hardware acceleration : Donanım ivmesi.

Hardware cache : Donanım önbelleği. Verinin hızlı erişimini sağlamak amacıyla diskten veri saklayan atanmış bellek.

 

Hardware character : Donanım karakteri.

Hardware check : Donanım denetimi. Donanım aksaklığı. Donanıma yerleşik denetim. Donanım arızası. Donanım çeki.

İngilizce Hardware store Türkçe anlamı, Hardware store eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Hardware store ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Hardwares : Silah. Teçhizat. Bilgisayar sistemindeki elektronik ve mekanik araçlar. Donanım. Hırdavatçı dükkanı. Bilgisayar donanım sistemi. Madeni eşya.

Hardware dealer : Nalbur.

Ironmongery : Nalburluk. Hırdavatçılık.

Trash : Budamak. Çerçöpünü ayırmak. Tahrip etmek. Fasa fiso. Çerçöp. Saçma. Çöp sepeti. Ayağının altına almak. Döküntü.

Trashes : Benzetmek. Budamak. Çerçöpünü ayırmak. İşe yaramaz şey. Çöp. Çerçöp. Beş para etmez adam. Tahrip etmek. Ayağının altına almak.

Hardwareman : Demir hırdavatçı. Nalbur. Donanımcı.

Ironmongers : Nalbur. Demir tüccarı. Demirci. Demir hırdavatçı.

Ironmonger : Nalbur. Demirci. Demir tüccarı. Demir hırdavatçı.

Hardware : Çalgının, ağacı dışında kalan burgu, köprü ve düğme gibi bölümleri. Madeni eşya. Gitar, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Gereç. Bilgisayar sistemindeki elektronik ve mekanik araçlar. Bilgisayar donanım sistemi. Nalbur. Hırdavatçı dükkanı. İletişimi sağlamakta kullanılan araçların tümü.

Hardware store synonyms : smallwares, scraps.