Has no chance türkçesi Has no chance nedir

  • En ufak bir ihtimali bile yok.
  • Şansı yok.

Has no chance ile ilgili cümleler

English: Tom has no chance of succeeding.
Turkish: Tom'un başarma şansı yok.

English: He has no chance of recovering.
Turkish: Onun iyileşme şansı yok.

English: Ali knows he has no chance of winning.
Turkish: Ali kazanma şansı olmadığını biliyor.

English: Tom has no chance of recovering.
Turkish: Tom'un iyileşme şansı yok.

English: He has no chance of succeeding.
Turkish: Onun başarma şansı yok.

Has no chance ingilizcede ne demek, Has no chance nerede nasıl kullanılır?

Has : Dolandırmak. Sahip olmak. Aldatmak. Elde etmek. Kabul etmek. Olmak. Bulunmak. Almak. Yapmak. Göz yummak.

No : Hiç. Olumsuz karar. Aleyhte oy. Gereksiz. Hiçbir. Çerçeve dizi ışıkları. Değil. Hayır. Yok yanıtı. Artık değil.

Chance : Tesadüfi. Tesadüfen olmak. Rastlantısal. Göze almak. Şans eseri olan. Fırsat. İhtimal. Şans. Olanak.

Has no appetite : Yemek istemiyor. Aç değil. İştahı yok.

Has no authority : Güce sahip değil. Yetki veya güç verilmiş değil. Hükmü geçmez. Kontrole sahip değil.

Has no doubt : Kararlı. Şüphesi yok. Emin.

Has no color left : Beti benzi kaçmış.

Has no hope of survival : İyileşme şansı yok. Yaşama ümidi yok.

Has no intention of : - niyetinde değil. -yapmaya kararlı değil. - niyeti yok.

Has no conscience : Hain. Kötü. Doğru ve yanlış bilinci yok. Vicdansız.