Has patience türkçesi Has patience nedir

Has patience ingilizcede ne demek, Has patience nerede nasıl kullanılır?

Has : Sahip olmak. Aldatmak. Elde etmek. Almak. Etmek. Zorunda olmak. Yapmak. Kabul etmek. Bulunmak. Dolandırmak.

Patience : Sabır. Dayanma. Çıdam. Labada. Sebat. Tek kişilik iskambil oyunu. Hasta. Dayanç. Tahammül.

Has a bee in his bonnet : Kafasında sürekli bir düşünce var. Kafasına takmak.

Has a belly full : Kızgın. Bıkkın. Aşırı miktarda var. Gına geldi. Yeterince sıktı.

Has a big mouth : Sessiz kalamaz. Düşünmeden konuşur. Patavatsız. Her şeyi ağızından kaçırır. Sır saklayamaz.

Has a bone to pick with : Biriyle tartışma durumu var. Görülecek bir hesabı var. Sorunun kaynağı ile görüşmesi gereken büyük bir soruna sahip. Biriyle anlaşmazlık durumu var.

Has a car : Arabaya sahip. Otomobile sahip.

İngilizce Has patience Türkçe anlamı, Has patience eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Has patience ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Forbearing : Sabretmek. Hoşgörülü olmak. Dayanıklı. Hoşgörülü. Kendini tutmak. Kaçınmak. Sakınmak. Vazgeçmek. Tahammüllü.

Stoic : Başına gelenler karşısında metanet gösteren. Tahammüllü. Acıya katlanabilen. İtidalini kaybetmeyen. Acıya dayanıklı. Çilekeş. Acılara dayanıklı. Zenon okulundan felsefeci. Zenon'un okulundan olan. Stoacılık.

 

Stoical : Stoik. Tahammüllü. İtidalini kaybetmeyen. Başına gelenler karşısında metanet gösteren. Acılara katlanan. Stoacı. Metin. Acı dayanıklı. Metanet gösteren. Acıya dayanıklı.

Patient : Azimli. Hasta. Sebatkar. Hoşgörülü. Dayanıklı. Mütehammil. Ayırt edemeyen kimse. Katılan.

Long suffering : Hoşgörülü. Tahammüllü. Cefakar.

Uncomplaining : Şikayet etmeyen.

Tolerant : Hoşgörücü. Müsamahakar. Deryadil. Tahammül eden. Katlanan. İdareci. Müsamahalı. Havsalası geniş. Hoşgörülü.

Enduring : Çileli. Uzun süren. Devamlı. Mukavim. Dayanıklı. Tahammüllü. Kalıcı. Payidar. Cefakar. Sürekli.

Has patience synonyms : longsuffering.