Has to do with türkçesi Has to do with nedir

  • -ye yönelik.
  • İle ilgili.
  • -ye bağlı.
  • İçeriyor.

Has to do with ile ilgili cümleler

English: He works at a scientific institute where linguists, literature scholars, historians, sociologists, economists, and other scholars investigate everything that has to do with gnomes.
Turkish: O bilimsel bir enstitüde çalışır, ki orada dilbilimciler, edebiyat bilim adamları, tarihçiler, sosyologlar, ekonomistler ve diğer bilim adamları cücelerle ilgili yapılması gereken her şeyi araştırıyorlar.

Has to do with ingilizcede ne demek, Has to do with nerede nasıl kullanılır?

Has : Kabul etmek. Zorunda olmak. Dolandırmak. Etmek. Elde etmek. Almak. Yapmak. Bkz.have. Bulunmak. Aldatmak.

To : E. Ye. E doğru. -e göre. Oranla. İle. Kala. Arasında. İla. -mek -mak (mastar).

Do : Yetişmek. Etmek. Davranmak. Rolünü üstlenmek. Parti. Yetmek. Neden olmak. Dolandırmak (argo terim). Başarmak. Düzeltmek.

With : Beraber. -e karşın. -la. Li. İle. Birlikte. Canlı. -lı. Nedeniyle. Beraberinde.

Has nothing to do with me : İlgilendirmez beni. Benim yapabileceğim bir şey yok.

Have something to do with : İlgisi olmak. İle ilgisi olmak. İlişkisi olmak.

Nothing to do with : İle hiçbir bağlantısı olmamak. İle ilgisi yok. İle alakası olmamak.

Have to do with : Alakası olmak. İle bir ilgisi olmak. İle ilgisi olmak. Hakkında olmak (as in: bu ders insanlarımızın ikinci dünya savaşı tarihi ile ilgilidir. gibi).

 

Have nothing to do with : İle hiçbir ilişkisi olmamak. İlgisi olmamak. İlişkisini kesmek. İlişiğini kesmek. İle ilgisi olmamak. Alakası olmamak. İlgisini kesmek. İle hiçbir ilgisi olmamak.

İngilizce Has to do with Türkçe anlamı, Has to do with eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Has to do with ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Apropos of : İle bağlantılı.

Pertaining to : Uyan. Yakışan. -e uyan. -e ile ilgili olarak.

In respect to : Bakımından. İle ilgili olarak. -e gelince. Göre. Hususunda.

Of : -den. Li. -in. Den. -li. -dan. Karşı. Yüzünden. Hakkında. Nin.

Towards : Karşı. E karşı. E yakın. Yönünde. -e doğru. -e yönelik. E doğru. Doğru. -e karşı. Bu yöndeki.

With : Beraberinde. -lı. Birlikte. Beraber. Yanına. Canlı. İle beraber. Li. İle. Sayesinde.

Apropos : -e ait. Münasip. Hakkında. Yerinde. Sırası gelmişken. Tam zamanında. Uygun. Zamanı gelmişken.

Relative to : -e ilişkin. Göreli. Hizalama türü. Göreli olduğu. -e dair. Hakkında. Neye göre. İle ilgili olarak. Ait.

With relation to : -nun hakkında. İle ilgili olarak. İle ilişkili. İlişkin olarak. İle ilintili.

Associated with : İlişkilendirilmiş. İşbirliği yapmak. Birleştirmek veya birleşmek. Bağlı. İle. Bağlantı kurmak. İle ilişkili. İlişkili. İttifak yapmak. İle birlikte.

Has to do with synonyms : interested in, concerning, regarding, re.