Hatcheck türkçesi Hatcheck nedir

  • Şapka ve montların muhafaza edildiği oda (örn. restoranda).
  • Vestiyer.
  • Şapka dolabı.

Hatcheck ingilizcede ne demek, Hatcheck nerede nasıl kullanılır?

Hatcheck clerk : Etkinlik veya gösteri esnasında insanların eşyalarını gözetleme görevi olan kişi. Vestiyer görevlisi.

Hatcheck girl : Vestiyerci kız.

Hatched : Kuluçkaya yatırmak. Tarama yapmak. İş çevirmek. İnce ince çizmek. Yumurtadan çıkmak. Civciv çıkarmak. Çıkmak. Gizlice hazırlamak. Olmak. Büyümek.

Hatchel : Keten tarağı. Sıkmak. Rahatsız etmek. Kendir tarağı. Keten taramak. Üzmek.

Hatcheling : Rahatsız etmek. Üzmek. Keten taramak. Kendir tarağı. Sıkmak. Keten tarağı.

Hatchet : Savaş baltası. Nacak. Ufak balta. Küçük balta. El baltası. Balta.

Hatchery : Balık üretme çiftliği. Damızlık su ürünlerinden yumurta ve yavru elde etmek amacıyla kurulan, sağım, kuluçkalama ve yavru büyütme bölümlerinden oluşan kapalı veya yarı kapalı üretim yeri, yavru üretim ünitesi. Kuluçkahane. Kuluçka yeri. Haçeri. Balık üretme yeri. Üretme çiftliği. Kuluçka hanı. Yavru üretim ünitesi. Balık üretme istasyonu.

Hatches : Yumurtadan çıkmak. Büyümek. Tarama yapmak. İş çevirmek. Olmak. Kuluçkaya yatırmak. İnce ince çizmek. Gizlice hazırlamak. Çıkmak. Civciv çıkarmak.

 

Hatcher : Kuluçka makinesi. Kuluçkaya yatan tavuk. Düzenleme. Tasarlama. Kurma. Anaç tavuk.

Hatchers : Anaç tavuk. Tasarlama. Kurma. Kuluçka makinesi. Kuluçkaya yatan tavuk. Düzenleme.

İngilizce Hatcheck Türkçe anlamı, Hatcheck eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Hatcheck ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Check room : Emanet eşya bürosu.

Bank check : Banka çeki. Şahsi bir çek defterinden değil de bankadan alınan çek.

Check : Kontrol. Çek keşide etmek. Tutmak. Kontrolden geçirmek (birini veya bir şeyi). Bagaja vermek (bavulu). Bir kişinin, bir banka ya da başkası üzerinde bulunan alacağının tümünü ya da belirli bir çek karnesi bölümünü diğer bir kişiye ödetmek amacıyla düzenlediği belge, ödeme buyruğu. Gemlemek. Frenlemek. Karelerle kaplamak.

Car : Patlamalı, içten yanmalı, elektrikli bir motor ya da gaz türbiniyle devinen taşıt. Binit. Oto. Motorlu veya motorsuz kara taşıma aracı. Vagonet. İngiltere'de tekerlekli. Vagon. Otomobil. Yolcu taşıyan herhangi bir aracın bölmesi. Yolcu bölümü (balon veya zeplin).

Coatroom : Geçici olaral nesnelerin (giysiler, şemsiyeler, vb.) bırakılabilecekleri oda. Gardrop. Gardırop.

Checkrooms : Emanet. Emanet bürosu.

Cloakroom : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Lavabo. Tuvalet (ingiliz ingilizcesi). Gardırop. Gardrop. Giysilik. Tuvalet. Sinemalarda salona girmeden önce palto, manto gibi üstlüklerin bırakıldığı yer.

Cheque : Çek. Herhangi bir kredi kurumunda hesabı bulunan bir kimsenin, satın aldığı hizmet veya ürün karşılığında para yerine verdiği ve karşılığı banka tarafından ödenen değerli kağıt. Bir kişinin, bir banka ya da başkası üzerinde bulunan alacağının tümünü ya da belirli bir çek karnesi bölümünü diğer bir kişiye ödetmek amacıyla düzenlediği belge, ödeme buyruğu. Hesap. Çek keşide etmek. Çek yazmak. Makbuz. Fiş. Hesap (lokanta veya bar veya gece kulübünde yenilip içilen şeyler için). Adisyon.

 

Cloakrooms : Gardırop. Gardrop. Giysilik. Lavabo. Tuvalet. Tuvalet (ingiliz ingilizcesi).

Hatcheck synonyms : payroll check, cloak room, automobile, coatracks, coatrooms, checkroom, machine, auto, motorcar, coatrack, coat check.

Hatcheck zıt anlamlı kelimeler, Hatcheck kelime anlamı

Unborn : Müstakbel. Henüz dünyaya gelmemiş. Henüz doğmamış. Gelecek. Doğmamış.

Unshaded : Sert (fikir vb.). Gölgelenmemiş. Karartılmamış.