Hatcheling türkçesi Hatcheling nedir

  • Kendir tarağı.
  • Üzmek.
  • Sıkmak.
  • Rahatsız etmek.
  • Keten tarağı.
  • Keten taramak.

Hatcheling ingilizcede ne demek, Hatcheling nerede nasıl kullanılır?

Hatchel : Kendir tarağı. Sıkmak. Üzmek. Rahatsız etmek. Keten tarağı. Keten taramak.

Hatchelled : Üzmek. Sıkmak. Rahatsız etmek. Keten taramak.

Hatcheck : Vestiyer. Şapka dolabı. Şapka ve montların muhafaza edildiği oda (örn. restoranda).

Hatcheck clerk : Etkinlik veya gösteri esnasında insanların eşyalarını gözetleme görevi olan kişi. Vestiyer görevlisi.

Hatcheck girl : Vestiyerci kız.

Hatchet face : At suratlı. İnce ve zayıf yüz.

Hatchet job : Adam asma. İdam. Ağır eleştiri. Hain saldırı.

Hatchery : Üretme çiftliği. Balık üretme çiftliği. Kuluçka yeri. Damızlık su ürünlerinden yumurta ve yavru elde etmek amacıyla kurulan, sağım, kuluçkalama ve yavru büyütme bölümlerinden oluşan kapalı veya yarı kapalı üretim yeri, yavru üretim ünitesi. Balık üretme yeri. Haçeri. Yavru üretim ünitesi. Kuluçkahane. Kuluçka hanı. Balık üretme istasyonu.

Hatcheries : Balık üretme istasyonu. Kuluçka hanı. Üretme çiftliği. Haçeri. Balık üretme çiftliği. Kuluçka yeri. Balık üretme yeri.

Hatchet : El baltası. Ufak balta. Savaş baltası. Nacak. Balta. Küçük balta.

İngilizce Hatcheling Türkçe anlamı, Hatcheling eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Hatcheling ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Hackling : Çentmek. Boyun tüyleri. Keten tarağından geçirmek. Keten tarağı ile taramak. Yontulmak. Horozun boynundaki uzun tüyler. Yontmak. Parçalamak. Parçalanmak.

Badgering : Rahat vermemek. Kızdırmak. Yakasını bırakmamak. Başının etini yemek (argo terim). Eziyet etme. Gücendirmek. Eziyet etmek.

Agitate : Sarsmak. Tahrik etmek. Galeyana getirmek. Çalkalanmak. Kamuoyunu kışkırtmak. Dalgalandırmak. Kışkırtmak. Acı vermek. Çalkalamak.

Aggrieve : İncitmek. Kırmak. Gücendirmek. Mağdur etmek. Rencide etmek. Mağdur duruma düşürmek. Kederlendirmek.

Ail : Sıkıntıya sebep vermek. Hasta olmak. Güçsüzleşmek. Sıkıntıya sebebiyet vermek. Rahatsız olmak. Sıkıntıya neden olmak. Hastalanmak. Sıkıntıya sebep olmak.

Flax comb : Keten tarağı flaxen soluk sarı. Ketenden.

Hatch : Tarama yapmak. Ambar ağzı. Kurmak (kumpas). Büyümek. Olmak. Kuyu ağzı. Embriyonun yumurtadan çıkması. Gizlice hazırlamak. İş çevirmek. İnce ince çizmek.

Ripple : Çağlama. Sıvıların yüzeyinde oluşan cm basamağında dalga boylu yüzey gerilim dalgaları. Çağlayarak akmak. Şapırdamak. Hafifçe dalgalanmak. Dalgalandırmak. Şarıltı. Hafifçe dalgalandırmak. Şırıltı. Dalgacık.

Bug : Gıcık etmek. Canını sıkmak. Gizli mikrofon. Saplantı. Merak. Hata ya da güçlük. Tutku. Tutkun. Yanlış. Gizli dinleme aygıtı yerleştirmek.

Affect : Bozmak. Duygulandırmak. Sevmek. Etkilemek. Tutmak. Sarsmak. Değiştirmek. Duyguları etkilemek. Gibi davranmak.

Hatcheling synonyms : bothering, shading, hachure, badger, birthing, aggrieves, birth, parturition, break up, bother, baited, afflicting, hatchelled, hackled, chagrining, affects, bite, astringing, astringed, ailed, afflicts, badgered, astringe, burthen, cast down, hatchel, bait, annoys, hemp, agitating, act up, hackle, annoy.