Hatful türkçesi Hatful nedir

  • Şapka dolusu.
  • Çok fazla miktarda.

Hatful ingilizcede ne demek, Hatful nerede nasıl kullanılır?

Hatfuls : Çok fazla miktarda. Şapka dolusu.

Hat in hand : Alçakgönüllü biçimde. Mütevazi. Mütevazı biçimde. Alçakgönüllü.

Hat matrix : Şapka dizeyi. Şapka matrisi.

Hat peg : Şapka askısı.

Hat press : Şapka kalıbı.

Hat stand : Şapka askısı. Portmanto.

Pass the hat round : Şapka gezdirerek para toplamak. Parsa toplamak. (bir gruptan vb.) para toplamak. Şapka gezdirmek.

Send the hat round : Şapka gezdirerek para toplamak. Bağışları toplamak. Teklifleri toplamak. Şapka gezdirmek.

Took his hat off to : Onurlandıran. Saygı gösteren. Şapka çıkaran. Şapkasını çıkaran. Son derece saygı gösteren. Takdir eden.

Hat shop : Şapkacı dükkanı.

İngilizce Hatful Türkçe anlamı, Hatful eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Hatful ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Containerful : Kap dolusu.

Too much : Çok pahalı. Ziyade. Haddinden fazla. Çok fazla. Fazla. Pek çok. Aşırı.

Mickle : Çok büyük. Küçük miktar. Az miktar. Çok miktar.

Passel : Büyük yığın. Bir grup insan. İnsanların bir araya gelerek oluşturdukları topluluk. Büyük küme.

Mint : Uydurmak. Darphane. Nane. Geçmişte altın, gümüş ve bakır gibi madenlerden para basan ya da madeni sikkeleri eritip külçe haline getiren günümüzde ise ufaklık madeni paraları basan, kamu denetimindeki kurum. Ballıbabagiller (labiatae) familyasından, çiçekleri er dişi, çanak yaprakları ışınsal, taç yaprakları tek simetrili, fındıksı tip meyveleri olan, mentol kapsadığı için tıpta kullanılan, ülkemizde 7 türle temsil edilen, çok yıllık, otsu türleri olan bir cins. İcat etmek. Altın, gümüş, maden ya da kağıt paraların basıldığı yer. Para kesmek. Para basmak. Para basımevi.

 

Spate : Akın. Sel. Büyük miktar. Su taşkını. Kalabalık. Sağanak.

Haymow : Samanın saklandığı yer. Ambar içinde saklanan saman. Samanlık. Tınaz.

Heap : Bir sürü. Tepeleme doldurmak. Yüklemek. Kümelemek. Yığmak. Çok miktar. Ağzına kabar doldurmak. Yağdırmak (hediye veya hakaret). Ağzına kadar doldurmak. Küme.

Sizably : Çokça. Hatırı sayılır miktarda. Oldukça. Epeyce. Çok.

Deal : Kağıtları dağıtma sırası. Dağıtmak. İlgilenmek. Patlatmak. Oyun kağıdı dağıtmak. Değinmek. Anlaşma. Kağıt dağıtmak. Miktar. Alışveriş etmek.

Hatful synonyms : large indefinite amount, good deal, quite a little, large indefinite quantity, great deal, sizeably, slew, flood, muckle, mess, mass, ever so much, lot, deluge, too many, sight, hatfuls, batch, flock, plenty, wad, peck, torrent, stack, inundation, a hell of a lot, pile, raft, pot, mountain, tidy sum.