Have a roving eye türkçesi Have a roving eye nedir

  • Gözü dışarıda olmak.
  • Çapkın olmak.

Have a roving eye ingilizcede ne demek, Have a roving eye nerede nasıl kullanılır?

Have : Yaptırmak. Elinde bulunmak. Bulunmak. Olmak. -si olmak. Sahip olmak. Elde etmek. Dolandırmak. Etmek. Malik olmak.

A : En yüksek not. Miktar belirtir. La (müzik terimi). Argonun simgesi. Amperin simgesi. Herhangi bir. Atom ağırlığı. Belirli bir tür veya nitelikteki. İngiliz alfabesinin birinci harfi. (herhangi) bir.

Roving : Göçebe. Uçan. Gezici. Aylak. Düzensiz. Dolaşan. Başıboş. Seyyar. Başıboş dolaşma. Gezginci.

Eye : Belirli insanların ya da hayvanların içindeki etkili, çarpıcı, hatta öldürücü olduğuna inanılan gücü ya da akımı dışa vurmasına aracı olan örgen. Gözünü dikip bakmak. Nazar. Dişi kopça. Işığa duyarlı olan ve görmeyi sağlayan, çeşitli hayvanlarda basit göz, bileşik göz gibi farklı yapılarda ve sayılarda bulunan organ. insanda, kafatasının orbit denilen çukuruna yerleşmiş, dışta sklera ve kornea tabakaları, ortada damar tabaka (koroit, silli cisimcik, iris) ve içte retina tabakasından oluşan, irisin önünde ve arkasında ön ve art odalar bulunan, bütün tabakaların çevrelediği en iç kısmı dolduran camsı (vitröz) maddeden yapılmış bir çift organ. Göz. Gözlemek. Halka. Gözetlemek. İzlemek.

 

Have a baby : Bebeği olmak. Doğurmak. Çocuk sahibi olmak.

Have a bad name : Adı çıkmış olmak. Kötü şöhreti olmak.

Have a bad night : Kötü bir gece geçirmek.

Have a bad temper : Huysuz olmak. Asabi olmak.

Have a bad record : Kötü şöhreti olmak. Kötü tanınmak.