Havoc türkçesi Havoc nedir

Havoc ile ilgili cümleler

English: The hurricane has already caused havoc in the Caribbean.
Turkish: Kasırga zaten Karayipler'de hasara neden oldu.

Havoc ingilizcede ne demek, Havoc nerede nasıl kullanılır?

Make havoc of : Kırıp geçirmek. Mahvetmek. Harap etmek. Altüst etmek. Harabeye çevirmek.

Play havoc with : Altüst etmek. Mahvetmek. Kırıp geçirmek. Harap etmek.

Wreak havoc on : Kasıp kavurmak. Mahvetmek. Çok zarar vermek.

Wreak havoc with : Altüst etmek.

Cause havoc : Zarar vermek. Berbat etmek.

Havana chart : Havana çerçeve sözleşmesi. Birleşmiş milletler bünyesinde uluslararası ticaret örgütü’nün oluşturulmasını öngören, 1948 yılında küba'nın başkenti havana'da 50 ülke tarafından imzalanan, ancak gerekli ülke çoğunluğu tarafından onaylanmadığı için işlerlik kazanamamış sözleşme.

Havocs : Hasar. Kargaşa. Ziyan. Zarar ziyan. Yıkım. Düzensizlik. Büyük hasar. Zarar. Tahribat. Karışıklık.

Havana cigar : Havana purosu.

Havana : Florida eyaletinde yerleşim yeri. Kansas eyaletinde şehir. Kuzey dakota eyaletinde şehir. İllinois eyaletinde şehir. Havana purosu.

Havazelet : Kadın ismi (ibranice).

İngilizce Havoc Türkçe anlamı, Havoc eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Havoc ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Confusion : Keşmekeş. İki markanın, birbirine ayırt edilemeyecek derecede benzemesi. Karmaşa. Konfüzyon. Bir soru, bir sınar ya da bir anlatımda terimlerin bulanıklığından ya da öğelerinin düzensizliğinden doğan anlam ya da kavram kargaşası. Sersemlik. Birbirine karıştırma. Bozulma.

Debacle : Felaket. Ani çöküntü. Çökme. Yenilgi. Musibet. Fiyasko. Ani çökme. Bozgun. Buzulun erimesiyle ani su baskını. Çöküş.

Broils : Izgara yapmak. Pişmek. Kızartmak. Izgarada kızartmak. Yanmak. Gürültü. Izgara. Tartışma. Kavga. Kavrulmak.

Devastation : Harap etme. Perişan olma. Tahrip. Yakıp yıkma. Haraplık. Mahvetme.

Detriment : Muzır. (yurt vb) oda tamir tazminatı. Muhatara.

Damage : Zarara uğratmak. Bir malda kırılma, dökülme, bozulma gibi istek dışı nedenlerle ortaya çıkan zarar. Karşıtlarının içgüdüleri dışında mal değerlerini yitirici nitelikte çıkagelen yıkım, döküm, dokunca gibi etkenler. Değerini düşürmek. Zedelemek. Bilgisayar, iktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Yıkım-döküm. Hasara uğratmak.

Damnation : Bela. Cehennem cezası. Lanetleme. Mahkum etme. Lanetlenme. Lanet.

Damages : Zarar ziyan tazminatı. Zarar bedeli. Ziyan bedeli. Tazminat. Masraf. Fiyat.

Catabolic : Metabolizma ile alakalı. Yıkımla ilgili. Enerji açığa çıkması için vücuttaki hayvan ve bitki materyallerinin metabolik bozulması ile alakalı (biyoloji terimi). Katabolik.

Disservice : Zararlı davranış. İncitici davranış. Kırmak. İncitmek. Kötülük. Zararlı iş.

 

Havoc synonyms : harm, brouhaha, damnum, endamagement, cataclysm, brouhahas, depredation, addlement, broil, blight, destructions, disadvantage, derogation, babel, ravages, choppiness, disturbance, bedevilment, abnormal, anarchism, bungle, bedlams, balls up, big fuss, mayhem, depredations, cataclysms, bumpiness, cobwebs, bad, mischiefs, croppers, anarchy.

Havoc ingilizce tanımı, definition of Havoc

Havoc kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Waste. To destroy. To lay waste. A cry in war as the signal for indiscriminate slaughter. Wide and general destruction. Devastation. To devastate.