Hawing türkçesi Hawing nedir

  • Kem küm etmek.
  • Hımlamak.

Hawing ile ilgili cümleler

English: The permafrost is thawing.
Turkish: Kutuplardaki buz tabakası eriyor.

Hawing ingilizcede ne demek, Hawing nerede nasıl kullanılır?

Chawing : Yutmadan çiğnemek. Çiğnemek (özellikle tütün).

Heehawing : Anırma. Anırtı. Eşek anırması. Anırmak.

Semen thawing : Dondurulmuş spermayı çeşitli usül ve yöntemlerle çözdürme. Spermayı çözdürme.

Semen thawing unit : Sperma çözdürme cihazı. Payet içerisinde dondurulmuş spermayı çözdürmek için, su alabilen haznesi bulunan ve 37-38 oc de termostatlı olarak kontrol edilebilen, 12 v’luk adaptörle arabanın çakmaklığına takılarak çalıştırılabilen bir cihaz.

Thawing : Erime. Buz çözülmesi. Çözme. Buzu çözülmek. Açmak. Eritmek. Açılmak. Çözülme. Erimek. Buzun çözülmesi.

Hee haw : Ai. Anırmak. Anırma. Eşek anırması. Anırma sesi. Eşeklerin çıkardıkları ses.

Haw : Öhöm. Geviş. Kem küm etmek. Hımlamak. Akdiken. Alıç. Hım. Beyaz diken. Kem küm. Edren.

Hem and haw around : Evelemek gevelemek. Kem küm etmek.

Wappenshawing : Eskiden iskoçya'da bulunan silahlı birlik.

Haw haw : Kahkaha.

İngilizce Hawing Türkçe anlamı, Hawing eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Hawing ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Hummed : Vınlamak. Mırıldamak (şarkı). Harıl harıl çalışmak. Vızlamak. (şarkı) mırıldanmak. Vızır vızır çalışmak. Vızıldamak. Uğuldamak. Mırıldanmak.

Beetle : Kanatlılardan herhangi bir böcek. Kakmak. Tokmak. Böcek. İri kara böcek. Sarkmak. Dövmek. Tokmaklamak. Kınkanatlı böcek. Çakmak.

Hang up : -e kafasını takmak. Kapamak (telefon). Telefonu kapamak. -i çok beğenmek. Kapamak. Çamaşır asmak. Telefon kapatmak. İçin yanıp tutuşmak. Telefonu kapatmak. Ertelemek.

Move : Tahrik etmek. Duygulandırmak. Hareket. Taşımak. İlerlemek. Taşınmak. Kıpırdamak. Kıpırdanmak. Oynamak. Oynatmak.

Haw : Beyaz diken. Kem küm. Alıç. Hım. Edren. Geviş. Akdiken. Öhöm.

Hum : Seslendirmede filmdeki taneciklerden ileri gelen gürültü. sinema/tv. okumada, yükselteçten ileri gelen gürültü. elektrik devresindeki yinelenimin seslendirme araçlarındaki gürültüsü. tv. televizyonda, elektriksel imin görüntüde çizgi olarak beliren etkisi. Vınlamak. Vızıldama. Harıl harıl çalışmak. (şarkı) mırıldanmak. Hımlama. Mırıldamak (şarkı). Vızıltı. Uğultu.

Overhang : Tehdit etmek (tehlike vb). Altı oyulmuş yalı yar çeperi. Asıl kaya. Üzerine süslü şeyler asmak. Sarkmak. (kemerin vb) üzerinden sarkmak. Üzerine sarkmak. Çıkma. Çıkıntı oluşturmak. Tehdit etmek.

Hem and haw around : Evelemek gevelemek.

Wind up : Çekmek (manivela vb'ni çevirerek). Kapamak (hesap). Çevirmek. Araba camını açmak. Kıvırmak. Sarmak. Sarıp sarmalamak. Boylamak. Döndürmek. Yumak yapmak.

Swing : Zaman dizilerine ilişkin bir genel eğilim çizgesinde gözlenen iniş -çıkışlar. İpe çekilmek. Hoş bir ritimle çalmak. İşletmek. Başarmak. Sallanış. Çark etmek. Bir durumdan başka bir duruma geçivermek. Yumruk savurmak.

 

Hawing synonyms : hemmed, hum and haw, hawed, shuffled, haws, hemming, displace, drop, hem, dangle, shuffles, hems, shuffle, hums.

Hawing zıt anlamlı kelimeler, Hawing kelime anlamı

Closed : Kapanmış. Yumuk. Kapanık. Kapatılmış. Örtük. Kapalı. Bloke edilmiş. Basına kapalı. Donmuş.