Overhang türkçesi Overhang nedir

  • Üzerine sarkmak.
  • Asıl kaya.
  • (kemerin vb) üzerinden sarkmak.
  • Jeoloji alanında kullanılır.
  • Çıkıntı oluşturmak.
  • Yakın olmak.
  • Çıkma.
  • Çıkıntı yapmak.
  • Altı oyulmuş yalı yar çeperi.
  • Sarkmak.
  • Üzerine süslü şeyler asmak.
  • Tehdit etmek.
  • Tehdit etmek (tehlike vb).

Overhang ingilizcede ne demek, Overhang nerede nasıl kullanılır?

Fence overhang : Alt veya üst çıkıntı aralığı.

Fraction bar overhang : Kesir çizgisi çıkıntısı.

Overhanging : Yakın olmak. Çıkıntı yapmak. Sarkmak. Üstten asılmış. Tehdit etmek. Sarkık. Üzerine sarkmak.

Overhangs : Tehdit etmek. Yakın olmak. Sarkmak. Üzerine sarkmak. Çıkıntı yapmak.

Beam with overhange : Çıkmalı kiriş.

Overhands : Eli omuzlardan daha yüksek olan. Yukarıdan aşağı inen.

Overhasty : Aşırı aceleci. Aşırı telaşlı. Fazlasıyla sabırsız. Tezcanlı. Aşırı tez canlı.

Overhastily : Aşırı hızlı bir şekilde. Aşırı aceleci bir şekilde. Alelacele.

Overhand stope : Üstten dişli kazı.

Overhand : Eli omuzlardan daha yüksek olan. Yukarıdan aşağı doğru yapılan (vuruş). Yukarıdan aşağı inen.

İngilizce Overhang Türkçe anlamı, Overhang eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Overhang ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abrasive power : Aşındırıcı güç. Akarsuyun aşındırma gücü. Aşındırıcı kuvvet. Akarsuyun ve akarsuyla taşınan katı maddelerin, devimsel enerjileri arasındaki orantı.(akarsuyun devimsel m . v2 enerjisi = m . v2; taşınan maddelerin devimsel enerjisi = -»- dir. m = suyun kütlesi, v = akarsuyun hızı, m = maddelerin kütlesi, v = taşınan maddelerin hızı.).

 

Projecting : Projesini hazırlamak. Atmak. Pörtlek. Tasarlamak. Çıkık olmak. Çıkık. Çıkıntılı. Fırlatmak. Taşkın.

Intimidate : Sindirmek. Yıldırmak. Şiddetle ikaz etmek. Gözdağı vermek. Gözünü korkutmak. Posta koymak. Korkutmak. Duman attırmak.

Balconies : Balkon.

Alcalic fumarole : 100-200 derece sıcaklıkta, nh2 cl, co2, h2s ve h2o bileşimli gazlar çıkaran fumaroller. Alkali tüten.

Dangles : Sarkma. Asılıp sallanmak. Asılmak. Asıp sallamak. Sarkıtmak. Asılı tutmak. Asılı durup sallanmak. Sallanmak. Sallamak.

Adjacent rock : İçine magma ya da madde sokulmuş yan yana bulunan kayaç. Yantaş.

Projection : Öznel bir yaşantıyı dış dünyaya bağlama; örneğin bireyin bir nesne, kişi ya da toplumsal kümede tasarladığı nitelikleri, duyguları ya da tutumları gerçekten varmış gibi düşünmesi. Proje. Öngörme. Tahmin. Bilgisayar, ekonomi, fizik, tiyatro, sosyoloji, jeoloji alanlarında kullanılır. Gösterim. Bir ışık kaynağından çıkan ışınlar yoluyla aygıta sürülen diyapotifizin görüntüleme eylemi. 2 -bu yolla oluşan görüntü. Oranlama. Çıkıntı. Seans.

Cantilevering : Manivela. Sundurma. Dirsekli bir kol. Dirsek. Konsol. Konsol yapmak. Dirsekli. Destek.

Jut out : Çıkmak. Çıkık olmak.

Overhang synonyms : corbel, adventive cone, be in sight, bulges, covings, depend from, absolute age, projected, corbels, impends, projects, bow window, after shock, algonkian, menace, project, beetle, protrude, depend, corbeling, carets, menaces, alkali rocks, bulge, draped, droop, draping, annotation, acid fumarole, aggregats, impended, juts, intimidates.

 

Overhang ingilizce tanımı, definition of Overhang

Overhang kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Also, the measure of the projection. To jut over. As, the overhang is five feet. A projection. To impend or hang over. In a general sense, that which just out or projects.