Projecting türkçesi Projecting nedir

Projecting ingilizcede ne demek, Projecting nerede nasıl kullanılır?

Projectile : Mermi. Projektil. Atılan cisim. Fırlatılan. Roket. İtici. Fırlatıcı. Büyük hızla atılan ve bu sırada edindiği devinirlik ile devinimini sürdüren nesne. Atma.

Projectiles : Atıcı. Atılan cisim. Kurşun. Mermi. Fırlatılan. Roket. Fırlatıcı. Projektil. İtici.

Projection : Planlama. Çıkıntı. Sesi fırlatma. Işıklı bir kaynaktan sahneye, sahne üstüne, bir ekrana ya da perdeye yansıtılan resim ya da yazı. Öngörme. Oranlama. İrtisam. Yansıtma. Atış. Bilgisayar, ekonomi, fizik, tiyatro, sosyoloji, jeoloji alanlarında kullanılır.

Projection aperture : Gösterici penceresi. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Göstericide bir yandan merceğe, bir yandan gösterici ışıtacına açılan; film, aralı devinim sırasında önünde durduğunda, üzerindeki resmin görüntülüğe yansıtılmasına yarayan, dikdörtgen bir çerçeveyle çevrelenen delik. 35 mm'lik göstericide akademi örtüsüyle çevrelenen delik.

Projection axis : Gösterici merceği ekseninin görüntülük üzerine dek giden varsayımsal uzantısı. Gösterim ekseni. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

 

Projection head : Resim bölümü. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Göstericinin, görüntüleri yansıtmaya yarayan bölümü. ses bölümünün karşıtı.

Projection lamp : Göstericide, film üzerindeki resimleri görüntülüğe yansıtmakta kullanılan güçlü ışık kaynağı. Projeksiyon lambası. Gösterici ışıtacı. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Projection matrix : İzdüşüm dizeyi.

Projection gate : Projeksiyon penceresi.

Projection mapping : İzdüşüm gönderimi.

İngilizce Projecting Türkçe anlamı, Projecting eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Projecting ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Bulgiest : Şişmiş. Şişkin. Şiş. Pırtlak. Kabarık. Karınlı.

Raised : Mayalı. Yükselmiş. Kalkık. Mayalanmış. Zamlı. Kabartma. Kabarık. Yükseltilmiş.

Cast aside : Başından savmak. Kurtulmak. Başından atmak. Bir kenara bırakmak. Çevresinden uzaklaştırmak. İhmal etmek. Kenara atmak. Bir kenara atmak. Kenara koymak.

Blustering : Şamatacı. Yüksek ve haşin bir şekilde esme. Sert (esme). Şiddetli. Gürültücü. Rüzgarlı. Tehdit etmek. Tehditle. Sert bir şekilde esme (blustering winds {sert rüzgarlar} gibi).

Chuck away : Kaybetmek. İsraf etmek. Tepmek. Boşa harcamak. Savurmak.

Pass on : Geçmek. Gecikmeden gitmek. Devretmek. Devam etmek. Göçmek. Vefat etmek. Karar vermek. Geçirmek. Ölmek.

Chucked : Savurmak. Bırakmak. Vazgeçmek. Son vermek. Çenesini okşamak. Kusarak çıkarmak. Gıdaklamak. Kusmak. İstifra etmek.

Belched : Çıkarmak duman. Fışkırmak. Çıkarmak (duman). Püskürtmek. Geğirti. Çıkarma. Püskürmek. Geğirmek. Duman çıkarmak.

 

Blueprint : Karalama. Mavi kopya çıkarmak. Plan. Mavi kılavuz. Mavi kopya. Kılavuz. Planı mavi kağıda çekmek. Taslak. Proje. Teknik bilginin yer aldığı mavi sayfalı kitap.

Protruding : Fırlak. Dışa çıkık. Dışarıda.

Projecting synonyms : sticking out, bungs, chart, out of joint, bulgy, externalizing, protuberant, charted, axe, projected, mirror, conceive, floods, cashiering, image, blue print, cataracts, bulgier, complete luxation, mirroring, arranges, cogitating, calculate, delirious, cast around, catapulting, protrude, obtrusive, boisterous, catapulted, externalize, charts, cashiered.

Projecting zıt anlamlı kelimeler, Projecting kelime anlamı

Intrusive : Zorla giren. Kullanışsız. Zorla içeri giren. Araya giren. Mütecaviz. İzinsiz giren. Elverişsiz. Davetsiz. Sırnaşık. İzinsiz ve davetsiz giren.