Raised türkçesi Raised nedir

Raised ile ilgili cümleler

English: Ali pulled out his sword and raised it.
Turkish: Ali kılıcını çıkardı ve onu kaldırdı.

English: Ali raised an interesting question at our meeting.
Turkish: Ali toplantımızda ilginç bir soru gündeme getirdi.

English: A student raised his hand when the teacher finished the reading.
Turkish: Öğretmen okumayı bitirdiğinde bir öğrenci elini kaldırdı.

English: Ali raised his arm.
Turkish: Ali kolunu kaldırdı.

English: Ali raised his arms.
Turkish: Ali kollarını kaldırdı.

Raised ingilizcede ne demek, Raised nerede nasıl kullanılır?

Raised hell : Karışıklık çıkarmak. Kıyameti koparmak.

Raised tail : Kuyruk tutma. Arap atının dörtnal koşarken kuyruğunun yukarı kalkarak havada s harfi şeklinde bir kıvrım yapması.

Raised up : Kaldırmak.

Be raised to the bench : Yargıç olarak atanmak. Hakimliğe getirilmek.

Appraised value method : İşletmede bulunan varlıkların değerlemeyi yapanlarca saptanacak değer biçme temeline göre uygulanması yöntemi. Değerlemede değer biçme yöntemi.

Praised : Methetmek. Övmek. Şükretmek. Övülen. Övülmüş.

Braised beef : Sığır eti rosto.

Unraised : Kaldırılmamış. Yükseltilmemiş. Arttırılmamış.

 

Braised : Kendi suyuyla kısık ateşte pişirilmiş. Ağır ateşte pişmiş. Ağır ateşte pişirilmiş.

Reappraised : Yeniden değerlendirmek. Tekrar değer biçmek.

İngilizce Raised Türkçe anlamı, Raised eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Raised ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Ennobled : Asilleştirilmiş. Soylulaştırmak. Ulvileştirilmiş. Yüceltmek. Yükseltmek. Asalet verilmiş. Asilleştirmek.

Enriched : Artırılmış. Zenginleştirilmiş. Geliştirilmiş. Rafine edilmiş. Arıtılmış. Zenginleştirilen.

Bunchier : Salkımlar halinde yetişen. Demet halinde.

Salient : Sıçrayan. Çıkık. Dikkat çeken. Dikkat çekici. Önemli. Atlayan. Fışkıran. Çarpıcı. Göze çarpan. Dış.

Elevating : Moralini yükseltme. İhya etme. Yükseğe kaldırılmış. Bir üst makama atama. Yüceltilmiş. Yükseltme. Yüceltme. Terfi ettirme. Övülmüş.

Decorated : Dekore. Bezenmiş. Süslü. Dekore edilmiş. Süslenmiş.

Uprights : Direk. Kuyruksuz piyano. Dik uzanan. Dik. Dik duran şey. Kale. Namuslu. Doğru. Dikey.

Bumpy : Engebeli. Yamru yumru. Tümsekli. Şöyle böyle. İnişli çıkışlı. Sarsıntılı. Bozuk tempolu. Bozuk. Arızalı.

Ledgy : Düz çıkıntıları olan. Dar yatay izdüşümleri olan.

Raised synonyms : elevated, up, mothery, standup, mayan, bouffant, adorned, denticulated, brocaded, barmy, glyph, bossing, obtrusive, fermented, mountant, embossed, upright, glyphs, bunchy, embossments, dragging, convex, baggings, embossing, zymoid, bulgier, bouffants, enhanced, erect, brushy, upraised, mayans, bagging.

Raised zıt anlamlı kelimeler, Raised kelime anlamı

 

Lowered : İndirmek. Somurtmak. Küçük düşürmek. İnik. Karartmak. Alçaltmak. Düşürmek. Küçültmek. Alçaltılmış. Surat asmak.

Raised antonyms : unadorned.

Raised ingilizce tanımı, definition of Raised

Raised kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : As, raised or embossed metal work. Lifted up. Showing above the surroundings.