Ledgy türkçesi Ledgy nedir

  • Çıkıntılı.
  • Dar yatay izdüşümleri olan.
  • Düz çıkıntıları olan.

Ledgy ingilizcede ne demek, Ledgy nerede nasıl kullanılır?

Fledgy : Tüylü (kuş). Tüyle kaplı.

Ledge : Çıkıntı. Güverte altlarında kemerelere ek kiriş. Pencere pervazı. Rafa benzer düz çıkıntı. Tepsi kenarı. Yatay kuşak. Resif. Raf gibi düz çıkıntı. Korniş. Düz çıkıntı.

Ledge sill : Dayanmalık.

Ledgeless : Çıkıntısız. Çıkıntısı olmayan. Pervazsız. Düz çıkıntısı veya çıkıntıları olmayan.

Ledger : Travers. Ana hesap defteri. İleride olma. Kalıp yatay öğesi. Defteri kebir. Üst germe. Büyük defter. Kuşak. Kütük. Mezarın kapak taşı.

Ledgers : İleride olma. Ana defter. Ana hesap defteri. Ledger. Travers. Mezarın kapak taşı. Kütük. Üst germe. Büyük defter. Kuşak.

Ledger journal : Yevmiyeli defteri kebir. Defterikebirli yevmiye. Günlük ve büyük yazılıklar yöntemini kapsayan ve sonuçlarını bir arada veren iki ayrıntılı yazılık. Günlük büyük yazılık. Defteri kebirli günlük defter.

Ledger line : Yardımcı çizgi. Ek çizgi. Gergin misina. Yardımcı nota çizgisi. Ucu su dibine oturan misina.

Allotment ledger : Her çeşit ödenegin niceliğini ve yerlerini ayrıntılarıyle gösteren yazılık. Tahsisat defteri kebiri. Tahsisat ana hesap defteri. Ödenek yazılığı. Tahsisat yardımcı defteri.

 

General ledger : Defter-i kebir. Büyük defter. Defterikebir. Defteri kebir. Büyük yazılık. Ana sayışımların türlerine göre ayrı ayrı yerlerde işlenilmesini, bunların aylık gidişlerinin izlenimini sağlayan ve çıkarılacak genel dengelere dayanak olan büyük yazılık.

İngilizce Ledgy Türkçe anlamı, Ledgy eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Ledgy ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Ledgier : Pervazı olan.

Nervy : Gergin (kimse). Sinirleri bozuk. Sinirli. Küstah. Çekingen. Asabi. Ürkek. Gergin. Yüzsüz (amerikan ingilizcesi). Yüzsüz.

Bumpy : Sarsıntılı. Tümsekli. İyi kötü. Bozuk tempolu. Düzensiz. Arızalı. Yamru yumru. İnişli çıkışlı. Şöyle böyle.

Tense : Sıkı. Kip. Stres içinde. Stresli. Gerilmiş. Germek. Zaman. Çekimli fiilin karşıladığı kılış veya oluşun içinde geçtiği zaman dilimi: şimdiki zaman, geçmiş zaman, gelecek zaman, geniş zaman vb. fiildeki zaman basit zaman ve birleşik zaman olarak ikiye ayrılır: yazıyor, yazdı, yazacak, yazmış, yazdıydı, yazıyormuş, yazsa, yazmalı, evdeydi vb. || — sen söyle allahını seversen, dedi, bir çocuk ötekine maymun türk mü demiş ne.. o da ona taş atmış. sen tafsilatını daha iyi bilirsin. inzibat meclisleri toplanacakmış. gençlerimiz burada hitabeler irade ediyorlar. taş atan çocuğun kovulmasına rey verenler(...) nasıl dedi bakayım? eşekmişler amma türk de değilmişler onu konuşuyorduk (p. safa, biz insanlar, s. 48) vb. ayrıntı için bk. basit zaman, birleşik zaman. Gergin.

Serrated : Dişli. Diş diş. Tırtıklı. Testere dişli. Dış diş. Testere gibi uçları olan. Testere gibi dişli. Girintili. Tırtıllı.

 

Overstrung : Aşırı duyarlı ve heyecanlı. Çok gergin. Gergin (kimse). Aşırı gergin. Fazla heyecanlı. Sinirli.

Obtrusive : Sırnaşık. Rahatsız edici. Askıntı. Yılışık. Sıkıntı veren. Çok dikkat çekici. Kendini fazlasıyla hissettiren. Zorla sokulan. Göze batan.

Jittery : Korku içinde. Sinirli. Çok sinirli. Gergin (kimse). Asabi. Siniri tepesinde. Gergin.

High strung : Gergin (kimse). Sinirleri gergin. Çok sinirli. Gergin. Asabi. Sinirli.

Tall : Yüksek. ...boyunda. Abartılı. Boylu. Uzun. Levent. Tığ gibi. Uzun boylu. Boyunda. Boylu boslu.

Ledgy synonyms : tall growing, ribbed, jutty, jumpy, restive, highly strung, raised, protruding, protuberant, protrusive, salient, bulgy, denticulated, prominent, uptight, projecting.

Ledgy zıt anlamlı kelimeler, Ledgy kelime anlamı

Relaxed : Rahatlamış. Gevşemiş (kişi). Gevşemiş. Yumuşamış. Gevşek.

Short : Kasa açığı. Kontak. Alçak. Kısa metrajlı film. Noksanlık. Kısa okunuşlu ünlü. Az. Kısa hece. Kısa devre. Kısa.

Ledgy ingilizce tanımı, definition of Ledgy

Ledgy kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Abounding in ledges. Consisting of a ledge or reef. As, a ledgy island.