Hawks türkçesi Hawks nedir
- Atmaca.
- Açgözlü ve saldırgan tip.
- Sıvacı tahtası.
- Boğazını temizleme.
- Gündüz yırtıcıları.
- Şahinler.
- Biyoloji alanında kullanılır.
- Harç tahtası.
- Doğan.
- Şahin.
- Öksürerek balgam çıkarma.
- Sertlik yanlısı politikacı.
- Kuşlar (aves) sınıfının, kartallar (falconiformes) takımından, çengel gagalı, sivri ve kıvrık tırnaklı, bütün dünyaya yayılmış iyi uçan yırtıcı kuşları içine alan bir alt takım.
Hawks ile ilgili cümleler
English: Twenty sparrowhawks flee before an owl.
Turkish: Yirmi atmaca bir baykuşun önünde kaçtı.
English: The Lions had an easy win over the Hawks.
Turkish: Aslanların şahinler üzerinde kolay bir galibiyeti vardı.
Hawks ingilizcede ne demek, Hawks nerede nasıl kullanılır?
Doves and hawks : Güvercinler ve şahinler. Ilımlılar ve sertler.
Hawksbill turtle : Şahin gagalı kaplumbağa.
Hawkshaw : Hafiye. Ajan. Dedektif.
Hawkshaws : Dedektif. Ajan. Hafiye.
Goshawks : Şahin. Gök doğan. Çakırdoğan. Büyük atmaca. Çakır. Bayağı doğan. Doğan. Çakırkuşu. Atmaca.
Mohawks : Amerikan ıroquois kızılderili kabilesi üyesi. Mohavk. New york eyaletinde yerleşim yeri. Kızılderili saçı gibi kenarları kazınmış sadece ortada bırakılmış saç modeli.
Tomahawks : Perçin varyozu. Wisconsin eyaletinde şehir. Kızılderili baltası. Savaş baltası ile vurmak. Wisconsin eyaletinde yerleşim yeri. Tomahawk cruise füzesi. Küçük balta. Savaş baltası.
Hawk nosed : Kanca burunlu. Gaga burunlu.
Hawk nose : Kanca burun. Gaga burun.
Jayhawks : Kansas üniversitesi'nin spor takımlarının ismi (abd).
İngilizce Hawks Türkçe anlamı, Hawks eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Hawks ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Abo blood groups system : Dokuz numaralı insan kromozomunda bulunan ve kırmızı kan hücresinde belli antijenleri gösteren bir alel sistemi. Abo kan grupları sistemi.
Acacia : Arap zamkı. Salkım ağacı. Küstüm otugiller (mimosaceae) familyasından, parçalı yapraklı, sarı çiçekli, çanak ve taç yaprakları 4-5 parçalı, park ve bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen, ülkemizde doğal olarak yayılış gösteren çalı ya da ağaç formundaki bitkiler. Akasya sakızı. Akasya. Mimoza.
Deal : İş. Dağıtmak. Patlatmak. Vurmak. Ele almak. İlgilenmek. Uğraşmak. Kağıtları dağıtma sırası. Davranmak. (bir sorunla) ilgilenmek.
Raptor : Yırtıcı kuş.
Abiotic factor : Abiyotik faktör. Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen iklim faktörleri, toprağın özellikleri, suyun kimyasal yapısı gibi faktörler. Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen, iklim faktörleri, toprağın özellikleri ve suyun kimyasal yapısı gibi faktörler.
Abambulacral area : Derisi dikenlilerin tüp ayak taşımayan ve genellikle madreporitin de yer aldığı vücut bölgesi. Abambulakral bölge.
Aardvarks : Yer domuzugiller. Memeliler (mammalia) sınıfının, etenliler (placentalia) alt sınıfından, az sayıda ve sütun biçiminde sıralanmış ve her birinin bir kanalı olan minesiz ve köksüz dişleri olan, ağızları boru biçiminde uzamış, kulakları büyük, seyrek kıllı, parmaklarında büyük kanca şeklinde tırnakları olan türlere sahip bir takım. Yerdomuzu. Memeliler (mammalia) sınıfının, damarlı dişliler (tubulidentata) takımından, vücutları aralıklı olarak kıllarla örtülü, parmakları ve kulakları büyük, kanca tırnaklı türleri içine alan bir familya. Damarlı dişliler.
Slingshots : Mancınık. Katapult. Sapan.
Common buzzard : Bayağı şahin.
Inflicted : Dayatılmış. Kaynaklanan. Zor kullanılmış. Zorlanmış. Zor koşulmuş. Maruz bırakılmış.
Hawks synonyms : buteo jamaicensis, red tailed hawk, blue darter, red shouldered hawk, hen hawk, pandion haliaetus, buteo lagopus, accipitridae, accipiter cooperii, raptorial bird, tercelet, cooper's hawk, rough legged hawk, tiercel, accipiter gentilis, family accipitridae, buteonine, buteo buteo, buteo lineatus, pernis apivorus, accipiter nisus, chicken hawk, redtail, pitch, born, abacus bodies, emanating, a protein, abramis zone, accipitral, short toed eagle, osprey, mortarboards.
Hawks zıt anlamlı kelimeler, Hawks kelime anlamı
Dove : Gömülmek. Atlamak. Güvercin. Ilımlı politikacı. Pike yapmak. Su altına dalmak. Barış yanlısı kimse. Suya dalmak. Sevgili. Azalmak.
Blind : Saklamak. Gözünü almak. Kamaştırmak. Kapatmak. Köreltmek. Körletmek. Kör. Bahane. Alem.

Bu kısımda Hawks kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Hawks ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Hawks anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Hawks ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.