Hawkshaws türkçesi Hawkshaws nedir

Hawkshaws ingilizcede ne demek, Hawkshaws nerede nasıl kullanılır?

Hawkshaw : Ajan. Hafiye. Dedektif.

Doves and hawks : Ilımlılar ve sertler. Güvercinler ve şahinler.

Hawks : Kuşlar (aves) sınıfının, kartallar (falconiformes) takımından, çengel gagalı, sivri ve kıvrık tırnaklı, bütün dünyaya yayılmış iyi uçan yırtıcı kuşları içine alan bir alt takım. Atmaca. Açgözlü ve saldırgan tip. Şahinler. Gündüz yırtıcıları. Sertlik yanlısı politikacı. Öksürerek balgam çıkarma. Sıvacı tahtası. Boğazını temizleme.

Hawksbill turtle : Şahin gagalı kaplumbağa.

Goshawks : Gök doğan. Atmaca. Şahin. Doğan. Çakırkuşu. Çakır. Bayağı doğan. Büyük atmaca. Çakırdoğan.

Tomahawks : Wisconsin eyaletinde şehir. Tomahawk cruise füzesi. Savaş baltası ile vurmak. Wisconsin eyaletinde yerleşim yeri. Perçin varyozu. Savaş baltası. Küçük balta. Kızılderili baltası.

Nighthawks : Radara yakalanmayan taarruz uçağı. Gece kuşu. Geceleri geç yatma adeti olan. Keçisağan. Gece hırsızı. Keçisağan (zooloji). Gecelerin adamı. Çobanaldatan.

Jayhawks : Kansas üniversitesi'nin spor takımlarının ismi (abd).

Mohawks : Kızılderili saçı gibi kenarları kazınmış sadece ortada bırakılmış saç modeli. New york eyaletinde yerleşim yeri. Mohavk. Amerikan ıroquois kızılderili kabilesi üyesi.

 

İngilizce Hawkshaws Türkçe anlamı, Hawkshaws eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Hawkshaws ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Gumshoe : Casus. Kauçuk ayakkabı. Lastik ayakkabı.

Ferret : Kovmak. Araştırıcı. Yaban gelinciği. Dağgelinciği. Araştırmak. Arayıp taramak. Dağgelinciği ile avlanmak. İpek şerit.

Infiltrator : Casus. Köstebek. Süzgeç.

Canary : Kanarya. Polis ajanı. İspiyoncu. Kanarya rengi. Küçük iskete. Kuşlar (aves) sınıfının, ötücü kuşlar (passeriformes) takımının, ispinozgiller (fringillidae) familyasından, sırtı kül rengi, diğer tarafları sarı yeşil olan, akdeniz memleketlerinde bahçe ve ırmak kenarlarında yaşayan bir tür. kanarya. Açık sarı. Muhbir.

Mole : Körsıçan. Köstebek. Grammolekül. Sokur. Mole. Gebeliğin erken dönemlerinde embriyo öldüğü halde yavru zarlarının gelişimlerini sürdürmeleriyle oluşan kistik, kanlı, et görünümünde veya üzüm salkımı görünümündeki oluşumlar, yavru zarı molaları. enfekte olabilir ve piyometraya neden olur veya nekroza uğrayarak dölyatağından dışarıya atılır. et (mola carneousa), kese (mola cystica), üzüm salkımı (mola racemosa), içi kanla dolu (mola sanguinolenta) veya villi koriyalisleri aşırı gelişmiş (mola villosa) biçimde görülebilir. Mol (simgesi mol). Bir maddenin gram olarak molekül ağırlığı veya gram olarak atom ağırlığı. Ben (anatomi terimi).

Infiltrators : Süzgeç. Casus. Köstebek.

Ferrets : Dağgelinciği.

Sleuths : Avlamak. Polis köpeği. Takip etmek. Detektif. Av köpeği. İz sürmek.

 

Courier : Kargoya vermek. Haberci. Özel ulak. Turist rehberi. Ulak. Rehber. Kurye. Grup lideri.

Hawkshaws synonyms : police detective, tec, fink, ferreted, finks, snoops, finking, investigator, enquirer, snooped, operative, investigators, ferreting, spy, intelligencer, snoop, detective, bloodhound, gumshoes, bloodhounds, detectives, agent, couriers, enquirers, dick, surveillant, sleuth, hawkshaw.