Hawses türkçesi Hawses nedir

  • Gemi zincir yatağı.
  • Loca deliği.
  • Loca.
  • Geminin önü.
  • Loca ağzı.
  • Loça.
  • Geminin ön tarafının yan kısımlarında loça deliklerinin bulunduğu yer.
  • Palamar gözü.

Hawses ingilizcede ne demek, Hawses nerede nasıl kullanılır?

Hawse hole : Loça deliği. Palamar gözü. Palamar lombarı. Çapa zincirinin geçtiği delik.

Hawse : Geminin önü. Geminin ön tarafının yan kısımlarında loça deliklerinin bulunduğu yer. Loca ağzı. Loca. Loça. Palamar gözü. Loca deliği. Gemi zincir yatağı.

Hawsehole : Palamar lombarı. Loca. Loça deliği. Palamar gözü. Loca deliği.

Hawsepipe : Palamar gözü. Loca borusu. Palamar lombarı.

Hawser : Palamarcı. Palamar. Yuma ipi. Kaskanın motora bağlantısını sağlayan farklı kalınlık ve uzunlukta olan ip. Geminin demirlemesinde kullanılan kalın yoma halatı. Yoma. Çekme halatı. Kablo. Gemiyi bağlamak için kullanılan halat veya kablo. Halat.

Heehaws : Anırmak. Anırma. Anırtı. Eşek anırması.

Chaws : Çiğnemek (özellikle tütün). Yutmadan çiğnemek.

Hawkshaws : Ajan. Dedektif. Hafiye.

Cumshaws : Hediye. Armağan. Yapılan bir işe karşılık verilen hediye. Şükran. Bahşiş.

Kickshaws : Küçük biblo. Çerez. Abur cubur. Ufak tefek süs.

İngilizce Hawses Türkçe anlamı, Hawses eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Hawses ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Box : Sinemalarda salonun dip bölümünde sıralanan, bazen yanlara doğru da uzanan, birbirinden ince bölmelerle ayrılmış beş altı kişilik özel izleyici yerleri. Saplama kutusu. Tiyatrolarda dört beş kişilik özel bölmeli seyir yeri. Atletizm, bilgisayar, jimnastik, sinema, televizyon, tiyatro alanlarında kullanılır. Özel bölme. 1.50 m. uzunluk, 1.10 m. yükseklik ve 0.50 m. genişliğinde, alttan başlayarak 30, 25, 20,15, 10 cm. yükseklikteki beş parçasıyla yüksekliği ayarlanabilen bir atlama aracı. Kutu. Sırıkla atlamada, yarışçıların sıçrayıp havalanmak için sırıklarını sapladıkları maden ya da tahtadan yapılmış yamuk kutu. Orta çağda oyun yeri (bk. simultane) tiyatroda özel seyir yeri. barok çağda italya'da ilk kez olarak kullanıldı.

People : Akrabalar. Belli bir ülkede yaşayan, kan birliği taşıyan, aynı dili konuşan, benzer yaşama alışkanlıklarını sürdüren, ortak bir tarihi olan insanların oluşturdukları büyük birlik (halk terimi aynı zamanda; birbirlerinden dil ve köken bakımından ayrı olan, ama ortak bir devlet yönetimiyle birleşmiş bulunan ahali için de kullanılır. daha geniş anlamda, bir ulusun belli bir çevresi içinde yaşayan bölümü de bu terimle karşılanır: anadolu halkı gibi). Kalabalık. İnsanlar. Bir kimsenin yakınları. Kodak üyeleri. Aile. Millet. İnsan yerleştirmek. Kimse.

Hawse hole : Loça deliği. Çapa zincirinin geçtiği delik. Palamar lombarı.

Temporalty : Papaz dışındaki halk. Kilisenin dünyevi mülkleri. Laikler. Dünyevi varlıklar. Rahip sınıfından olmayanlar.

 

Loggias : Sundurma. Avlu. Kemeraltı. Locciya. Bir yapının çıkıntı yapan açık bölmesi. Revaklı dışa açık galeri.

Hawsehole : Loça deliği. Palamar lombarı.

Following : Taraftarların hepsi. Takip etme. Yandaş grubu. Sözü edilen. İzleme. Ed.-den sonra. Maiyet. -in ardından. Belirtilen şey ya da kişiler. Takip eden.

Group : Eğitim, fizik, kimya, gramer, iktisat, jeoloji alanlarında kullanılır. Sınıflandırmak. Bir sınıf veya bu sınıf içindeki bir grup. Grup oluşturmak. Grup. Öbek. Türküm. Gruplaştırmak. Türkümlere ayırmak. Zümre.

Loges : Çevrelenmiş oturma alanı (tiyatro veya opera binasında). Tiyatro locası. Kabin.

Boxes : Şimşir (botanik terimi). Sandık. Televizyon. Kulübe. Malın dış etkilerden dokunca görmesini önleyen kaplar. Jüri bölmesi. Şamar. Kutu. At arabacısı yeri.

Hawses synonyms : muffin man, sandboy, transmigrante, seller, multitude, family circle, cheapjack, loge, trafficker, loggia, hoi polloi, pedlar, vendor, pitchman, vender, mass, hawsepipe, audience, grouping, packman, hawse, the great unwashed, peddler, chapman, crier, followers, laity, bridles hole, marketer.

Hawses zıt anlamlı kelimeler, Hawses kelime anlamı

Clergy : Ruhban sınıfı. Rahip sınıfı. Rahip. Ruhban. Papazlar. Rahipler. Rahipler sınıfı.