Hazes türkçesi Hazes nedir

Hazes ingilizcede ne demek, Hazes nerede nasıl kullanılır?

Haze will lift : Çok yakında her şey açıklığa kavuşacak. Sis kalkacak. Belirsizlik kalkacak.

Damp haze : Hafif yaş pus. Hafif sis. Hafif sis pusu. Nemli sis.

Dry haze : Kuru pus.

Haze : Hafif sis. İnce sis. Müphemlik. İnce duman. Şüphe. Sis. Bulanıklık. Belirsizlik. Duman. Uğraşmak.

Hazed : Duman. Pus. İnce duman. Müphemlik. Şüphe. Uğraşmak. Taciz etmek. Hafif sis. Sis. Canından bezdirmek.

Hazel mouse : Fındık faresi.

Hazel tree : Ela. Fındık ağacı.

Hazel hen : Avrupa'da yerli dağ tavuğu. Dağ tavuğu. Dağtavuğu. Orman tavuğu.

Hazelnut : Fındık.

Hazel grouse : Dağtavuğu. Dağ tavuğu. Avrupa'da yerli dağ tavuğu. Orman tavuğu. Çil.

İngilizce Hazes Türkçe anlamı, Hazes eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Hazes ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Doubt : Kuşkulanmak. Şüphesi olmak. Güvenmemek. Zannetmemek. Kararsız olmak. -den kuşku duymak. Kuşkusu olmak. -den kuşkulanmak. Emin olmamak. Şüphelenmek.

Doubted : Kuşkulanmak. Çekinmek. Kuşku. Emin olmamak. Şüphelenmek. Şüphe etmek. Güvenmemek. İkna olmamak. Şüphesi olmak. -den kuşku duymak.

 

Tenuousness : Kıvam inceliği. Kısıtlı olma. Anca yetme. Çürüklük. İncelik. Seyrelti. Seyreltilmiş durum veya ortam. Yumuşaklık. Zayıflık.

Fishiness : Balık içerme vasfı. Donukluk. Balık gibi olma özelliği. Soğukluk. İfadesizlik. Gariplik. Şüpheli şey.

Disbeliefs : İnançsızlık. Güvensizlik. İnanmayış. İnanmama. İnanmazlık. Kuşku.

Badgers : Başının etini yemek. Yakasını bırakmamak. Rahatsız etmek. Porsuk. Üstelemek. Yakasına yapışmak. Rahat vermemek. Hiç rahat bırakmamak. Kafa ütülemek.

Fogging : Genellikle çevirimde ya da işlemelikte bir yanlışlıktan, en çok boş filmin alıcıya takılıp çıkarılması sırasında makaraya ışık sızması sonucu filmin ışık almasından ileri gelen ve görüntü üzerinde kendini az ya da çok donuklukla gösteren kusur. Sis kaplamak. Sislenme. Sis basmak. Görüntü bulanıklaştırılması. Madencilik, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Karartmak. Kararma. Sisleme. Sislendirme.

Beleaguers : Rahat vermemek. Kuşatma altına almak. Etrafını çevirmek. Etrafını sarmak. Üstüne gelmek. Muhasara etmek. Kuşatmak.

Cloudiness : Herhangi bir zamanda, gökyüzünün ne ölçüde bulutlarla örtülü olduğunu belirleyen ve 0-8 arasında değişen değer. Bulutla kaplı olma vasfı. Karanlık. Bulanıklık. Bilinmezlik. Kapalılık. Bulutlu olma. Anlaşılmazlık.

Hazes synonyms : mental confusion, dubitation, agonizes, confusedness, embitters, doubtfulness, badgered, come at, vagueness, aerosol, fud, amphibiousness, smokes, abusing, daze, agonize, mist, discommodes, hazed, haze, fears, agonise, badger, mistiness, nebulousness, inch, abuses, be occupied with doing, damp haze, dubiousness, if, darkness, ambiguousness.

 

Hazes zıt anlamlı kelimeler, Hazes kelime anlamı

Achromatic : Renksiz. Renksiz; renk meydana getiren en küçük uyartıya duyarsız. Perdesi değişmeyen. Renksemez. Renközü olmayan. (siyah, beyaz ve gri, renksemezdir). renkserin karşıtı. Renk değişikliği yapmayan, ışığı renklerine ayırmadan kıran, akromatik, akromatoz. Akromatik. Biyoloji, sinema, televizyon alanlarında kullanılır.