He had more guts than brains türkçesi He had more guts than brains nedir

  • Cesareti boldu fakat aklı yoktu.
  • Çok cesurdu ancak çok akıllı değildi.

He had more guts than brains ingilizcede ne demek, He had more guts than brains nerede nasıl kullanılır?

He : O(erkek). Eril o. O. Kendisi. Erkek. Kendileri. Nesne. Helyumun simgesi.

Had : Etmek. Olmak. Kabul etmek. Dolandırmak. Sahip olmak. Elde etmek. Yapmak. Aldatmak. Göz yummak. Bulunmak.

More : Daha çok. Takriben. Ziyade. Daha. Fazla şey. Daha fazla. Fazlalık. Ayrıntılar. Daha (çok). Çok.

Guts : Sindirim sistemi. Büzük. Enerji. Bağırsak. Öz. Kararlılık. Bağırsaklar. Metanet. Yürek. Cesaret.

Brains : Beyin. Akıl. Zeka. Kafa.

He had the cheek to say : Söylemekten çekinmedi. Söyleyecek kadar saygısızdı.

He had to say : Söylemek zorundaydı. Söylemekten başka bir şansı yoktu. Söylemek zorunda kaldı.

Did what he had to do : Kendisinden bekleneni yaptı. Gerekli olanı yaptı. Yapması gerekeni yaptı. İhtiyaç olanı yaptı.