He is opposed türkçesi He is opposed nedir

  • O –ye karşı duruyor.
  • O - aleyhinde.
  • O - karşı.
  • O karşı tarafta duruyor.
  • O karşı koyuyor.

He is opposed ile ilgili cümleler

English: I don't understand why she is opposed to my opinion.
Turkish: Neden benim görüşüme karşı olduğunu anlamıyorum.

English: He is opposed to the new plan.
Turkish: O, yeni plana karşı.

He is opposed ingilizcede ne demek, He is opposed nerede nasıl kullanılır?

He : Nesne. Erkek. O. Helyumun simgesi. O(erkek). Eril o. Kendisi. Kendileri.

Is : -dir. Bilim adamları için bütün kalıcı metrik sistem (uzunluk, zaman, elektrik akımı, sıcaklık, ışık şiddeti, madde miktarı ve kütle temel ölçü birimleri ile). -dır. Uluslararası sistem. Olmak.

Opposed : Karşı. Karşılıklı. Zıt. Ayrışçı. Aksi. Karşıt. Çelişken. Karşı çıkan. Aleyhtar.

He is a sport : O sportmence davranıyor. O bir centilmen. O iyi bir adam.

He is a tv addict : O tv bağımlısı. O televizyon bağımlısı.

He is capable of : - kabiliyetine sahip. - yeteneğine sahip. - yeterliliğine sahip.

He is but a : O sadece-. O – den başka bir şey değil. O –den başka bir şey değil. O yalnızca -.

He is against : O karşı çıkıyor. O muhalefet sahibi. O -e karşı. O -e muhalif.

He is determined to : O umutsuzca istiyor. O -da kararlı. O –da kararlı. O (bir şeyi) gerçekten istiyor.

He is finished : O bitti!. Bu onun için. Onun işi bitti. Bu onun sonu.