He was forced to türkçesi He was forced to nedir

  • Mecbur bırakıldı.
  • Bir şey yapmaya mecbur edildi.
  • -mak için zorlandı.

He was forced to ile ilgili cümleler

English: He was forced to buy stocks.
Turkish: Hisse senedi satın almaya zorlandı.

English: He was forced to return to Washington.
Turkish: Washington'a dönmek zorunda kaldı.

English: He was forced to go back because of the bad weather.
Turkish: O kötü hava nedeniyle geri dönmek zorunda kaldı.

English: He was forced to sign the document.
Turkish: Belgeyi imzalamak zorunda kaldı.

English: He was forced to resign as prime minister.
Turkish: Başbakan olarak istifa etmek zorunda kaldı.

He was forced to ingilizcede ne demek, He was forced to nerede nasıl kullanılır?

He : Eril o. Kendileri. Kendisi. Helyumun simgesi. Erkek. O(erkek). Nesne. O.

Was : Mal olmak. Olmak. Durmak. -di. -dı. Anlamına gelmek. Var olmak. Tutmak (para). Bulunmak.

Forced : Mecburi. Zorunlu. Cebri. Rıza dışı. Zorlanmış. Zorlama. Basınçlı. Termal. Zoraki. Mecbur.

To : Ya. -mek -mak (mastar). Kadar. E. Karşı. Kala. Ye. Oranla. E doğru. -e göre.

Was forced to : -meye mecbur edildi. -meye zorlandı.

Be forced to : Mecbur bırakılmak. Zorunda bırakılmak. Mecbur kalmak. -maya zorlanmak. -maya zorunlu kılınmak.

He was lucky : O kısmetli. Onun iyi şansı var. O şanslı.

He was delighted to hear : Duydukları onu mutlu etti. Duymaktan hoşnut oldu.