He was lucky türkçesi He was lucky nedir

  • O kısmetli.
  • Onun iyi şansı var.
  • O şanslı.

He was lucky ile ilgili cümleler

English: He was lucky and won the race.
Turkish: Şanslıydı ve yarışı kazandı.

English: She was lucky to find her keys.
Turkish: O, anahtarlarını bulduğu için şanslıydı.

English: Ali always said he was lucky.
Turkish: Ali her zaman şanslı olduğunu söyledi.

English: My father had a heart attack yesterday, but he was lucky to have a clinic close at hand.
Turkish: Babam dün bir kalp krizi geçirdi fakat yakınlarda bir kliniğe sahip olduğu için şanslıydı.

He was lucky ingilizcede ne demek, He was lucky nerede nasıl kullanılır?

He : Erkek. O(erkek). Eril o. Helyumun simgesi. Nesne. Kendileri. O. Kendisi.

Was : Tutmak (para). Olmak. Bulunmak. Anlamına gelmek. Var olmak. Durmak. -di. -dı. Mal olmak.

Lucky : Talihli. Şanslı. Akgünlü. Uğurlu. Kademli. Kısmetli. Kutlu.

He was delighted to hear : Duydukları onu mutlu etti. Duymaktan hoşnut oldu.

He was forced to : Mecbur bırakıldı. -mak için zorlandı. Bir şey yapmaya mecbur edildi.

Was lucky enough to : -mek için yeterince şanslıydı. -mek için şanslıydı.

İngilizce He was lucky Türkçe anlamı, He was lucky eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak He was lucky ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

He was lucky synonyms : he is lucky.