Headland türkçesi Headland nedir
- Burun.
- Sürülmemiş toprak.
- Alabama eyaletinde şehir.
- Dağlık burun.
- Dağların denize yaptığı çıkıntı.
- Sürülmemiş arazi.
Headland ingilizcede ne demek, Headland nerede nasıl kullanılır?
Headlands : Dağların denize yaptığı çıkıntı. Sürülmemiş arazi. Burun. Sürülmemiş toprak. Alabama eyaletinde şehir. Dağlık burun.
Headlamp : Far. Kafa lambası. Silyon feneri. Pupa feneri. Görüş koşullarının uygunsuz olduğu durumlarda taşıtın önünü aydınlatan ışıtaç. Farlar. Kafa feneri. Araba farı. Baş feneri. Baş lambası.
Headlamps : Ön far. Far. Farlar. Göğüsler. Pupa feneri. Memeler.
Broad beam headlamp : Geniş hüzmeli far. Geniş huzmeli far.
High beam headlamp : Uzun huzmeli far.
Headline : Manşet. Haber başlığı. Gazete manşeti. Manşette vermek. Başlık koymak. Serlevha. Afişte ismi olmak. Bir yapıtın adı; bazı oyunlarda, özellikle anlatımcı tiyatroda, oynanan tablonun konusunu sahne üzerine iri harflerle ya da projeksiyonla yansıyan yazı. Başlık.
Headlight : Görüş koşullarının uygunsuz olduğu durumlarda taşıtın önünü aydınlatan ışıtaç. Ön far. Fener. Pupa feneri. Araba farı. Önışıtaç. Ön lamba. Ön ışıtaç. Projektör. Far.
Sealed beam headlamp : Kapalı ışıtaç. İçine pislik girmesini önlemek için sızdırmaz biçimde yapılmış ışıtaç.
Headless : Komutansız. Başsız. Başkansız. Kafasız. Akılsız.
Landing headlamp : İniş farı.
İngilizce Headland Türkçe anlamı, Headland eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Headland ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Mull : Kafa yormak. Kafa patlatmak. Şarabı içime hazırlamak için ısıtmak ve tatlandırmak. (bira ya da şarabı) baharatla kaynatmak. İskoçça'da denize çıkıntı yapan kara burnu anlamında sözcük. Düşünüp taşınmak. İnce muslin. Şarabı baharatla kaynatmak. Üzerinde düşünmek. Organdi kumaş.
Forelands : Ön ülke. Çıkıntı. Sahil çıkıntısı. Ön saha. Ön bölge.
Natural elevation : Doğal yükseklik.
Naze : Çıkıntı. Su kütlesi içinden dışarı açılan kara burnu.
Beak : Hakim. Dimdik. Hakim (ingiliz ingilizcesi). Gagalamak. Okul müdürü (ingiliz ingilizcesi). Büyük burun. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Ağız. Yargıç (ingiliz ingilizcesi).
Cliffs : Çok sarp kayalık tepe. Uçurum.
Conking : Çalışmamak. Bozulmak. Dalmak. Tahtalıköyü boylamak. Ölmek. Kıvırcık saçı kimyasal işlemlerle düzleştirmek. Başa vurulan darbe. Kafa. Bayılmak.
Arab : Arap. Arabistanlı. Arap atı.
Point : Sayı. Çıkmak (çıban vb). Ucunu sivriltmek. Göstermek. Sivriltmek. Sivrilmek. Uç. Nokta. Tevcih etmek. Fermaya oturmak.
Athens : Atina. New york eyaletinde yerleşim yeri. Wisconsin eyaletinde yerleşim yeri. Tennessee eyaletinde yerleşim yeri. Batı virginia eyaletinde yerleşim yeri. Vermont eyaletinde yerleşim yeri. Ohio eyaletinde şehir. Teksas eyaletinde şehir. İllinois eyaletinde şehir.
Headland synonyms : arlington, promontories, foreland, nasals, alberta, cape, bessemer, anderson, bill, nasal, beaks, andalusia, banks, capes, promontory, bremen, akron, alma, cliff, addison, head, elevation, belk, headlands, beatrice, brent, conk, birmingham, conks.
Headland zıt anlamlı kelimeler, Headland kelime anlamı
Headland antonyms : natural depression.
Headland ingilizce tanımı, definition of Headland
Headland kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A point of land projecting into the sea or other expanse of water. A cape. A promontory.

Bu kısımda Headland kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Headland ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Headland anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Headland ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.