Hear a pin drop türkçesi Hear a pin drop nedir

  • Sinek uçsa duymak.

Hear a pin drop ile ilgili cümleler

English: It's quiet enough to hear a pin drop.
Turkish: Bir iğnenin düşüşünü duyacak kadar yeterince sessiz.

English: The room was so quiet you could hear a pin drop.
Turkish: Oda o kadar sessizdi ki bir iğnenin düşmesini bile işitebilirdin.

English: You could hear a pin drop in the room.
Turkish: Odada bir iğne düşüşünü duyabilirdin.

Hear a pin drop ingilizcede ne demek, Hear a pin drop nerede nasıl kullanılır?

Hear : Onaylamak. Mektup almak. Kulak vermek. Duymak. Öğrenmek. Dava görmek. Dinlemek. İşitmek. Dikkatle dinlemek. Haber almak.

A : Herhangi bir. Miktar belirtir. İngiliz alfabesinin birinci harfi. Pek iyi. Bir. Argonun simgesi. La (müzik terimi). Atom ağırlığı. En yüksek not. Amperin simgesi.

Pin : İğnelemek. Broş. Kıpırdayamaz hale sokmak. Dip tırnağı. Topluiğne ile tutturmak. Dip gömleği üzerinde bulunan ve duyun (lamba taşıyıcının) ve özellikle süngü duyların içindeki kertiğe giren ufak metal çıkıntı. bk. süngü dip. Yüklemek (suç). Dübel ile tutturmak. İğne.

Drop : Bırakmak (fare). Söylemek. Çıkagelmek. Damla. Atmak. Görüşmemek. Çıkarmak. Bitmek. Bırakmak. Düşme.

Hear a case : Muhakeme etmek. Davaya bakmak.

Hear a shot : Silah sesi işitmek.

Hear about : Duymak. Haberini almak. Haberi olmak. Bilmek. Haberdar olmak.