Hear a case türkçesi Hear a case nedir

  • Davaya bakmak.
  • Muhakeme etmek.

Hear a case ingilizcede ne demek, Hear a case nerede nasıl kullanılır?

Hear : İfadesini almak. Yargılamak. Mektup almak. Kulak vermek. Haber almak. Onaylamak. Dinlemek. İşitmek. Öğrenmek. Dava görmek.

A : Herhangi bir. Amperin simgesi. Argonun simgesi. En iyi kaliteyi simgeleyen harf. En yüksek not. Bir. La (müzik terimi). Atom ağırlığı. Pek iyi. Belirli bir tür veya nitelikteki.

Case : Kılıf. Hasta. Görüş. Çanta. Olay. Dava. Kasa. Yerine koymak (kasa veya kılıf vb). Kap. Sorun.

Hear a pin drop : Sinek uçsa duymak.

Hear a shot : Silah sesi işitmek.

Try a case : Davaya bakmak.

Reopening of a case : İade-i mahkeme. Muhakemenin iadesi. Yargılamanın yenilenmesi.

Act in a case : Davayı yürütmek.

A case in point : İbret. İbret verici. Tipik bir örnek. Bir durumu en iyi biçimde anlatan örnek. Söz konusu edilen şeyin bir örneği.

Hear about : Haberi olmak. Haberdar olmak. Haberini almak. Duymak. Bilmek.

İngilizce Hear a case Türkçe anlamı, Hear a case eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Hear a case ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Ratiocinate : Aklen tartma. Usavurum. Muhakeme etme. Muhakeme. Uslamlamak.

Reconsider : Tekrar düşünmek. Yeniden oya sunmak. Tekrar gözden geçirmek. Yeniden ele almak. Yeniden düşünmek. Yeniden incelemek. Tekrar incelemek. Durup düşünmek. Yeniden incelemek ya da ele almak.

 

Reasoned : Sonuç çıkarmak. Çözmek. Uslamlamak. İkna etmeye çalışmak. Konuşmak. Düşünüp taşınmak. Mantıklı davranmak. Sonuca varmak. Bir sebebe dayanan.

Judging : Değer biçmek. Hüküm vermek. Anlam çıkarmak. Hakemlik etmek. Yargılama. Kanısında olmak. Karara varma. Yargılamak. Değerlendirmek.

Reconsidered : Tekrar ele alınmış. Üzerinde tekrar durulmuş. Tekrar düşünmek. Yeniden oya sunmak. Yeniden gözden geçirilmiş. Tekrar ele almak.

Reconsiders : Yeniden düşünmek. Yeniden oya sunmak. Yeniden ele almak. Yeniden incelemek. Durup düşünmek. Tekrar gözden geçirmek. Tekrar düşünmek. Tekrar incelemek. Tekrar ele almak.

Reasons : Sonuç çıkarmak. Esbap. İkna etmeye çalışmak. Mantıklı davranmak. Bulmak. Kanıtlamaya çalışmak. Çözmek. Düşünüp taşınmak. Usavurmak.

Defend the suit : Davayı üstlenmek.

Reconsidering : Yeniden ele almak. Tekrar ele almak. Yeniden incelemek. Yeniden düşünmek. Tekrar gözden geçirmek. Yeniden oya sunmak. Tekrar incelemek. Durup düşünmek. Tekrar düşünmek.

Judge : Yargıç. Tahmin etmek. Hükme bağlamak. Atletizm, hukuk, eskrim alanlarında kullanılır. Hakemlik yapmak. Hakim. Hakemlik etmek. Atma ile atlamalarda denemelerin geçersizliğini saptayan, geçerli denemelerin ölçümünü yaparak çizelgesine geçiren yargıcı. Karara varmak.

Hear a case synonyms : reason, try a case.