Hegemonic türkçesi Hegemonic nedir

  • Hegemonyacı.
  • Hegemonik.
  • Baskın.
  • Üstün.
  • Liderlik ve otorite uygulayan.
  • Yöneten.

Hegemonic ingilizcede ne demek, Hegemonic nerede nasıl kullanılır?

Hegemonical : Üstün. Baskın. Hegemonik. Liderlik ve otorite uygulayan.

Hegemonies : Bir devletin diğerleri üzerinde belirgin bir üstünlük kurması. Hegemonya. Egemenlik. Hakimiyet. Üstünlük.

Hegemon : Egemen.

Hegemony : Hegemonya. Bir devletin, başkaları üzerinde kurduğu siyasal, kültürel ya da ekonomik egemenlik. Hakimiyet. İktisat, tarih alanlarında kullanılır. Bir devletin diğerleri üzerinde belirgin bir üstünlük kurması. Egemen bir iktisadi karar biriminin diğer iktisadi karar birimleri üzerindeki iktisadi, sosyal, kültürel, ideolojik üstünlüğü ve baskısı. Egemenlik. Üstünlük.

Policy of regional hegemony : Bölgesel üstünlük politikası.

İngilizce Hegemonic Türkçe anlamı, Hegemonic eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Hegemonic ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Distingue : Nazik. Mükemmel. Zarif. Kibar. Sivrilmiş.

Administering : Tedarik eden. Dağıtma. Uygulayan. İdare eden.

Form of government : Hükümet biçimi.

Extra : Gazet. Gereğinden fazla. İlaveten. İlave edilen. Fazladan. Bir oyunun kalabalık sahnelerini doldurmak için kullanılan, bazen birkaç söz söyleyen, çoğu kez de konuşmayan kişi. Fazla. Ekstra şey. Olağanüstü. Ek.

 

Ambushment : Pusu. Pusuya yatma. Tuzak. Pusuya düşürme.

Choicer : Elit. Güzide. Kaliteli. Seçme. Seçkin. Kalburüstü.

Wielders : Sallayan kimse. Etkili kullanıcı (araçlar, silahlar vs). Kontrol eden. Kontrolcü (güç, otorite vs). Savuran kimse. Hükümdar. Sağa sola sallayan kimse. Etkili denetimci.

Atop : Üzerinde. Daha iyi. Üstte. Üstünde. Üzerine. Tepede. Üstüne.

Forays : Yağma. Akın. Akın etmek. Yağmalamak. Atılım (riskli). Çapulculuk. Yağma etmek. Girme. Basmak.

Dominating : Başatlayan. Hükmedici. Egemen olan. Hakim. Hükmeden.

Hegemonic synonyms : ascendantent, descents, wielder, heavier, ascendant, administerings, heaviest, presiders, power, excellent, leading, ascendants, eximious, major power, sovran, facilitator, governing, floods, hegemonical, world power, political system, forayed, dominants, descent, presider, choice, exquisite, foraying, atop of, ruling, eminent, managing, foray.

Hegemonic ingilizce tanımı, definition of Hegemonic

Hegemonic kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Predominant. Controlling. Leading. Ruling.