Hegemon türkçesi Hegemon nedir

Hegemon ingilizcede ne demek, Hegemon nerede nasıl kullanılır?

Hegemonic : Yöneten. Baskın. Üstün. Liderlik ve otorite uygulayan. Hegemonyacı. Hegemonik.

Hegemonical : Üstün. Liderlik ve otorite uygulayan. Baskın. Hegemonik.

Hegemonies : Egemenlik. Bir devletin diğerleri üzerinde belirgin bir üstünlük kurması. Üstünlük. Hakimiyet. Hegemonya.

Hegemony : Bir devletin, başkaları üzerinde kurduğu siyasal, kültürel ya da ekonomik egemenlik. Bir devletin diğerleri üzerinde belirgin bir üstünlük kurması. Egemenlik. Egemen bir iktisadi karar biriminin diğer iktisadi karar birimleri üzerindeki iktisadi, sosyal, kültürel, ideolojik üstünlüğü ve baskısı. İktisat, tarih alanlarında kullanılır. Üstünlük. Hegemonya. Hakimiyet.

Policy of regional hegemony : Bölgesel üstünlük politikası.

Esophegeal cream : Özofagal krem. Yemek borusunun görüntülenmesinde kullanılan yoğunlaştırılmış krem biçiminde kontrast madde.

Hegiras : Göç. Hicret.

Hegelian : Hegelyan. Hegel taraftarı. Hegel uzmanı. Hegel yazılarının uzamanı. Alman filozof hegel'in felsefi doktrinlerini kabul eden kimse.

Hegira : Hz. muhammed'in mekke'den medine'ye göçmesi. Göç. Hicret.

Esophegealstethoscope : Anestezi sırasında kalp hareketlerinin yemek borusuna konan steteskopla dinlenmesi. Özofagal steteskop.

 

İngilizce Hegemon Türkçe anlamı, Hegemon eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Hegemon ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Ruling : Cari. Karar. Belli başlı. Geçerli. Mahkeme kararı. Başlıca. Hüküm. En büyük. Yönetme.

Dominant : Galip. Baskın. Hükümran. Başat. Yüksek. Dominat. Baskın karakter. Başat karakter. Tesirli. Nüfuzlu.

Sovereign : Kral. Padişah gibi taht sahibi devlet başkanı. Etkili (ilaç). Han. Bağımsız ülke. Mutlak. Taht sahibi devlet başkanı. Bağımsız. İktidardaki.

Ascendant : Ufukta görünmeye başlayan. Üstün. Yükselen. Etkin. Hakim. Ekliptiğin yükselen noktası. Usul. Nüfuzlu.

Ascendent : Yükselen. Nüfuzlu. Üstün. Etkin. Ekliptiğin yükselen noktası.

Uppermost : En üstteki. Birinci. En yukarıdaki. En yukarda. En üst. En baştaki. En yukarıda. En üstte. İlk sırada olan.

Prevailing : Cari. Üstün gelen. Galip. Geçerli. Hakim. En rağbette olan. Genel. Hüküm süren. Yaygın.

Power : Güç. Takat. İktidar. Etki. Derman. Yetke. Bir bireyin, bir toplumsal kümenin, bir toplumun başka birey, küme ya da toplumları egemenliği, baskısı ve denetimi altına alma, özgürlüklerine karışma ve onları beli biçimlerde davranmaya zorlama yetkisi ya da yeteneği. Yetenek. Yeti. İş yapma hızı; birim zamanda yapılan iş. görsel bir aygıtın ayrıntıları seçme yeteneği.

Dominants : Tesirli. Baskın. Hakim. Galip. Hükümran. Başat. Baskın karakter. Dominant özellik. Başat karakter.

Regnant : Hükmeden. Saltanat süren. Yaygın. Yönetimdeki. Hükümdarlık eden. Geçerli.

Hegemon synonyms : ascendants, major power, superpower, sovereigns, great power, masterful, world power.